Avrupa

Fransa ve Almanya’dan Ukrayna için ‘sembolik avantaj’ önerisi

Yayınlanma

Almanya ve Fransa, Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanan Ukrayna’ya geçiş sürecinde “sembolik avantajlar” sağlanmasını önerdi. Financial Times tarafından incelenen gizli belgelere göre, Berlin’in “ortak üyelik” ve Paris’in “entegre devlet statüsü” modelleri, Kiev’in 2027’de tam üye olma beklentilerinin gerisinde kalıyor.

Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlık aşamasında bulunan Ukrayna’ya “sembolik imtiyazlar” tanınmasını teklif etti.

Financial Times (FT) gazetesinin ulaştığı gizli belgelere göre, Paris ve Berlin’in sunduğu bu öneriler, Kiev’in 2027 yılına kadar birliğe tam üye olma hedefleriyle uyuşmuyor.

Almanya’nın sunduğu girişime göre Ukrayna’ya, ülke temsilcilerinin AB bakanlar ve liderler toplantılarına katılmasına izin veren ancak oy hakkı tanımayan “ortak üyelik” statüsü verilebilir.

Bu modelde Kiev, AB’nin ortak bütçesinden fon alma konusunda otomatik bir hakka da sahip olmayacak.

Fransa ise benzer bir modeli “entegre devlet statüsü” adı altında öneriyor. Paris’in teklifine göre, Ukrayna’nın birliğin ortak tarım politikasına erişimi ve “uyum politikası” kapsamındaki Avrupa finansman kaynaklarından yararlanması, ancak tam üyelik gerçekleştikten sonraki aşamaya ertelenmeli.

FT’ye bilgi veren iki üst düzey Avrupa Komisyonu yetkilisi, Komisyon’un Ukrayna’ya sunacağı nihai teklifin ana hatlarıyla Fransa ve Almanya’nın bu önerilerine yakın olacağını belirtti.

Kiev üyeliğin “yumuşatılmasından” endişe ediyor

Gazeteye konuşan Ukraynalı bir yetkili, savaş yorgunu olan Ukrayna halkının, “yumuşatılmış” herhangi bir üyelik konseptini tam üyeliğin yetersiz bir alternatifi olarak algılamasından endişe ettiklerini dile getirdi.

Ukraynalı yetkili, bununla birlikte Fransa ve Almanya’nın girişimlerindeki bazı unsurların faydalı olabileceğini de kabul etti.

Söz konusu girişimler, AB üyesi devletlerin, Avrupa Komisyonu’nun daha önce sunduğu ve Ukrayna’ya önce tam üyelik verilip kriterlerin aşamalı olarak tamamlanmasını öngören “tersine katılım” modelini reddetmesinin ardından gündeme geldi.

İki yaklaşım arasındaki temel fark, Ukrayna’nın ne zaman resmen AB üyesi sayılacağı ve karar alma süreçlerine katılma hakkı kazanacağı noktasında toplanıyor.

Sembolik değer ve hızlandırılmış süreç vurgusu

Almanya’nın belgesinde, Ukrayna’ya verilecek yeni statünün “isminin taşıdığı sembolik güce” vurgu yapılırken, bu statünün AB liderlerinin siyasi kararıyla verilmesinin “uzun prosedürleri” aşmayı mümkün kılabileceği belirtiliyor.

Fransa tarafı ise bu yeni kademeli entegrasyon düzeyinin, sembolik değerinin yanı sıra aday ülke vatandaşları için somut ilerlemeler gösterilmesine olanak tanıyacağına işaret ediyor.

Avrupa Birliği, Ukrayna’ya 2022 yılında adaylık statüsü vermiş ve katılım müzakerelerini 2024 yazında başlatmıştı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, katılım sürecinin herhangi bir “kısa yol” olmadan, liyakat esasına göre yürütüleceğini ifade etmişti.

Fransa, birliğin bütçesinin yaklaşık üçte ikisini oluşturan tarımsal ödemeler ve bölgesel fonlar gibi büyük ölçekli sübvansiyonların üyelik sonrasına bırakılması gerektiğinde ısrar ediyor.

Öte yandan, önerilen hafifletilmiş üyelik formatı, AB’nin karşılıklı savunma hükmünü de içerebilir. Almanya’nın belgesinde, bu tür bir normun sadece bir siyasi deklarasyon yoluyla fiilen uygulanabileceği kaydediliyor.

Her iki ülke de önerilen modelin tam üyeliğe bir alternatif olmadığını, aksine uygulanması kolay, “basitleştirilmiş bir çözüm” ve tam üyeliğe giden yolda bir “hızlandırıcı” işlevi göreceğini vurguluyor.

Mart ayı başında Financial Times, Fransa ve Almanya’nın Kiev’in AB’ye hızlı katılım planını engelleme konusunda kararlı olduklarını yazmıştı. İki ülke, yolsuzlukla mücadele dahil olmak üzere reformlar tamamlanmadan üyeliğin verilmesinin, üye olduktan sonra bu reformların sürdürülmesi motivasyonunu zayıflatacağından çekiniyor.

Ukrayna’ya mart ayı ortasında, Avrupa Birliği’ne giriş için gerekli üç ana bloktan oluşan bir koşullar paketi sunulmuştu. Kiev’in birliğe katılması için özellikle “rekabet edebilirlik” şartlarını yerine getirmesi ve “yeşil gündeme” uyum sağlaması gerekiyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, daha önce Kiev’in 2027 yılına kadar üyeliğe “teknik hazırlığının” tamamlanmasını talep etmiş ve Rusya’nın Avrupalı temsilciler üzerinden baskı kurabileceği uyarısında bulunmuştu.

Ancak AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, mevcut usul kuralları çerçevesinde Ukrayna’nın 2027’de AB’ye girmesinin mümkün olmadığını açıklamıştı. Kos, bunun gerçekleşmesi için katılım sürecinde köklü bir değişiklik yapılması gerektiğini belirtmişti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version