Avrupa
Fransa’da protestolar devam ediyor: 2 bin 400 gözaltı, bin yaralı polis
Fransa’da hayat pahalılığı protestolarındaki polis şiddetinde yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı, yaklaşık bin polis yaralandı. Ülke genelinde dükkanlar ve belediye binaları zarar görürken Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olağanüstü hal ilan etmeyip valilere gösteri yasaklama yetkisi verdi.
Fransa’da hayat pahalılığına, yakıt zamlarına ve kamu hizmetlerindeki aksamalara karşı düzenlenen gösterilerin ardından ülke genelindeki polis şiddeti sokakları savaş alanına çevirdi.
Cumartesi günü yarım milyondan fazla kişinin katıldığı eylemlerin ardından çıkan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alınırken, yaklaşık bin polis ve jandarma yaralandı; yedi kolluk görevlisinin durumunun ağır olduğu bildirildi.
Paris’te cumartesi günkü gösteriler sırasında kalp krizi geçiren bir eylemci hayatını kaybetti.
Saint-Etienne kentinde 17 yaşındaki bir gencin müdahale mühimmatı nedeniyle sağ eli koptu; Mulhouse’da ise savcılığın açıklamasına göre 17 yaşındaki bir kız çocuğu gözünü kaybetti.
Pazar günü televizyondan ulusa seslenen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaşanan tahribata işaret ederek “Bu gece hepimiz öfke ve utanç hissediyoruz” dedi.
Olayları tetikleyen eylemlerde belediye binalarının yakıldığını ve yüzlerce iş yerinin yağmalandığını belirten Macron, “Bu görüntülere bakarken hepimiz kendimize sorduk: Akıllarından ne geçiyordu? Fransızlar bunu Fransa’ya nasıl yapabilir?” ifadelerini kullandı.
Macron, meşru taleplerle barışçıl eylem yapan yurttaşlar ile şehirleri yakıp yıkanların birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.
Olayların sorumlusu olarak “aşırı sol marjinal gruplarla onlara katılan suçluları” gösteren Macron, sokakları ateşe verenlere karşı tavizsiz davranılacağını kaydetti.
OHAL ilan edilmedi, valilere yasak yetkisi verildi
Sağ muhalefetin olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı çağrılarına uymayan Macron, sert tedbirler ilan etmekten kaçındı. Kamu binalarını ve yerel işletmeleri korumak amacıyla yerel yetkililere ve valilere, gerekli gördükleri takdirde önümüzdeki günlerde planlanan eylemleri yasaklama yetkisi verileceğini duyurdu.
Zarar gören işletmelere destek sağlanacağını taahhüt eden Fransa Ekonomi Bakanı Roland Lescure ise “Bir şeyleri kırıp dökenler bunun bedelini ödeyecek, zararı karşılayacak ve kaos çıkarma niyetlerinin hesabını verecek” açıklamasını yaptı.
Carrefour CEO’su Alexandre Bompard, BFMTV televizyonuna yaptığı açıklamada, 20’si yağmalanan toplam 50 mağazalarının zarar gördüğünü ve şirketin kaybının on milyonlarca avroyu bulduğunu kaydetti.
Paris’te pazar günü yeni çatışmalar çıktı
Cumartesi günkü büyük eylemlerin ardından pazar günü de gerginlik yatışmadı. Sosyal medyadaki çağrılar üzerine Paris’teki Republique Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişiye polis göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla müdahale etti.
Yetkililerin izinsiz olduğunu bildirdiği eylemde göstericiler bisikletleri ateşe verdi; polise taş ve şişeler fırlatıldı.
Güvenlik güçleri Paris genelinde 108 kişiyi gözaltına alırken, Republique Meydanı çevresinde en az beş mağaza yağmalandı ve merkezdeki çok sayıda dükkanın camları kırıldı.
Lyon kentinde bir lüks giyim mağazasını yağmalamaya çalışan gruplarla çatışan polis müdahalede bulundu; kent merkezindeki bir turizm ofisi ateşe verildi. Marsilya’da ise çevik kuvvet ekipleri iş yerlerini korumak için devreye girdi.
Ülke genelindeki tahribat sadece dükkanlarla sınırlı kalmadı. Limoges kentinde 19’uncu yüzyıldan kalma tarihi belediye binası kundaklama sonucu büyük oranda yok oldu ve saat kulesi çöktü.
Limoges Valisi Maurice Barate binanın bir grup tarafından kasten yakıldığını açıklarken, Belediye Başkanı Guillaume Guerin şehre yeterli ulusal polis gücü sevk edilmediğini vurguladı.
Yangın sırasında içerideki çalışanların can korkusu yaşadığını belirten Guerin, onarım için gerekli ödenek sağlanmazsa istifa edeceğini söyledi.
Bordeaux’da ise maskeli bir kalabalık yerel valinin konutuna zorla girdi. 78 yaşındaki Paris sakini Mehmet Özden, cumartesi gününden kalan yanmış barikatlar arasında AFP muhabirine “Sanki savaş yaşamışız gibi” dedi.
Cumartesi günü sendikaların, Macron’un ilk dönemine damga vuran Sarı Yelekliler hareketinin ve haftalardır sokakta olan lise öğrencilerinin bir araya gelmesiyle eylemler geniş bir tabana yayıldı.
İktidarının onuncu yılında zayıf ekonomi ve artan kamu borçlarıyla karşı karşıya kalan ve 2027 seçimlerinde yeniden aday olamayan Macron, seçim sürecinin sokak şiddetiyle değil siyasi partiler arasındaki tartışmalarla geçmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı yarışında öne çıkan aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin adayı Marine Le Pen, hükümetin “tükenmiş ve pusulasını yitirmiş” olduğunu savundu; “Şiddet bir fikir değildir, yıkım bir ifade biçimi olamaz ve kaos Fransa için bir proje teşkil edemez” dedi.
Sol partilerden Boyun Eğmeyen Fransa lideri Jean-Luc Melenchon ise ülkenin kontrol edilemez olaylara doğru sürüklenebileceği uyarısını yaparak öğrencilerin taleplerine kulak verilmesini istedi.
Muhalefet cephesinden İçişleri Bakanı Laurent Nunez’in istifasını isteyen sesler yükseldi.
Macron, özellikle istihbarat toplama ve olayları önceden tahmin etme süreçlerine dair Nunez’den gerekli dersleri çıkarmasını ve net yanıtlar hazırlamasını istediğini açıkladı.
Fransa’daki görüntüler uluslararası siyasette de yankı buldu.
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda olaylardan göçü sorumlu tutarak “Fransa yanıyor! Tamamen farklı bir dünyadan gelen, kalplerinde nefret taşıyan insanların göçü, bir zamanların bu büyük ülkesini paramparça etti” ifadelerini kullandı.
Fransa’daki gerilim mali piyasaları da etkiledi.
Asya piyasalarındaki haftanın ilk işlemlerinde, eylemlerin Fransız tahvilleri üzerindeki baskısı nedeniyle avro, dolar karşısında yüzde 0,1 değer kaybederek 1,1225 seviyesine geriledi.