Dünya Basını

FT: Trump’ın anlaşması, İran’da askeri seçeneğin başarısızlığını yansıtıyor

Yayınlanma

Trump’ın başarısızlığı başarı olarak yeniden paketleme konusunda uzun bir sicili var. İran’da rejim değişikliği hedefleyen bu başarısız savaş için de aynı şeyi hızla yapacaktır.

Financial Times, Gideon Rachman
15 Haziran 2026

Bir barış anlaşmasını kutlamanın, Beyaz Saray’ın bahçesinde kafes dövüşü düzenlemekten daha iyi bir yolu olabilir mi? Donald Trump, uzun süreli şiddet yerine her zaman performatif çatışmayı tercih etti. Şimdi nihayet, İran’la savaşı sona erdirmeye yönelik uzun süredir müjdelediği anlaşmaya kavuşmuş durumda.

Ancak herhangi bir barışın kırılgan olması muhtemel. Trump bunu nasıl pazarlamayı seçerse seçsin, cuma günü Cenevre’de imzalanması planlanan anlaşma kalıcı bir çözüm değil. Bu, mevcut ateşkesin 60 gün uzatılması anlamına geliyor; Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasına ve ABD’nin İran’a yönelik ablukasının kaldırılmasına imkân tanıyor. İran’a yönelik yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması taahhüdüyle bağlantılı biçimde, nükleer meselelerin müzakere yoluyla çözülmesine dair bir vaat de var.

Her şeyin nasıl dağılabileceğini görmek kolay. İsrail hükümeti memnun değil; özellikle de Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürüttüğü kampanyanın sona ermesi gerekeceğine dair açıklamadan rahatsız. Seçimler yaklaşırken ve İsrail’de barış anlaşmasına yönelik partiler üstü kınamalar varken, Benjamin Netanyahu, özellikle Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyini bombalaması halinde, Hizbullah’a yönelik saldırıları yeniden başlatma ihtiyacı hissedebilir. İran da buna İsrail’e yönelik saldırılarla karşılık verebilir.

Lübnan yalnızca en bariz parlama noktası. Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması, aynı sırada İran’ın nükleer programı gibi çetrefilli bir mesele üzerinde görüşmelerin başlaması, anlaşmazlıklar ve yanlış anlamalar için geniş bir alan bırakıyor. Bu koşullar altında, gerilimin kademeli olarak gevşemesi —zaman zaman şiddet dalgalarıyla kesintiye uğrasa da— çatışmaların tamamen sona ermesinden daha olası görünüyor.

Savaşta açık bir galip olmadığı için, herhangi bir barış anlaşmasının da uzlaşma niteliğinde olması gerekiyordu. En iyi işaret, tüm taraflardaki şahinlerin bundan memnun olmaması.

Amerikalı şahinler Tahran’da rejim değişikliği ya da en azından İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesini istiyordu. Ancak rejim değişikliği şimdi savaşın başladığı döneme kıyasla daha uzak görünüyor. İran’ın nükleer konularda gelecekte işbirliği yapacağına dair vaatleri de Washington’daki birçok kişi tarafından derin bir şüpheyle karşılanacak.

Şahinler ayrıca İran varlıklarının dondurulmasının kaldırılmasının ve yaptırımların hafifletilmesinin, İslam Cumhuriyeti’nin ordusunu ve bölgesel vekil güçlerini yeniden inşa etmesine imkân sağlayacağından endişe ediyor. Geçen hafta, önde gelen Cumhuriyetçi sertlik yanlılarından Senatör Lindsey Graham, Trump’a, İran’ın başlıca petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı ele geçirme tehdidini hayata geçirerek savaşı tırmandırması yönünde hâlâ baskı yapıyordu. Ancak Trump’ın askeri danışmanları, herhangi bir Amerikan işgal gücünün İran’ın karşı saldırısı için açık hedef haline geleceği konusunda onu uyarmış olmalı. Trump’ın şimdi vardığı anlaşma, askeri seçeneğin başarısızlığını yansıtıyor.

İsrail hükümeti özellikle mutsuz. Netanyahu’ya yakın bir gazeteci olan Amit Segal, anlaşma haberine Henry Kissinger’dan şu alıntıyı paylaşarak yanıt verdi: “Amerika’nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir ama Amerika’nın dostu olmak ölümcüldür.” İsrailliler, İran’ın boğazın açılmasını Lübnan’da ateşkese başarıyla bağlamış olmasından; böylece İsrail’in kendi sınırlarındaki bir savaşta elinin kolunun bağlanmasından endişe ediyor. Daha genel olarak ise en tehlikeli rakipleri olan İran’ın çatışmadan güçlenerek çıktığından korkuyorlar.

Ancak İranlı aşırı sertlik yanlıları da öfkeli görünüyor. Yaklaşan anlaşmaya ilişkin haberler, Tahran’da ve bölge şehirlerinde gösterilere yol açtı; gösterilerde Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf aleyhine sloganlar atıldı. İran’da önerilen anlaşmayı eleştirenler, Tahran’ın boğazın açılmasını, ABD’nin yerine getirmeyebileceği bir yaptırım hafifletme vaadi karşılığında takas ettiğini söylüyor; özellikle de bunun Kongre’de engellenebileceğini belirtiyor.

Körfez ülkelerinde de karışık duygular hâkim olacak. Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, boğaz üzerinden enerji ihracatının serbest akışına imkân tanıyacak ve bölgenin istikrarına duyulan güveni yeniden tesis edecek bir çözüme şiddetle ihtiyaç duyuyor.

Ancak ara sıra drone saldırıları ya da füze saldırılarıyla kesintiye uğrayan kırılgan bir barış, turistleri ve yabancı çalışanları rahatlatmaya yetmeyebilir. Katar’daki Ras Laffan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisi gibi kritik altyapılarda meydana gelen bazı hasarların onarılması birkaç yıl sürebilir.

Körfez ülkeleri, gelecekteki jeopolitik konumlanışları konusunda da ciddi bir muhasebe yapmak zorunda kalacak. Bölgedeki birçok karar alıcı, ABD ve İsrail’in kendi tavsiyelerine rağmen İran’a savaş açmış olmasına öfkeli. Ancak aynı zamanda, ilk ABD-İsrail saldırısına doğrudan katılmamış olmalarına rağmen Tahran’ın misilleme için kendilerini hedef almasından da büyük öfke duyuyorlar.

Önümüzdeki aylar ve yıllarda Körfez ülkeleri derin bir tercih yapmak zorunda kalacak. Makul bir alternatif güvenlik ortağı bulunmadığı gerekçesiyle ABD ile ilişkilerini daha da güçlendirip, bazıları İsrail’e daha da mı yaklaşacak? Yoksa modern Amerika’nın bir müttefik olarak fazlasıyla kaprisli ve güvenilmez olduğuna karar verip, sessizce İran’la bir anlayış arayışına mı girecekler?

Trump’ın başarısızlığı —ister iflas etmiş bir kumarhane ister kaybedilmiş bir seçim olsun— başarı olarak yeniden paketleme konusunda uzun bir sicili var. Rejim değişikliği hedefleyen bu başarısız savaş için de aynı şeyi hızla yapacaktır. Ancak bunu başarmak için İran’ın ve Orta Doğu’nun manşetlerden düştüğü uzun bir sakinlik dönemine ihtiyaç duyacak. Bu ise fazlasıyla iyimser bir beklenti olabilir.

Çok Okunanlar

Exit mobile version