Dünya Basını
FT: Trump köprüleri yakarken, Çin yumuşak güç inşa ediyor
Yıllarca ABD, Japonya ve Güney Kore’nin küresel popülaritesine yetişmekte zorlanan Pekin’in imajı iyileşiyor. Trump köprüleri yakarken, Çin yumuşak güç inşa ediyor.
Gideoan Rachman, Financial Times
5 Mayıs 2026
Ben bu satırları yazarken, Dünya Snooker Şampiyonası Sheffield’da doruk noktasına yaklaşıyor; 22 yaşındaki Wu Yize, üstünlük için Britanyalı Shaun Murphy ile mücadele ediyor. Wu kazanırsa, geçen yıl Zhao Xintong’un zaferinin ardından dünya şampiyonu unvanını alan ikinci Çinli oyuncu olacak.
Kaderin şaşırtıcı bir cilvesiyle Çin ve Britanya, dünya snooker mükemmeliyetinin iki merkezi olarak ortaya çıktı. Bir zamanlar dünyanın çelik üretim başkenti olan Sheffield, snooker başkenti haline geldi. Wu, 16 yaşındayken babasıyla birlikte buraya taşındı ve oyununu geliştirirken penceresiz bir dairede yaşadı. Çin’de şu anda yaklaşık 150 milyon snooker hayranı olduğu söyleniyor. Britanya’nın Pekin Büyükelçisi Peter Wilson, bu beklenmedik bağa bir saygı göstergesi olarak oturma odasına bir snooker masası yerleştirdi.
Çin’in bir snooker süper gücü olarak ortaya çıkışı, ülkenin “yumuşak güç” geliştirmeye başladığının küçük bir işareti; yani bir ulusun küresel imajını parlatabilecek kültürel itibarı.
Uzun yıllar boyunca modern yumuşak güç biçimleri Çin’in elinden kaçtı. Japonya’nın mangası vardı. Güney Kore’nin K-pop’u vardı. Bu olgular hükümet kararnamesiyle değil, toplumun içinden doğdu; Çin’in Komünist Parti’nin boğucu yönetimi altında rekabet etmekte zorlanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir. Ancak işler değişiyor. Mesele yalnızca snooker değil. TikTok, uluslararası yankı uyandıran kültürel memlerin oluşmasına yardımcı olmuş, son derece başarılı bir Çin uygulaması. Chongqing kenti, binaların içinden geçen demiryollarıyla “siberpunk” mimarisi sayesinde artık küresel ilgi görüyor. “Hayatımda çok Çinli bir dönem” ifadesi TikTok ve Instagram’da viral oldu. Bu ifade, evde terlik giymekten sıcak su içmeye kadar her anlama gelebiliyor.
Yumuşak güç ile jeopolitik arasındaki ilişkiyi kesin biçimde saptamak zordur; ancak bu ilişki kesinlikle vardır. ABD ve Batı, Soğuk Savaş’ta kısmen Amerikan toplumunun Sovyet rakibinden çok daha çekici ve dinamik görünmesi sayesinde galip geldi. Demir Perde’nin ardında Levi’s kot pantolonlara ve rock müziğe duyulan özlem gerçekti ve önemliydi. Dolayısıyla, Donald Trump’ın Amerika’nın küresel iyi niyet stokunu tükettiği bir dönemde Çin’in yumuşak güç geliştirmesi potansiyel olarak kayda değerdir.
Geçen ay yayımlanan Güneydoğu Asya’daki seçkin kanaat önderlerine yönelik bir ankette, katılımcılara Güneydoğu Asya ülkelerinin Amerika ile Çin arasında seçim yapmaya zorlanmaları halinde kiminle hizalanmaları gerektiği soruldu. Anketin sekiz yıllık tarihinde ikinci kez, kıl payı bir çoğunluk Çin’i tercih etti. Bu yılın başlarında yapılan bir kamuoyu yoklaması ise Almanya, Fransa, Britanya ve Kanada’da kayda değer çoğunlukların “ABD’ye bağımlı olmaktansa Çin’e bağımlı olmanın daha iyi” olduğunu söylediğini gösterdi; geleneksel Amerikan müttefikleri için dikkat çekici bir sonuç.
ABD ile Çin arasındaki rekabet giderek daha fazla, hangi ülkenin dünyanın ekonomik ve teknolojik geleceğini şekillendirmede daha etkili olacağı meselesine dönüşüyor. Üçüncü ülkeler Çin’in mi, yoksa Amerika’nın mı teknoloji standartlarını benimseyecek? Çin elektrikli araçları küresel otomobil pazarına hâkim olacak mı?
Bir ülkenin küresel imajı bu tercihleri güçlü biçimde etkileyebilir. Tesla satışları 2025’te Avrupa’da sert düşüş gösterdi; birçok kişi bunu şirketin kurucusu Elon Musk’ın Donald Trump ile yakın ilişkilendirilmesine bağladı. Batı Londra’daki yerel Tesla bayim yakın zamanda kapandı ve şimdi hızla büyüyen Çinli otomobil markaları Omoda ve Jaecoo için bir showroom haline geldi.
Amerikalı politika yapıcılar sık sık Çin teknolojisini benimsemenin insanları Çin casusluğuna açık hale getirebileceğinde ısrar ediyor. Birkaç yıl önce ABD, küresel müttefiklerini Çinli sağlayıcı Huawei’nin 5G kablosuz teknolojisini benimsememeye ikna etmek için tüm gücüyle çalıştı. Bu kampanya oldukça başarılı oldu. Örneğin Britanya, Huawei ile ilerleme kararından geri döndü. Ancak benzer Amerikan kampanyalarının bugün başarılı olup olmayacağı tartışmalıdır.
ABD’nin Huawei’ye karşı öne sürdüğü temel argüman, bu teknolojiyi benimsemenin ülkeleri gözetim ve ekonomik zorlamaya açık hale getireceğiydi. Ancak artık ekonomik zorlamanın Amerikan devlet yönetiminin temel araçlarından biri olduğu ve AB yetkililerine ABD’ye giderken tek kullanımlık telefon götürmelerinin söylendiği bir dünyada yaşıyoruz.
Bu sırada Pekin, yumuşak gücünü parlatıyor. Pek çok Avrupalı artık Çin’e vizesiz seyahat edebiliyor. Çin’in DeepSeek’i, yapay zekâ modelini açık kaynak haline getirdi; bu da dünyanın dört bir yanında hızla benimsenmesine yol açtı. Geçen hafta ise Çin, neredeyse tüm Afrika ülkelerinden yapılan ithalata yönelik tarifeleri kaldırdı. Bu, Washington’ın AB araçlarına yüzde 25 gümrük vergisi uygulama niyetini açıklamasıyla çarpıcı bir tezat oluşturdu.
ABD uzun süredir Hindistan’ı, Çin nüfuzunu çevreleme mücadelesinde kritik bir ortak olarak görüyordu. Ancak Trump, Hindistan’a ağır gümrük vergileri uygulayarak, Pakistan’ı överek ve kısa süre önce Hindistan’ı “cehennem çukuru” olarak niteleyen sosyal medya yorumlarını paylaşarak Modi hükümetini yabancılaştırmak için âdeta özel bir çaba gösteriyor gibi görünüyor. Mart ayında Modi hükümeti, Çinli azınlık ortaklığı bulunan teknoloji yatırımları için yedi stratejik sektörde artık hızlandırılmış onay verilmesine izin vereceğini açıkladı.
İroni şu ki, ABD’nin Çin’e ekonomik bağımlılığın tehlikeleri konusundaki uyarılarında belli bir haklılık payı var. Pekin, nadir toprak elementleri ve kritik mineral üretimindeki hâkimiyetini jeopolitik bir silah olarak kullanmaya hem istekli hem de muktedir olduğunu gösterdi. ABD’nin Çin’in dünya çapında büyüyen ekonomik gücüyle mücadele edebilmesi için uluslararası ortaklıklar kurması gerekecek. Bu da Amerika’nın yumuşak güç stokunu yeniden inşa etmeyi gerektirecek. Aksi halde Trump, kendisini Xi tarafından tam anlamıyla “snooker’a düşürülmüş” halde bulabilir.