Avrupa
Farage, yüz binlerce göçmeni sınır dışı etme sözü verdi
Reform UK lideri Nigel Farage, Birleşik Krallık’ın gevşek sınır kurallarını benzeri görülmemiş bir şekilde tersine çevirerek yüz binlerce yasal göçmeni sınır dışı etme sözü verdi.
Reform UK lideri, daimi ikamet izni olan tüm göçmenlerin, daha yüksek maaş şartı ve daha iyi İngilizce seviyesi gibi daha katı kriterler altında vizeye yeniden başvurmalarını zorunlu kılan planlarını açıklayacak.
Parti ayrıca, yabancı uyrukluların İngiliz sosyal yardım sisteminden yararlanmasını engellemek için yasayı değiştirecek. Parti, bunun ortalama bir göçmenin ömrü boyunca 234 milyar sterlin tasarruf sağlayacağını iddia ediyor.
The Telegraph gazetesinde yazan Reform’un politika şefi Zia Yusuf, değişikliklerin, iş dünyasında aksaklıkların önlenmesi için aşamalı olarak “yüzbinlerce kişinin başvuruda bulunmak zorunda kalmasına ve nihayetinde Birleşik Krallık’taki yerleşik statüsünü kaybetmesine” meydan vereceğini söyledi.
Yusuf, “Kalıcılık iznini kaybedeceklerin çoğu, tamamen sosyal yardım sistemine bağımlı ve yardımlardan yararlanma hakkını kaybettiklerinde gönüllü olarak ülkeyi terk edecekler. Bunu yapmayanlar ise toplu sınır dışı etme programımızın bir parçası olarak göçmenlik kanunlarının uygulanmasına tabi olacaklar,” dedi.
Bu duyuru, Reform’un Brexit’ten sonra Boris Johnson hükümeti tarafından getirilen daha esnek kurallar altında Birleşik Krallık’a taşınan 3,8 milyon kişiden oluşan “Boris dalgası”na karşı yeni bir kampanya başlattığını gösteriyor.
Farage, “Boris dalgası” göçmenlerinin ocak ayında süresiz kalma izni (ILR) almaya hak kazanacaklarını ve bu sayede NHS ve sosyal yardımlara “felaket” düzeyinde ömür boyu erişim hakkı elde edeceklerini savunuyor.
Reform UK, yüz binlerce göçmeni sınır dışı etme planını açıkladı
Farage, Reform hükümetinin göreve gelmesinden itibaren 100 gün içinde ILR’yi tamamen kaldırmayı ve ekonomik göçmenleri daha katı koşullarla vize başvurusunda bulunmaya zorlamayı vaat ediyor.
Hükümet, ILR statüsüne sahip göçmenlerin sayısına ilişkin rakamları yayınlamıyor, fakat Haziran 2025’e kadar olan bir yılda 163.353 yeni yerleşim izni verildi; bu, bir önceki yıla göre yüzde 18’lik artışa tekabül ediyor. Toplam rakam bir milyonun üzerinde olabilir.
Başbakan Keir Starmer, Fransa ile yaptığı “bir girer, bir çıkar” göç anlaşması nedeniyle artan baskı ile karşı karşıya. Bu anlaşma kapsamında şu ana kadar sadece üç kişi sınır dışı edildi.
Starmer, Birleşik Krallık’a yasal olarak gelen göçmenlerin net sayısını düşürme sözü verdi. Bu sayı geçen yıl 431.000’e düştü, fakat Brexit öncesi seviyelerden önemli ölçüde yüksek olmaya devam ediyor.
Bu duyuru, Tommy Robinson liderliğindeki yaklaşık 100.000 protestocunun Londra’da göç karşıtı sloganlar atarak yürüdüğü, İngiltere’nin en büyük sağcı mitinglerinden birinin ardından geldi.
Şu anda, yabancı uyruklular Birleşik Krallık’ta beş yıl geçirdikten sonra süresiz oturma izni başvurusunda bulunabilir ve 12 ay sonra yerleşik statülerini vatandaşlığa dönüştürebilirler.
Fakat Reform’un planlarına göre, göçmenler her beş yılda bir vize başvurusu yapmak, vasıflı işçiler için mevcut 35.800 sterlinlik seviyeden daha yüksek bir maaş eşiğini karşılamak ve İngiliz pasaportu başvurusu yapmak için yedi yıl beklemek zorunda kalacaklar.
Ayrıca, profesyonel düzeyde akıcı İngilizce konuştuklarını ve “iyi karakterli” olduklarını ve sabıka kayıtlarının temiz olduğunu kanıtlamaları gerekecek. Birleşik Krallık dışında 90 günden fazla zaman geçiren veya sosyal yardım talep eden başvuru sahiplerinin ülkede kalmaları yasaklanacak.
Mevcut sistemden farklı olarak, yeni işçi vizesi yerleşik göçmenlere sosyal yardım veya sağlık sisteminin ücretsiz hizmetlerinden yararlanma hakkı vermeyecek.
Reform, bunun ortalama bir yardım talebinde bulunan kişinin ömrü boyunca “230 milyar sterlinin üzerinde” tasarruf sağlayacağını söylüyor.
Yusuf, “Boris dalgası” göçmenlerinin ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin yarısının çalışmadığını ve gelecek yıl 800.000 kişinin yardım talebinde bulunmaya hak kazanmasıyla Birleşik Krallık için “mali bir felaket” yaratacağını söyledi.
“Ucuz yabancı işgücü dönemi sona erdi,” diyen Yusuf şöyle devam etti:
“Ulusumuz gururlu, becerikli ve dirençlidir, fakat İngiliz halkını sürekli ihanet eden bir siyasi sınıf tarafından boğulmuş durumdayız. Çok uzun süredir, Muhafazakârlar ve İşçi Partisi, vasıfsız göçmenlere kırmızı halı sererek Britanya’yı dünyanın gıda bankasına dönüştürdüler.”
Yusuf, partinin 2027’de gerçekleşebileceğini düşündüğü bir sonraki seçim öncesinde Reform’un politika gündemini hazırlamakla görevlendirildi.
Reform şu anda kamuoyu yoklamalarında hem İşçi Partisi’ni hem de Muhafazakar Parti’yi 12 puandan fazla farkla geride bırakıyor ve önümüzdeki mayıs ayında yerel ve özerk yönetimlerde daha fazla sandalye kazanmaya hazırlanıyor.