Diplomasi
FT, gölge filoyu denizler için ‘büyüyen tehdit’ olarak değerlendirdi
Financial Times’a konuşan sektör temsilcileri, yaptırımları aşmak için kullanılan gölge filodaki tankerlerin büyük bölümünün yaşlı ve korozyondan etkilenen gemilerden oluştuğunu belirtti. GMS Partnership Üst Yöneticisi Anil Sharma, filodaki gemilerin en az üçte birinin, muhtemelen yarısından fazlasının hurdaya ayrılması gerektiğini söylerken, olası bir petrol sızıntısının 1979’daki Ixtoc I felaketine benzer sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Yaptırımların, ambargoların ve fiyat tavanı uygulamalarının etrafından dolaşmak için kullanılan gölge filodaki tankerlerin büyük kısmı yaşlanmış ve korozyondan etkilenmiş durumda. Financial Times’ın haberine göre bu durum, denizlerde büyük ölçekli petrol sızıntıları yaşanması riskini artırıyor ve olası bir çevre felaketine ilişkin kaygıları güçlendiriyor.
Uluslararası danışmanlık şirketi GMS Partnership’in Üst Yöneticisi Anil Sharma, gazeteye yaptığı değerlendirmede gölge filodaki gemilerin önemli bölümünün hizmet dışına çıkarılması gerektiğini belirtti.
Sharma, “En az üçte biri (hurdaya ayrılmalı), belki daha da fazlası. Açık konuşmak gerekirse bunun yarıdan fazla olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Sharma, yaşanabilecek bir çevre felaketinin boyutlarını anlatırken 1979 yılında meydana gelen büyük petrol sızıntısını örnek gösterdi. Ona göre ortaya çıkabilecek bir kaza, denize 2 milyon varilden fazla petrolün karıştığı o olayla karşılaştırılabilecek ölçekte olabilir.
Söz konusu felaket, 3 Haziran 1979’da Meksika Körfezi’ndeki Ixtoc I petrol platformunda meydana geldi. Kazanın ardından kuyu kontrolden çıktı ve petrol yaklaşık dokuz buçuk ay boyunca okyanusa akmaya devam etti.
Olay sırasında denize 460 bin ila 480 bin ton arasında petrol karıştı. Sızıntı ancak 1980 yılında tamamen durdurulabildi.
Denizcilik veri ve analiz şirketi Clarksons’ın verilerine göre gölge filo yaklaşık 1.800 gemiden oluşuyor. Bu gemilerin yaklaşık 1500’ünü ham petrol ve petrol ürünü taşıyan tankerler oluşturuyor.
Haberde, bu tankerlerin önemli bölümünün 20 yaşın üzerinde olduğu ve korozyon ile eskiyen sistemler nedeniyle teknik durumlarının risk altında bulunduğu belirtildi.
Financial Times’a göre gemi sahipleri, Basra Körfezi’ndeki kriz ortamında kârlı hale gelen ticaretten yararlanabilmek için bu tankerlerin kullanım ömrünü uzatıyor. Haberde ayrıca yaptırımların, gemilerin yasal yollarla geri dönüşüme gönderilmesini de zorlaştırdığı aktarıldı.
CMB Tech Üst Yöneticisi Alexander Saverys de gölge filodaki gemilerin durumuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu, zaman ayarlı bir tehlike ve denizcilik sektöründeki herkes bunun farkında. Bu gemiler sigortasız, bakımları yetersiz, mürettebat kalitesi düşük; meydana gelmeyi bekleyen bir kazayla karşı karşıyayız.”
Hürmüz Boğazı’ndaki durum geri dönüşümü de etkiliyor
Financial Times, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının eski gemilerin geri dönüşüme gönderilme sürecini de yavaşlattığını yazdı. Habere göre bunun nedenlerinden biri, Körfez ülkelerinin petrol depolamak amacıyla erişebildikleri tüm tankerlerden yararlanmaya çalışması.
Sharma, boğazın yeniden açılması halinde eski gemilerin geri dönüşümüne yönelik talebin hızla artacağını öngördü.
Değerlendirmesine göre yüklerini boşaltmalarının ardından bu gemilerin önemli bölümü hurdaya ayrılmak üzere tersanelere yönlendirilebilir.
Sharma ayrıca geri dönüşüme gönderilmek üzere planlanan bazı gemilerin hâlihazırda Körfez içinde mahsur kaldığını ve bölgeden ayrılamadığını da aktardı.
Gölge filo, uluslararası yük taşımacılığında yaptırımları, ambargoları ve fiyat sınırlamalarını aşmak amacıyla kullanılan, ağırlıklı olarak petrol tankerlerinden oluşan gemi grupları için kullanılan bir tanım olarak biliniyor.
Financial Times daha önce yayımladığı bir başka haberde, özellikle Ortadoğu bölgesinde faaliyet gösteren gölge filo tankerlerinin mürettebatlarının çoğu zaman son derece sınırlı seyrüsefer imkânlarıyla çalıştığını aktarmıştı.
Habere göre gemiler transponderlerini kapatıyor, konum bilgilerini değiştiriyor ve tehlikeli bölgelerden GPS desteği olmadan geçiyor. Bir denizci bu durumu, “Vikingler gibi; radarla ve dualarla ilerliyoruz” sözleriyle anlatmıştı.
Gazetenin aktardığına göre tankerler rotalarını gizlemek amacıyla AIS takip sistemlerini kapatıyor veya konum verilerini değiştiriyor.
Bazı durumlarda gemiler sistemlerde tamamen “hayalet gemi” haline geliyor ve koordinatları 0-0-0-0 noktasında görünmeye başlıyor.