Dünya Basını

Eski CIA yetklisi Giraldi: Trump’ın İran’a dair her bir sözü yalandan ibaret

Yayınlanma

Eski CIA Operasyon Görevlisi Philip Giraldi, ABD Başkanı Trump’ın İran’ın ateşkes teklif ettiği yönündeki iddialarını “tamamen kurgu” olarak nitelendirdi. Washington’ın sivil altyapıyı hedef alan saldırı hazırlıklarının açıkça savaş suçu teşkil ettiğini belirten Giraldi, olası bir kara operasyonunun Amerikan askerleri için geri dönüşü olmayan bir katliama dönüşeceği uyarısında bulundu.

Eski CIA Operasyon Görevlisi Philip Giraldi, Yargıç Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yeni bir başkan seçtiği ve Washington’a ateşkes teklifinde bulunduğu yönündeki açıklamalarını reddetti.

Giraldi, sahadaki ve diplomatik kanallardaki verilerin Trump’ı doğrulamadığını, aksine İran tarafının bu iddiaları kesin bir dille yalanladığını ifade etti. Giraldi, “Gördüğümüz kadarıyla söylenenlerin her biri yalandır. Eğer İran gerçekten bu sürecin bir parçası olsaydı bunu bir şekilde teyit ederlerdi ancak şu an tam tersini söylüyorlar” dedi.

Trump’ın müzakere tarzını tuhaf olarak nitelendiren Giraldi, başkanın etrafındaki isimlerin durumu kamuoyuna kasıtlı olarak yanlış aktardığını da ekledi.

“İsrail elindeki nükleer cephaneliği kullanmaya karar verebilir”

Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki askeri varlığını çekmesi durumunda oluşacak boşluğun İsrail tarafından nükleer bir saldırıyla doldurulabileceğini savunan Giraldi, bu senaryonun Washington tarafından onaylanabileceğini belirtti.

Giraldi, İsrail’in nükleer silah kullanma eğiliminde olduğunu ve Trump’ın askerleri çekme kararı alması halinde Tel Aviv’in bu durumu bir fırsat olarak göreceğini vurguladı.

Giraldi, “İsrail’in nükleer silah kullanacağını ve ABD’nin buna yeşil ışık yakacağını düşünüyorum. Trump askerleri bölgeden çekmeye karar verirse, İsrail yönetimi aniden gizli cephaneliğindeki o 400 atom bombasını kullanma zamanının geldiğine karar verecektir” ifadelerini kullandı.

Giraldi ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sahte kanıtlar üretme ve ABD’yi manipüle etme kabiliyetine dikkat çekti.

“İran’a yönelik kara operasyonu Amerikan askerleri için katliam olur”

Washington Post’un, Trump yönetiminin İran’daki nükleer materyalleri ele geçirmek amacıyla kara birlikleri gönderme seçeneklerini değerlendirdiğine dair haberlerini yorumlayan Giraldi, böyle bir adımın askeri bir intihar olacağını kaydetti.

İran’ın 600 bin kişilik düzenli ordusu ve 200 bin kişilik Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) gücüne sahip olduğunu hatırlatan Giraldi, Amerikan ordusunun böyle bir coğrafyada kıyıma uğrayacağını söyledi.

Giraldi, “Burada kullanılması gereken doğru kelime katliamdır, bu bir kıyımdır. Amerikan askerlerinin eve ceset torbalarında döneceğini bile iddia edemiyorum çünkü o cesetleri geri alabilecek bir ortam bile kalmayabilir” şeklinde konuştu.

Giraldi, Pentagon’un 10 bin kişilik bir güçle bu kadar geniş ve tahkim edilmiş bir bölgede sonuç almasının imkânsız olduğunu vurguladı.

“Sivil altyapı tesislerini vurmak savaş suçudur”

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in, İran’ın elektrik şebekeleri ve su arıtma tesisleri gibi hayati önemdeki enerji altyapısının hedef alınabileceğine dair açıklamalarını değerlendiren Giraldi, bu eylemlerin yasal bir zemini olmadığını belirtti.

Giraldi, sivil halkın yaşamını doğrudan etkileyen tesislerin vurulmasının yasak olduğunu ve bunun Cenevre Sözleşmeleri’ne aykırı olduğunu hatırlattı.

Giraldi, “Sivil altyapıyı vurmak yasaktır. Mevcut yönetim ve bizzat Trump, daha şimdiden savaş suçları işlediler ve daha fazlasını işlemeye de niyetli görünüyorlar. Bu durumdan kurtulmalarını sağlayacak hiçbir halkla ilişkiler hikâyesi hukuk önünde yeterince ikna edici olamaz” dedi.

Giraldi ayrıca Trump’ın geçmişte Vietnam Savaşı’na gitmemek için sağlık bahaneleri kullandığını, bugün ise başkalarının çocuklarını ölüme göndermekten çekinmediğini dile getirdi.

“Avrupa müttefikleri Amerikan operasyonlarına karşı üslerini kapattı”

Uluslararası planda ABD’nin saldırgan politikalarına karşı belirgin bir direnç oluştuğunu ifade eden Giraldi; İtalya, Fransa ve İspanya’nın hava sahalarını ve askeri üslerini ABD kullanımına kapattığını aktardı.

Özellikle İtalya’daki Sigonella Üssü’nün kullanımının sınırlandırılmasını önemli bir gelişme olarak niteleyen Giraldi, Avrupa hükümetlerinin kendi halklarının tepkisinden çekindiğini belirtti.

Giraldi, “Bu savaş Avrupa kamuoyu nezdinde son derece popülerlikten uzaktır. İtalya Başbakanı Meloni, her ne kadar Trump’ın yakın bir dostu gibi görünse de siyasi koltuğunu kaybetmeyi göze alamıyor. Bu nedenle rasyonel bir adım atarak üsleri kapattı” değerlendirmesinde bulundu.

Giraldi, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın da benzer şekilde bölgedeki gerilimin düşürülmesi gerektiği yönünde mesajlar verdiğini kaydetti.

“Netanyahu Trump’ı şantaj materyalleriyle kontrol ediyor olabilir”

İsrail’in Trump üzerindeki sıra dışı etkisinin sadece siyasi veya ideolojik nedenlerle açıklanamayacağını iddia eden Giraldi, şantaj ihtimaline işaret etti.

Netanyahu’nun, Trump’ın olası bir geri çekilme hamlesini engellemek için elindeki dosyaları devreye sokabileceğini kaydeden Giraldi, “Netanyahu’nun elinde Jeffrey Epstein dosyaları gibi şantaj materyalleri bulunduğuna dair güçlü şüphelerim var. Eğer Trump gerçekten bölgeden çekilmeye yeltenirse, Netanyahu bu kozu masaya koyup ona ‘Gerçekten gitmek istiyor musun?’ diye sorabilir” dedi.

Giraldi son olarak, İsrail’in ABD’yi sıcak çatışmanın içinde tutmaya devam etmek amacıyla, kendi personelini hedef alıp suçu İran’ın üzerine atan “yanıltma harekâtlarına” (false flag) başvurabileceği uyarısını yineledi.

“Hürmüz Boğazı üzerindeki denetim küresel enerji dengesini değiştirdi”

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik tahakkümünün ABD ve İsrail tarafından hafife alındığını belirten Giraldi, bu su yolunun kapatılmasının ya da denetim altına alınmasının Amerikan ekonomisi üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağını ifade etti.

Giraldi, İran’ın asimetrik savaş kabiliyetlerinin ve kıyı savunma sistemlerinin boğazdan geçen her türlü unsuru imha edebilecek kapasitede olduğunu kaydetti.

Giraldi, “Hürmüz’de yaşananlar sadece bir lojistik sorun değildir; bu, Amerikan küresel liderliğinin ve petrol-dolar sisteminin temelden sarsılması anlamına gelir. Trump yönetimi bu gerçeği idrak etmek yerine boş tehditler savurmayı tercih ediyor” değerlendirmesini yaptı.

“Amerikan istihbarat topluluğu siyasete alet olma baskısı altında”

Giraldi, CIA ve diğer istihbarat kurumlarının Beyaz Saray’dan gelen siyasi talepler doğrultusunda rapor hazırlamaya zorlandığını ifade etti.

Kendi deneyimlerine atıfta bulunan eski görevli, istihbaratın nesnelliğini yitirmesinin büyük stratejik hatalara yol açtığını vurguladı. Giraldi, “İstihbarat dünyasında gerçekler değil, başkanın duymak istediği kurgular ön plana çıkmaya başladı. Bu, 2003’teki Irak işgali öncesindeki atmosfere çok benziyor ancak bu kez karşımızdaki güç Irak’tan çok daha büyük ve hazırlıklı” uyarısında bulundu.

Giraldi, Pentagon içindeki bazı üst düzey isimlerin bu gidişattan rahatsız olduğunu ancak seslerini duyuramadıklarını da sözlerine ekledi.

“Netanyahu bölgeyi topyekûn bir yıkıma sürüklemek istiyor”

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun siyasi geleceğini savaşın devamına bağladığını belirten Giraldi, Tel Aviv’in amacının sadece İran’ı zayıflatmak değil, bölgeyi kendi hegemonyası altında yeniden şekillendirmek olduğunu dile getirdi.

Giraldi, bu planın başarı şansının olmadığını ve Amerikan çıkarlarına taban tabana zıt olduğunu ifade etti. Giraldi, “Netanyahu kendi yargı süreçlerinden kaçmak ve iktidarını korumak için Ortadoğu’yu ateşe vermeye hazır bir portre çiziyor. ABD bu hırsların peşinden sürüklendiği sürece hem itibarını hem de bölgedeki tüm stratejik kazanımlarını kaybedecektir” dedi.

Giraldi, Washington’ın İsrail’e sağladığı sınırsız desteğin Amerikan halkının vergileriyle finanse edilen bir felaket olduğunu vurguladı.

“Amerikan kamuoyunun savaşa karşı duyarlılığı artıyor”

Mülakatın sonunda Amerikan iç siyasetindeki değişen dinamiklere değinen Giraldi, halkın yeni bir “sonsuz savaşa” girmeye niyetli olmadığını belirtti. Trump’ın seçim dönemindeki “savaşları bitirme” vaadiyle mevcut eylemleri arasındaki çelişkinin seçmen nezdinde karşılık bulacağını ifade etti.

Giraldi, “Amerikan halkı artık Ortadoğu’da dökülen kandan ve harcanan trilyonlarca dolardan yoruldu. Trump, eğer bu savaşı daha da derinleştirirse, kendisine oy veren kitlenin büyük bir bölümünü karşısında bulacaktır. Savaşın faturası Amerikan evlerine ulaştığında, siyasi rüzgârlar çok hızlı dönebilir” diyerek sözlerini tamamladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version