Avrupa
Fransız Senatosunda Le Pen’in partisi ilk kez grup kurabilecek

Marine Le Pen’in partisi Ulusal Birlik (RN), Fransız Senato seçimlerinde bir grup oluşturmaya yetecek kadar sandalye kazandı.
Bu sonuç, partiye parlamentonun üst meclisindeki liderlik pozisyonlarında ve komitelerde daha fazla temsil imkânı sağlayacak.
Le Pen X’te yaptığı açıklamada, “Bu tarihi bir zafer ve önemli bir dönüm noktası,” diye yazdı.
RN, pazar günkü seçimlerde Senato’daki koltuk sayısını 3’ten 15’e çıkardı ve bir grup oluşturmak için gerekli olan 11 koltuk barajını aştı.
Senato’nun yarısı, her üç yılda bir yaklaşık 42.000 yerel yetkili tarafından seçiliyor.
Anketlere göre gelecek yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en önde giden aday olan Le Pen, X’te yaptığı açıklamada, partisinin yeni Senato grubunun “cumhurbaşkanlığı kampanyası sırasında önemli bir platform görevi göreceğini” söyledi.
Siyasi yelpazenin diğer ucunda ise Jean-Luc Mélenchon’un liderliğini yaptığı Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Senato’da tarihinde ilk kez bir sandalye kazandı.
Senato, muhafazakâr Les Républicains ve “merkezci” bir grubun milletvekillerinden oluşan ittifakın kontrolünde kalacak fakat bu blok birkaç sandalye kaybetti.
Açık sözlü konuşabilmesi için isminin gizli tutulması istenen “merkezci” bir senatör, Ulusal Birlik’in bir grup kazanmasının “siyasi arenada yerleşmelerinin doruk noktası” olduğunu söyledi ve şunları ekledi:
“[Merkez sağ] çoğunluk aynı kalacak ve bizim görevimiz istikrarı sağlamak olacak. Eğer biri kurumlara müdahale etmek isterse, istikrarı garanti altına almak için orada olacağız.”
Avrupa
ASML uyardı: İhracat kısıtlamaları Çin’i güçlü bir rakibe dönüştürür

ASML Genel Müdürü Christophe Fouquet, Batı’nın ihracat kısıtlamalarının Çin’i kendi yerli teknolojisini üretmeye teşvik ederek güçlü bir rakip yaratacağını söyledi. Hollandalı şirketin yöneticisi, ABD’nin Avrupa’ya gelişmiş sistemlerin sevkiyatını durdurması yönünde baskı kurduğu bir dönemde aşırı kısıtlamaların hedeflenenin aksi sonuçlar doğuracağını savundu.
Batılı ülkelerin uygulamaya koyduğu ihracat kısıtlamaları, hedeflenenin tam aksine sonuçlar doğurabilir ve gerekli ürünlere erişimi kesilen müşterileri kendi teknolojilerini geliştirerek Batı’ya rakip olmaya zorlayabilir.
Financial Times gazetesine konuşan Hollandalı çip ekipmanı üreticisi ASML’nin Genel Müdürü Christophe Fouquet, ABD’nin şirketin Çin’e yönelik sevkiyatlarını sınırlandırması için Avrupa üzerinde kurduğu baskıya dikkat çekti.
Bu baskı, silikon plakalar üzerine en hassas ve karmaşık devreleri basmak amacıyla 13,5 nanometre dalga boyuna sahip aşırı ultraviyole ışık kullanan EUV litografi teknolojisine dönük ihracat kontrollerini de kapsıyor. Bu gelişmiş mikroelektronik pazarında ASML yalnızca Amerikan şirketlerinin gerisinde kalıyor.
Fouquet açıklamasında, “Belirli teknolojilerin meşru ve somut gerekçelerle sınırlandırılabileceğini anlıyoruz; ancak aşırıya kaçarsak ulaşmak istediğimiz hedefin tam zıddı sonuçlarla karşılaşırız” dedi.
ASML yöneticisine göre bu tür engeller Çin için bir yenilik motivasyonuna dönüşüyor:
“Aşırı kısıtlamalar çaresizlik doğurur. Çaresizlik ise insanların kendi geliştirdikleri sistemleri hızlandırmaları ve nihayetinde güçlü birer rakip haline gelmeleri yönünde muazzam bir iştah yaratır.”
Yarı iletken imalatında kullanılan litografi sistemlerinin üretiminde uzmanlaşan ASML Holding, Avrupa’nın en değerli halka açık şirketi konumunda.
Piyasa değeri yaklaşık 588 milyar euro seviyesinde olan ASML’yi, 217,4 milyar euroluk piyasa değeriyle Siemens takip ediyor.
Şirket, yapay zeka çiplerine yönelik ekipman talebinin artmasıyla 2026 yılında Avrupa’nın zirvesine yerleşti.
ABD Başkanı Donald Trump ise ülkesinin yapay zeka alanında Çin’in 1 ila 1,5 yıl önünde olduğunu savunuyor.
Trump, “Muhtemelen Çin’in bir ya da bir buçuk yıl ilerisindeyiz. Üçüncü sırada kimse yok. Yalnızca biz ve Çin varız. Oldukça geniş bir farkla lider durumdayız” ifadelerini kullandı.
Yapay zeka yarışını kazanan tarafın küresel arenada belirleyici üstünlük elde edeceğini dile getiren Trump, Anthropic yöneticisi Dario Amodei ve OpenAI CEO’su Sam Altman gibi sektör liderlerinin teknolojinin hızlı gelişimine dair risk uyarılarının kendisini “endişelendirmediğini” söyledi.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ABD ziyareti ve Trump ile temaslarının ardından Beyaz Saray, Washington ve Pekin’in “süper zeka” kaynaklı tehditleri ele almak üzere özel bir iletişim kanalı kuracağını duyurdu.
Avrupa
İngiltere’de hava kuvvetleri üssüne bombalı saldırı soruşturması

ABD ordusu tarafından kullanılan bir hava kuvvetleri (RAF) üssüne yönelik bomba saldırısı planıyla bağlantılı olarak beş kişi gözaltına alındı.
İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, Birleşik Krallık güvenlik birimlerinin, ABD ordusu tarafından kullanılan bir RAF üssüne yönelik bomba saldırısı planıyla bağlantılı olarak gözaltına alınan bir grup şüpheliden önceden haberdar olduğunu belirtti.
ABD Hava Kuvvetleri’nin İran’a karşı yürüttüğü operasyonlara ev sahipliği yapan Gloucestershire’daki RAF Fairford üssünden birkaç dakika uzaklıkta park edilmiş üç minibüste silahlı polisler tarafından patlayıcılar bulunmasının ardından, beş kişi “terör” suçlamasıyla gözaltına alındı.
The Telegraph’ın aktardığına göre polis, söz konusu komplonun arkasındaki “en olası devlet aktörünün” İran olduğunu düşünüyor.
Pazar günü sabahın erken saatlerinde üssün yakınlarında araç kullanan yerel bir kadın, minibüsleri ve olağandışı davranışlar sergileyen adamları fark edince 999’u arayarak polisi uyardı.
Pazartesi sabahı BBC’ye konuşan kadın, güvenlik birimlerinin bu konuda “gerçekten büyük bir hata yaptığını” söyledi.
BBC çalışanlarından biri tarafından okunan ifadelerde, polisi arayan bir kadın, bir partiden geç saatte eve doğru araba kullandığını fakat çiftliğine vardığında giriş yolunun ve ana yolun üç beyaz minibüs tarafından kapatıldığını fark ettiğini söyledi.
Bunun RAF Fairford’daki güvenlik operasyonlarıyla ilgili olduğunu düşünerek arabasını geri çevirdi, ancak o sırada kapüşonlu ve maskeli bir grup adam gördü; adamlar onu görünce kaçtılar. Şüpheye kapılan kadın, önce Savunma Bakanlığı polisini, ardından da 999’u aradı.
Kadın şöyle konuştu:
“Minibüslerle hemen hemen aynı anda köye varmamın tamamen şans eseri olduğunu düşünüyorum. Bunu fark edip bildirme görevinin bana, yani sıradan bir vatandaşa düşmüş olmasına gerçekten hayret ediyorum. Hava üssü, üssün girişine yakın bir yerde yol barikatı kurmuştu ama diğer yollarda böyle bir şey yoktu. Oysa biz, birinin üs çevresindeki yolları izlediğini ve köyde düzenli devriye gezdiğini varsaymıştık… “Sadece şunu vurgulamak istiyorum: Görünüşe göre bu konuda gerçekten birileri işini savsaklamış.”
Daha sonra BBC Radio 4’ün Today programına konuk olan Streeting, ismini gizli tutmayı tercih eden kadına polisi aradığı için teşekkür etmek istediğini ama “kadının olayın sadece bir kısmını gördüğünü” belirtti.
Şüphelilerin uzun süredir gözetim altında olduğunu iddia eden Donald Trump’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, polis ve güvenlik güçlerinin çalışmalarını övdü.
Adamların “büyük bir hasar vermek istediklerini” belirten ABD başkanı, “Harikaydı. İngiltere ile birlikte çalışmak, muhteşem bir işti” diye ekledi.
Trump’ın haklı olup olmadığı sorulduğunda Streeting bunu reddetmedi:
“Güvenlik birimlerimiz ve polisimiz övgü beklemez fakat dün ABD Başkanı’nın, polisimizin, güvenlik ve istihbarat birimlerimizin yıl boyunca ve dünyanın her yerinde güvenliğimizi sağlamak için her gün yaptıkları olağanüstü çalışmaları takdir etmesini görmek gurur verici bir andı. Bu sabah bu konuda söylemek istediğim tek şey bu.”
Streeting, komployla ilgili önceden elde edilen bilgiler veya tutuklanan kişilerin kimlikleri hakkında herhangi bir ayrıntı vermeyi reddetti.
Bakan şöyle devam etti:
“Polis soruşturması devam ediyor ve doğal olarak operasyonel güvenlik konularında ayrıntılı yorum yapmıyoruz; çünkü çoğu zaman ne kadar çok şey söylersek, fırsat bulduklarında bize zarar vermek isteyenlere o kadar fazla ipucu vermiş oluruz.”
Görüntülerde, RAF Fairford’a doğru ilerleyen üç şüpheli minibüs ihbarı üzerine polisin çağrıldığı karanlık bir kırsal yolda, vücutlarının üst kısmı soyulmuş erkeklerin kelepçelendiği görülüyordu.
Bu olay sırasında, Cotswolds’taki Whelford köyünde bulunan 85 hanenin sakinleri hızla Cirencester eğlence merkezine tahliye edildi ve ordunun bomba imha ekibine ait robotlar minibüsleri incelerken, beyaz minibüslerin çevresine 400 metrelik bir güvenlik çemberi kuruldu.
Avrupa
Alman sanayisi kritik hammaddeleri stokluyor

Alman şirketler, önümüzdeki ay AB ile Çin arasında yapılacak ticaret görüşmelerinin sonuçsuz kalması ihtimaline karşı kritik hammaddeleri stoklamak istiyor.
AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič, AB’nin Çin ile olan rekor düzeydeki ticaret açığını azaltmak amacıyla görüşmelerde bir ilerleme sağlamak üzere 8-9 Ekim tarihlerinde Pekin’e gidecek.
Šefčovič, bir anlaşmaya varılamaması halinde Brüksel’in Çin mallarına erişimi kısıtlayacağı uyarısında bulundu.
Pekin’in nadir toprak elementleri ve diğer kritik hammaddelerin ihracatına yeni kısıtlamalar getirerek misilleme yapma riski, iş dünyasını tedirgin etti.
Washington’dan yapılan açıklamaya göre Çin, çarşamba günü bir dizi ek nadir toprak ihracat kontrolünün askıya alınma süresini iki ay daha uzatarak Ocak ayına kadar uzatmayı kabul etti.
Frankfurt merkezli ticaret şirketi Tradium’un CEO’su ve 25 yılı aşkın süredir nadir toprak elementleri ve diğer teknoloji metalleriyle çalışan Matthias Rüth, “Aslında sahip olmadığımız gücü göstermeye çalışıyoruz. Bazı ortaklarla iş yaparken, kendi konumunuzu gerçekçi bir şekilde değerlendirmeniz gerekir,” dedi.
Konunun hassasiyeti nedeniyle kimliğini açıklamak istemeyen bir Alman sektör yetkilisi, “çok endişeli” olduklarını ve üretimin durma noktasına gelebileceğini belirtti:
“Şirketler şu anda panik içinde ve stok yapıyorlar. Bazıları oldukça erken başladı ve şu anda stoklarında birkaç aylık malzeme var. Fakat çoğunluk için durum böyle değil.”
Yine isminin açıklanmamasını isteyen bir başka sektör yetkilisi de bu yorumlara katılarak şunları ekledi: “İhracat kontrollerinin sıkılaştırılması sektörü ağır bir şekilde vuracak. Durum son derece gergin.”
Çin’in, geçen yılın Nisan ayında yedi nadir toprak elementine uygulanan ihracat kontrolleri, ciddi kıtlıklara yol açmış; Avrupa’daki otomobil üreticileri bazı üretim hatlarını durdurmak zorunda kalmış, diğer sektörlerdeki fabrikalar ise kapasite kullanım oranlarını düşürmüştü.
Pekin, geçen Ekim ayında nadir toprak elementlerine yönelik kontrollerini daha da genişlettiğini duyurdu.
Bu önlemler, ek elementlere ve bunların işlenmesinde kullanılan teknolojiye yönelik kısıtlamaları da içeriyordu.
Bu tedbirler, Washington ile yapılan ticaret ateşkesi kapsamında bir yıllığına askıya alınmıştı.
Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump ile Xi Jinping arasındaki zirve görüşmeleri öncesinde çarşamba günü yaptığı açıklamada, moratoryumun 10 Ocak’a kadar uzatıldığını belirtti.
AB, Asya’nın en büyük ekonomisiyle yaşadığı günlük 1 milyar avroluk ticaret açığını azaltmak istiyor fakat bunu başarmak için Pekin’i ya daha fazla AB malı ithal etmeye ya da kendi ihracatına kısıtlamalar getirmeye ikna etmesi gerekiyor.
Teorik olarak bu, otomotiv, makine ve kimya sektörlerinde Çin ile rekabet eden, bloğun imalat gücü olan Almanya için iyi bir haber olur.
Almanya’nın sanayi merkezlerindeki şirketler, hem uluslararası rekabeti hem de yüksek enerji maliyetlerini gerekçe göstererek fabrika kapanışlarını duyurmaya devam ediyor.
Fakat yöneticiler, şirketlerinin elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri, veri merkezleri ve silah sistemlerinde kullanılan nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere Çin’in tedarik zincirleriyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Nadir toprak madenciliğinin yaklaşık %60’ı ve arıtma işlemlerinin %90’ı Çin’de gerçekleştiriliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın bir raporuna göre, Avrupa ve ABD, Çin’in ihracat kısıtlamalarına en fazla maruz kalan bölgeler olup, Pekin’in nadir toprak elementleri ihracat kontrollerinin tam olarak uygulanması halinde 1,5 trilyon dolardan fazla doğrudan kayıp yaşayacaklar.
Bloomberg’in haberine göre, Çin’in ABD’ye nadir toprak mıknatıs ihracatı, Ağustos ayında bir önceki aya göre yaklaşık %20 düştü.
Avrupa Komisyonu’nun sanayi politikası sözcüsü Siobhan McGarry ise, AB’nin geçen yılki nadir toprak elementleri krizinden bu yana tedarik kesintilerine karşı kırılganlığını azalttığını savundu:
“Yarın bir şeyler olursa –[örneğin] ihracat kısıtlamaları gibi– artık alternatif tedarik kaynaklarımızın nerede olduğu konusunda çok daha fazla farkındalığa sahibiz. Aynı malzemelere ihtiyaç duyan diğer ülkelerle çok daha fazla ortaklığımız var. Bu, bir ihracat kısıtlamasının hiçbir etkisi olmayacağı anlamına gelmez ama bence artık çok daha iyi hazırlıklıyız.”
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, geçen hafta yaptığı yıllık AB Durumu konuşmasında kritik mineralleri satın almak ve stoklamak için yeni bir girişim duyurdu.
Bu etkinlik için Strazburg’da bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney, kaynak zengini ülkesinin kritik mineraller konusunda işbirliği yapmayı ve aynı zamanda AB ile ittifakını derinleştirmeyi hedeflediğini belirtti.
Geleneksel müttefikleriyle yaşanan gerginliklere rağmen ABD de işbirliği arayışında. Şubat ayında Trump yönetimi, Çin’in kilit hammaddeler üzerindeki hakimiyetini kırmak amacıyla ABD, AB ve Japonya arasında uluslararası bir ticaret platformu kapsamında üçlü bir ortaklık önerisi sundu. Washington, önümüzdeki aylarda ortaklarına sunmayı planladığı bir metin hazırlıyor.
Brüksel, AB içinde stratejik hammadde yıllık tüketiminin %10’unu kendi topraklarında çıkarmayı ve %40’ını yurt içinde işlemeyi hedefleyen 2030 hedefleri belirledi.
Ayrıca 60 stratejik projeyi belirleyerek, bu projelerin daha hızlı izin ve finansman alabilmesini sağladı.
İlerleme sinyalleri görülmeye başlandı. Geçen yıl, kimya şirketi Solvay’a ait bir tesis, kalıcı mıknatıslarda kullanılan neodim ve praseodim üretimine başladı.
Bu sonbaharın ilerleyen dönemlerinde disprosyum ve terbiyum ayırma işlemlerine başlaması bekleniyor.
Estonyalı bir şirket olan Performance Materials ise bu ay kalıcı mıknatıs sevkiyatına başladı.
Almanya’da, otomobil üreticisi BMW’nin öncülüğündeki bir sektör girişimi, talebi bir araya getirip ortak alımlar gerçekleştirmek amacıyla kritik mineraller ticaret merkezi kurmayı hedefliyor ve bu sayede daha fazla pazar gücü kazanmayı umuyor.
Komisyon ayrıca, endüstriyi Çin dışındaki kaynaklardan malzeme tedarikini çeşitlendirmeye teşvik etmek (hatta zorunlu kılmak) ve kritik minerallerin Avrupa’da üretimi için bir pazar oluşturmak üzere yeni kurallar üzerinde çalışıyor. Šefčovič, öneriyi Aralık ayı başında sunmayı planlıyor.
Gergin dönemlere rağmen, Alman politika yapıcılar Avrupa’yı sakin olmaya çağırıyor.
Örneğin Şansölye Friedrich Merz’in partisi CDU’nun kardeş partisi CSU’dan, kritik hammaddelerin jeopolitiğine odaklanan Bavyeralı milletvekili Tobias Winkler şöyle konuştu:
“Eşit ortaklar olarak profesyonel bir şekilde müzakere etmek ve mevcut araçları masaya koymak önemlidir. Çin’in de bir ticaret çatışmasına ilgi duyması pek olası değil, özellikle de bu durum zaten zor durumda olan iç ekonomisine daha fazla yük getirecekse.”
Winkler, Avrupa’nın bağımlılıklarını anlamlı bir şekilde azaltmanın yıllar alacağını belirterek, “O zamana kadar, piyasa dengesini korumak ve tedarik güvenliğini sağlamak için başka önlemlere ihtiyacımız olacak,” dedi.
Asya2 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Amerika2 hafta önceBannon ile Sanders, yapay zekaya karşı bir araya geliyor
Rusya2 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi
Avrupa2 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Rusya2 hafta önceRusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor
Asya2 hafta önceSingapur, bürokraside “liyakat” için siyasetçilere milyonlar ödüyor
Dünya Basını2 hafta önceAkademisyen Norman Finkelstein: Üniversitelerdeki baskı McCarthy dönemini aştı












