Dünya Basını

Eski CIA analisti McGovern: İsrail’in nükleer silah kullanma ihtimalini göz ardı etmemek gerek

Yayınlanma

Eski CIA analisti Ray McGovern, dün yargıç Andrew Napolitano’nun sunduğu “Judging Freedom” programına katılarak Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler üzerine açıklamalarda bulundu. McGovern, bölgedeki askeri hareketliliğin öngörülebilir sonuçlar doğurduğunu ve diplomatik kanalların daraldığını vurguladı.

Özellikle üst düzey bir İranlı yetkilinin hayatını kaybettiği olay sonrası, Şii grupların daha önce görülmemiş bir şekilde birleştiğine işaret eden McGovern, durumun ciddiyetini şu sözlerle ifade etti: “Şiiler hiç olmadığı kadar birleşmiş durumda. Bu, bölgedeki dengeleri kökten değiştirebilecek bir gelişme.”

“İsrail’in nükleer silah kullanma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir”

McGovern, programda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sıkışmış hissettiği bir senaryoda nükleer seçeneklere başvurabileceği uyarısında bulundu.

“Samson seçeneği” olarak adlandırılan bu senaryonun masada olabileceğini belirten McGovern, diplomatik çözüm yollarının tıkanması durumunda riskin arttığını kaydetti.

McGovern, “İsrail’in nükleer silahları olduğunu kimse dile getirmiyor. Aşırı bir durumda bunları kullanır mı? Buna karşı bahis oynamazdım” ifadelerini kullandı. Uzman, stratejik planlamadan uzak, tepkisel hamlelerin bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebileceğini belirtti.

İran’ın dış politika hamlelerine de değinen McGovern, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani’nin yakın dönemde gerçekleştirdiği Rusya ve Çin ziyaretlerinin stratejik önemine dikkat çekti.

McGovern, Laricani’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerin tesadüf olmadığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

“Laricani, yeni dönemde süreci yöneten isim olarak öne çıkıyor. Rusya, İran’ı stratejik olarak en az Ukrayna kadar önemli görüyor. Çin’in de askeri destek sağladığına dair veriler mevcut.”

ABD istihbaratının bölgedeki faaliyetlerini de eleştiren McGovern, Tulsi Gabbard’ın geçmişteki açıklamalarını hatırlatarak, mevcut yönetimin çelişkili politikalar izlediğini ileri sürdü.

McGovern, Gabbard’ın bir yıl önce İran’ın nükleer silah programı olmadığına dair yeminli ifadesini hatırlatarak, mevcut idari kadronun bu verileri görmezden geldiğini belirtti.

McGovern, “Tulsi Gabbard, bir yıl önce İran’ın nükleer silah üretmediğini ve dini liderin 2003 yılında aldığı kararın geçerli olduğunu söylemişti. Şimdi ne oldu? Neden bu söylem değişti?” diye sordu. McGovern ayrıca, ABD hükümetinin olaylara yaklaşımını sert bir dille eleştirerek, Washington’daki karar alıcıların durumu tahlil etmekte yetersiz kaldığını vurguladı.

Programda, bölgedeki askeri gerilimin doğrudan yansıması olan küresel enerji piyasalarındaki belirsizlik de masaya yatırıldı. Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması ve petrol fiyatlarındaki ani yükselişin piyasaları olumsuz etkilediğini belirten McGovern, fiyatların varil başına 100 dolara çıkabileceği tahmininde bulundu.

McGovern, “Hürmüz Boğazı kapandı. Petrol fiyatları 85 dolar seviyesini gördü. Borsalar açıldığında bu fiyatın 100 dolara yaklaşacağını tahmin ediyorum. Tüm bu gelişmeler kaotik bir sürece işaret ediyor” dedi.

“Askeri hamleler stratejik değil, anlık”

McGovern, İsrail’in suikast odaklı stratejisinin orta ve uzun vadede çözüm getirmediğini, aksine karşı tarafı güçlendirdiğini ifade etti. Askeri bir liderin tasfiye edilmesinin yapısal bir çöküşe yol açmadığını belirten McGovern, bunun yerine bölgede daha büyük bir direnişin tetiklendiğini kaydetti.

McGovern, “İsrailliler suikastlar yoluyla her şeyin çökeceğini sanıyor ancak bu yaklaşım tam tersi bir etki yarattı. Bölgeyi birleştirdiler” açıklamasını yaptı.

“Saha personeli hedef haline gelebilir”

Napolitano’nun bölgeye yönelik asker konuşlandırma ihtimalini sorması üzerine McGovern, olası bir kara harekatının veya askeri varlığın ciddi riskler taşıdığını belirtti. 1983 yılında Beyrut’taki barış gücü askerlerine yönelik saldırıyı hatırlatan McGovern, bölgedeki ABD personelinin savunmasız kalabileceğini ifade etti.

McGovern, “Bölgedeki askerler hedef tahtası haline gelir. Stratejiden yoksun, sadece tepkisel bir hamle olur ve sonuçları Beyrut’taki gibi felaketle bitebilir” uyarısında bulundu.

Görüşmenin sonunda, Umman Dışişleri Bakanı’nın nükleer anlaşma görüşmeleri konusunda ilerleme sağlandığı yönündeki ifadelerini değerlendiren McGovern, Trump yönetiminin karar alma süreçlerindeki belirsizliğe dikkat çekti.

McGovern, görüşmelerin çok yakın olduğu bir aşamada askeri saldırı kararının alınmasını anlayamadığını belirterek, yönetimin “daha akıllıca” hamleler yapması gerektiğini kaydetti. McGovern, sözlerini “Daha akıllı bir diplomasi mümkün ancak kararları verenlerin vizyonu buna el vermiyor” şeklinde tamamladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version