Diplomasi
Financial Times: Afrika ekonomisi bu yıl Asya’yı geride bırakabilir
Financial Times gazetesi, Sahra Altı Afrika’nın ekonomik büyüme hızının bu yıl Asya’yı geçebileceğini yazdı. IMF verilerine dayandırılan analizde, Çin ekonomisindeki yavaşlamaya karşın Afrika’nın emtia fiyatları ve zayıflayan dolarla ivme kazandığı, ancak altyapı ve eğitim eksikliğinin risk oluşturduğu belirtildi.
Financial Times gazetesi, Afrika’nın büyüme hızının bu yıl Asya’yı geçme ihtimalini değerlendiren bir makaleye yer verdi.
Gazete, kıtanın nihayet Asya’nın yakaladığı ivmeye benzer bir momentuma ulaşabileceği konusunda hem iyimserlik hem de şüphe yaratan nedenler bulunduğunu aktardı.
Makeleye göre bazı uzmanlar bu durumu istatistiksel bir tesadüf olarak yorumlasa da Afrika, bu yıl biraz şansın da yardımıyla Asya’dan daha hızlı bir büyüme kaydedecek. Kıta genelindeki 54 ekonominin Asya’daki muadillerini geride bırakması durumunda, bu gelişme yakın tarih için bir ilk teşkil edecek.
Büyüme rakamları ve beklentiler
Sudan’daki savaş, Sahel bölgesindeki isyanlar, Madagaskar ve Gine-Bissau’daki darbe girişimlerine rağmen Sahra Altı Afrika’nın 2025 yılında yüzde 4,1 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), bu oranın yüzde 4,4’e yükseleceğini öngörüyor. Bu artışta; borç servisi ödemelerini düşüren ve enflasyonist baskıları hafifleten zayıf dolar ile altın ve bakır gibi temel emtia fiyatlarındaki yükseliş etkili oluyor.
Buna karşılık IMF, Çin ekonomisindeki soğumaya paralel olarak Asya’nın genel büyüme hızının 2026 yılında yüzde 4,1 seviyesine gerilemesini bekliyor.
Çin faktörü
Gazeteye göre bu tablo, biri muazzam bir ekonomik hızlanma yaşayan, diğeri ise yaygın yoksullukla mücadele eden iki kıtanın büyüme oranlarının birbirine yaklaşması gibi ilginç bir olasılığı ortaya çıkarıyor.
Yoksul ülkelerin zengin ülkelere kıyasla daha hızlı büyümesinin şaşırtıcı olmadığına dikkat çekilen analizde Çin örneği verildi.
Makalede, reformların mimarı Deng Şiaoping’in kapitalist sisteme geçişinden bu yana Çin’in kırk yılı aşkın süredir hızla büyüdüğü hatırlatıldı.
Asya’nın büyüme motoru olan Çin ekonomisi, 1978 yılında 150 milyar dolar seviyesindeyken bugün yaklaşık 20 trilyon dolara ulaştı.
Ancak yaşlanan ve daralan işgücü nedeniyle Çin’in artık eski yüksek büyüme oranlarını yakalaması mümkün görünmüyor.
Financial Times’a göre Afrika ekonomisi şu an Çin’in yedide biri büyüklüğünde olmasına rağmen benzer bir nüfusa sahip.
‘Afrika yükselmiyor, suyun üzerinde kalıyor’
Kıtanın yüzyılın başında Çin’in hammadde talebi ve altyapı yatırımlarıyla yakaladığı yüzde 5’lik büyüme, abartılı bir “Afrika’nın yükselişi” söylemine yol açmıştı.
Analizde, mevcut durum için “yükselen” değil, yüksek gelgitli bir denizde “suyun üzerinde kalan” bir Afrika benzetmesi yapıldı.
Yüksek borçlar, hatalı politikalar, yolsuzluk, çatışmalar ve küresel şoklar Afrika ekonomisini olumsuz etkiliyor. Tasarruf oranlarının düşüklüğü ve kıtaya giren sermayenin yetersizliği, dönüştürücü bir büyümeyi engelliyor.
Yabancı yatırımcıların, Afrika’daki risk algısının yüksekliği ve 3 trilyon dolarlık ekonominin 54 ülkeye bölünmüş olması nedeniyle çekimser kaldığı vurgulandı.
Fildişi Sahili ve diğer başarı hikayeleri
Ortalamaların yanıltıcı olabileceğine vurgu yapılan makalede, bazı ülkelerin kaydettiği istikrarlı ilerlemeye dikkat çekildi. İç savaştan çıkan ve ekonomisini çeşitlendiren Fildişi Sahili, son 15 yılda yüzde 6 ila 7 oranında büyüdü.
Ülkenin yeni petrol ve doğalgaz gelirlerini kullanarak 2035 yılına kadar üst orta gelirli ülkeler sınıfına girme hedefi bulunuyor.
Etiyopya, Gana, Mauritius, Ruanda ve Senegal de iç savaşlara ve borç krizlerine rağmen güçlü büyüme kaydeden diğer ülkeler arasında sayıldı. Kıtanın diğer büyük ekonomisi Güney Afrika ise geride kalan tek ülke konumunda.
IMF verilerine göre, gelecek yıl dünyanın en hızlı büyüyen 20 ekonomisinin en az yarısını Afrika ülkeleri oluşturacak. Mısır ve Nijerya bu listede yer almasa da büyüme oranlarının kıta ortalamasına yaklaşması bekleniyor.
2050 projeksiyonu: Nüfus dengesi değişiyor
Gazete, birçok Afrika ülkesinin sanayi atılımı için gerekli olan enerji, altyapı ve eğitimli işgücü gibi temel unsurlardan yoksun olduğu uyarısında bulundu.
Otomasyon ve yapay zeka çağında, sanayileşmeye dayalı kalkınma yolunun hala açık olup olmadığı da belirsizliğini koruyor.
Financial Times, 2050 yılına gelindiğinde Afrika nüfusunun dünya nüfusunun dörtte birinden fazlasını oluşturacağını ve kıtadaki çalışma çağındaki nüfusun Çin ve Hindistan’ın toplamını geçeceğini belirtti.
Makalede, Afrika’nın başarılı olmasının dünya için bir zorunluluk olduğu mesajı verildi.