Ortadoğu

Filistinliler, İsrail gözaltı merkezlerindeki işkenceyi anlattı

Yayınlanma

İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinliler, işkence, cinsel şiddet ve aşağılayıcı muameleye maruz kaldıklarını anlattı. El-Cezire’ye konuşan eski esirler, gözaltı merkezlerinde aylarca gözleri bağlı ve kelepçeli tutulduklarını, fiziksel ve psikolojik istismara uğradıklarını söyledi. İnsan hakları kuruluşları ise tanıklıkların münferit olaylardan değil, sistematik uygulamalardan söz ettiğini belirtti.

İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinliler, gardiyanlar ve askerler tarafından işkence, cinsel şiddet ve çeşitli insanlık dışı muamelelere maruz kaldıklarını anlattı. Gazze Şeridi’nde el-Cezire’ye konuşan çok sayıda eski esir, serbest bırakılmalarının ardından yaşadıkları travmaların sona ermediğini söyledi.

Eski tutuklular, hapishanelerde maruz kaldıkları ağır fiziksel ve psikolojik istismarın hafızalarında canlılığını koruduğunu belirtti. Bazıları, hayatta kalma mücadelesinin tahliyeden sonra farklı bir psikolojik savaş biçimine dönüştüğünü ifade etti.

Mart 2024’te Gazze’deki askeri operasyonlar sırasında alıkonulan Muhammed el-Bekri, yaklaşık 20 ay hapiste kaldığını söyledi. Bekri, farklı gözaltı merkezlerinden geçirildikten sonra işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan hapishaneye sevk edildiğini anlattı.

Bekri, burada aylarca dış dünyayla tamamen bağlantısının kesildiğini, gözlerinin bağlı tutulduğunu ve sürekli kelepçelendiğini belirtti.

Bekri, İsrail askerlerinin bir gece kendisini çırılçıplak soyduğunu, üzerlerine köpek saldığını ve cinsel saldırıda bulunduğunu söyledi.

Bekri, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Önce ellerimizi önden kelepçelediler. Tecavüz başladığında ellerimizi arkaya zorla bağladılar, bizi tamamen soyup yere attılar. Üzerimize devasa köpekler saldılar, köpekler bize vahşice saldırdı. Bazı askerler saldırı sırasında çeşitli nesneler de kullandılar.”

Bekri, serbest bırakıldıktan sonra başka bir acı haber aldığını da söyledi. Bekri’nin aktardığına göre, kendisi hapisteyken eşi İsrail saldırısında hayatını kaybetti.

Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre, savaş öncesinde yaklaşık 5 bin 250 olan Filistinli esir sayısı geçen ay itibarıyla yüzde 83 artışla 9 bin 600’ün üzerine çıktı. Veriler, bu sayı içinde herhangi bir suçlama yöneltilmeden tutulan 3 bin 530 idari tutuklu ile 350 çocuğun da bulunduğunu gösteriyor.

Kimliği ailesinin talebi üzerine gizlenen 17 yaşındaki Ahmed de gözaltında yaşadıklarını anlatan isimlerden biri oldu.

Ahmed, Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde yardım dağıtım noktası yakınında alıkonulduğunu söyledi. Ahmed’in aktardığına göre, ailesine yiyecek götürmeye çalıştığı sırada gözaltına alındı.

Ahmed, gözaltında aşağılayıcı cinsel istismara maruz kaldığını belirtti.

Ahmed, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Tamamen soyup bacaklarımızı metallerle bağladılar. Çok küçük alana kapatıldım; ardından sekiz kadın asker tamamen çıplak halde gelip vücudumun hassas yerlerine dokunmaya başladılar. Bizi videoya çektiler ve zorla onur kırıcı kelimeler söylettiler.”

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu tanıklıkların daha geniş ve sistematik örüntünün parçası olduğunu belirtti.

Kuruluş, nisan ayında yayımladığı “Duvarların Ardındaki Bir Başka Soykırım” başlıklı raporda, serbest bırakılan Filistinli tutukluların anlatımlarını belgeledi. Raporda, İsrail gözaltı merkezlerinde erkek tutukluların maruz kaldığı aşağılayıcı muameleler ayrıntılı biçimde aktarıldı.

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü temsilcilerinden Maha Hussaini, Ahmed ile Muhammed el-Bekri’nin anlattıklarının raporda yer alan onlarca vakadan yalnızca ikisi olduğunu söyledi.

Hussaini, “Tecavüz ve tecavüz tehdidi dahil olmak üzere yedi tür cinsel şiddet belgeledik” dedi.

Ramallah merkezli Kadınlar İçin Hukuki Yardım ve Danışmanlık Merkezi de İsrail hapishanelerindeki işkence ve cinsel şiddet iddialarının yaygın olduğunu belirtti.

Merkezin temsilcilerinden Kifaya Khraim, el-Cezire’ye yaptığı açıklamada Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’teki farklı gözaltı merkezleri ile karakollarda tutulan 75 kadınla görüştüklerini söyledi.

Hollanda’nın Lahey kentinden konuşan Khraim, görüşülen kadınların tamamının tecavüz, cinsel işkence, aşağılama veya onur kırıcı muamele dahil olmak üzere çeşitli cinsel şiddet biçimlerinden söz ettiğini aktardı.

Khraim, “Bu sistematik. Bunlar münferit olaylar değil. Bunu yapan tek başına hareket eden biri değil” ifadelerini kullandı.

Khraim, Filistinli kadın ve erkeklerin mağdur olduğunu; şiddeti uygulamakla ise erkek ve kadın İsrailli gardiyanlar ile askerlerin suçlandığını söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version