Dünya Basını
Gazeteci Greenwald: Bu savaş kapsam, süre ve amaç açısından çok daha geniş ve iddialı
Gazeteci Glenn Greenwald, ABD’nin İsrail ile ortaklaşa başlattığı İran saldırısını, Trump yönetiminin seçim dönemindeki “yeni savaşlara hayır” taahhüdünün terk edilmesi olarak niteledi. Greenwald, operasyonun stratejik amaçlarının belirsizliğini ve geçmişteki Irak müdahalesiyle benzerlik gösteren risklerini detaylandırdı.
Gazeteci Glenn Greenwald, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik başlattığı yeni askeri harekatın, geçmişteki sınırlı angajmanlardan farklı olarak çok daha kapsamlı ve iddialı bir yapıya sahip olduğunu belirtti.
Greenwald, yayını sırasında, “Birleşik Devletler yeni bir savaş başlattı. Bu kez, İsrail ile ortaklaşa yürütülen ve İran’ı hedef alan bir operasyon söz konusu” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirilen ve sadece bir gece süren saldırıları hatırlatan Greenwald, mevcut durumun çok daha tehlikeli olduğunu vurguladı.
Gazeteci, operasyonun 100 milyona yaklaşan nüfusuyla İran gibi geniş bir coğrafyada yürütülmesinin, 2003 yılında Irak’ta yaşanan felaketlere benzer sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Greenwald, “Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle oluşan güç boşluğu, IŞİD’in ortaya çıkmasına yol açmıştı. Bu yeni harekatın da benzer şekilde öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen sonuçlara gebe olduğunu düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“Bu, Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin üç seçim boyunca savunduğu her şeyin terk edilmesidir”
Greenwald, Donald Trump’ın 2016’dan bu yana “yeni savaşlara girmeme” ve “rejim değişikliği operasyonlarını durdurma” üzerine kurduğu siyasi kimliğin, bu harekatla birlikte tamamen bozulduğunu ifade etti.
Greenwald, 2024 seçim sürecinde Cumhuriyetçi Parti’nin “Barış yanlısı aday” (Pro-peace ticket) sloganını kullandığını belirterek, “Bu harekatı savunmak, Trump’ın on yıl boyunca savunduğu her şeyin inkar edilmesi anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
Trump’ın özellikle 2024 kampanyası süresince Kamala Harris’i “Dick Cheney’nin savaş yanlısı politikalarını sürdürmekle” itham ettiğini belirten Greenwald, şu ifadeleri kullandı:
“Trump, seçim döneminde ‘Kamala’ya oy vermek, Dick Cheney’e ve sürekli savaşlara oy vermektir’ diyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktada Trump yönetimi, bizzat bu savaş yanlısı politikaların uygulayıcısı haline geldi.”
“Bu, ‘barış’ sloganıyla yürütülen bir savaş”
Trump destekçilerinin “güç yoluyla barış” (peace through strength) doktrinine atıfta bulunarak harekatı meşrulaştırmaya çalışmalarını eleştiren Greenwald, bu yaklaşımı George Orwell’ın distopik anlatılarına benzetti.
Greenwald, “Savaş yanlısı Cumhuriyetçiler, İran’a karşı bu rejim değişikliği savaşını başlatmanın aslında barışçıl bir gündemin parçası olduğunu iddia ediyor. Bu, ‘Savaş barıştır’ diyen Orwell’cı bir yaklaşımın en uç örneğidir” ifadelerini kullandı.
Greenwald, JD Vance’in 2023 yılında Wall Street Journal’da kaleme aldığı makaleye dikkat çekerek, Vance’in Trump’a desteğini “savaşları başlatmayacağı” gerekçesine dayandırdığını hatırlattı.
Gazeteci, “Dün savaş karşıtı olduğunu beyan edenler, bugün bu harekatın arkasında durmak için her türlü retorik araca başvuruyor” tespitinde bulundu.
“Washington, hayatları boyunca savaşın yakınından geçmemiş savaş yanlısı sosyopatlarla dolu”
ABD’nin Liz Cheney gibi isimlere yönelik Trump tarafından yöneltilen eleştirilere değinen Greenwald, savaş kararı alan siyasilerin hiçbirinin kendi ailelerinden kimseyi cepheye sürmediğini vurguladı.
Greenwald, “Washington, güvenli binalarda oturup başkalarının çocuklarını ölüme gönderen savaş yanlısı sosyopatlarla dolu. Trump’ın eleştirdiği bu zihniyet, maalesef kendi yönetimi içinde de baskın hale geldi” diye konuştu.
Greenwald, Trump’ın savaş kararını bir Kongre oylaması veya kamuoyu tartışması olmaksızın, gece yarısı sosyal medya üzerinden duyurmasını “demokratik süreçlerin tamamen by-pass edilmesi” olarak tanımladı.
Gazeteci, “Ne bir Kongre onayı var, ne bir tartışma, ne de Amerikan halkını ikna etmeye yönelik bir çaba. Sadece bir sabah aniden başlatılan bir savaş ilanıyla karşı karşıyayız” dedi.
“Trump, İsrail’in en güçlü düşmanını etkisiz hale getirmek için bir savaş başlattı”
Harekatın asıl motivasyonunun İsrail’in stratejik çıkarları olduğunu savunan Greenwald, Trump’ın finansörleri ve danışmanları arasındaki İsrail lobisinin etkisine işaret etti.
Greenwald, “İsrail’in bölgedeki en güçlü düşmanını etkisiz hale getirmek için bu savaş başlatıldı. Trump’ın en büyük bağışçısı olan Adelson ailesinin temel ajandası, İran’ın askeri kapasitesinin yok edilmesidir” iddiasını dile getirdi.
Trump’ın “İran’ın nükleer programını daha önce yok ettik” şeklindeki söylemlerine de tepki gösteren Greenwald, “Eğer nükleer kapasiteyi zaten yok ettiyseniz, neden sekiz ay sonra bu kez çok daha büyük ve kapsamlı bir savaşla tekrar vuruyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Greenwald, bu durumun bir “tutarsızlık” ve “İsrail’in ajandasını yürütme çabası” olduğunu belirtti.
“Bombardımanla İran halkını özgürleştireceğimizi iddia ediyorlar”
Trump’ın operasyonun amacını “İran halkını özgürleştirmek” olarak açıklamasını “naif ve inandırıcı olmayan bir gerekçe” olarak nitelendiren Greenwald, tarihsel örneklerin bunun aksini kanıtladığını ifade etti.
Greenwald, “ABD tarihinde hiçbir başkan, başka bir ülkeye ‘demokrasi getirmek’ için savaş başlatmadı. ABD, geçmişte Brezilya, İran ve Endonezya gibi ülkelerde demokratik hükümetleri devirip diktatörlükleri destekleyen bir aktör olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.
Greenwald, konuşmasını operasyonun muhtemel sonuçlarına dair uyarıyla bitirdi:
“Trump, savaşın sonunda Amerikan askerlerinin de kayıplar verebileceğini kabul ediyor. Bu savaşın, ekonomik ve jeopolitik maliyetlerinin yanı sıra, Trump hareketinin siyasi intiharı olabileceği kanaatindeyim.”