Ortadoğu

Gazze’de savaş sonrası mücadele: Yönetimi kim üstlenecek?

Yayınlanma

Gazze’deki savaşın ardından bölgenin geleceği, yönetim mücadelesine odaklandı. The Cradle haberine göre Hamas ve İslami Cihad, hayatta kalmalarını “stratejik zafer” olarak nitelendirerek dışarıdan dayatılan teknokrat hükümet planlarını reddediyor ve direnişin silahlarının pazarlık konusu olmadığını vurguluyor.

Gazze’deki yıkıcı savaşın ardından asıl tartışma, ateşkes veya yeniden imardan ziyade bölgeyi kimin yöneteceği sorusuna odaklanmış durumda.

The Cradle portalının haberine göre, savaş sonrası mücadele meşruiyet, egemenlik ve Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı etrafında şekilleniyor.

Haberde, geçmişteki “yeniden imar” ve “yardım” süreçlerinin Filistin halkının egemenlik arayışını bastırmak için kullanıldığı, adaletin yerini ise “siyasi gerçekçilik” adı altında dış dayatmaların aldığı belirtildi.

‘Bu, varoluşsal bir mücadele’

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Eyyham Şanana, The Cradle’a yaptığı açıklamada, savaşın sonucunun geleneksel bir çatışmanın ölçütleriyle değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Şanana, “Bu, Batı destekli bir işgale karşı özgürlük arayan bir halkın varoluş mücadelesidir” diye konuştu.

İsrail’in ilan ettiği hedeflere ulaşamadığını belirten Şanana, Hamas’ın yaklaşık iki yıllık savaşın ardından siyasi sahnede kalmasının “stratejik bir zafer” olduğunu ifade etti.

İslami Cihad yöneticilerinden Heysem Ebu’l-Gazlan da benzer bir görüşü dile getirdi.

Ebu’l-Gazlan, “Direniş artık hiç olmadığı kadar kök salmış durumda” ifade ederek gerçek zaferin, “Siyonist projenin Filistinlileri yerinden edememesi ve direniş iradesini kıramaması” olduğunu belirtti.

Şanana, direnişin artık “Gazze’nin geleceğine dair hiçbir tartışmada göz ardı edilemeyecek temel bir aktör haline geldiğini” vurguladı.

Yeniden imar siyasi baskı aracı mı?

The Cradle, Gazze’nin yönetimi için sunulan teknokrat hükümet veya geçici yönetim gibi uluslararası planların, eski vesayet mekanizmalarının yeni biçimleri olduğunu bildirdi.

Ebu’l-Gazlan, geleceğe dair her düzenlemenin “yabancı mutabakatlar veya uluslararası vesayetle değil, kapsamlı bir Filistin ulusal diyaloğunun sonucu olması gerektiğini” vurguladı.

Yeniden imarın siyasi pazarlık konusu yapılamayacağını söyleyen Ebu’l-Gazlan, bunun direnişin silahsızlandırılmasıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirtti.

‘Direnişin silahları kırmızı çizgidir’

Hamas ve İslami Cihad yetkilileri, direnişin silahsızlandırılmasına yönelik her türlü planı kesin bir dille reddediyor. Şanana, “İşgal sürdükçe direnişin silahları kırmızı çizgidir” dedi ve Hamas’ın sivil bir yönetime karşı olmadığını ancak güvenlik yapısından taviz vermeyeceğini ekledi.

Ebu’l-Gazlan da, “Silahsızlandırma süreçleriyle direnişi zayıflatan tüm barış girişimleri, daha fazla saldırı ve yerleşim genişlemesiyle sonuçlandı” diyerek uyardı. Her iki yetkili de egemenliğin, özellikle güvenlik alanında pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.

Üç olası senaryo

Haberde, Gazze’nin geleceğine ilişkin üç senaryo değerlendiriliyor:

1. Direniş öncülüğünde yönetim (Yüzde 60 ihtimal): En olası senaryoya göre, İsrail ordusunun çekilmesiyle Hamas fiili denetimini yeniden tesis edecek. Şanana, “Şeridin yaklaşık yüzde 70’i Hamas’a bağlı Filistin güvenlik güçlerinin kontrolü altında” diyerek sahadaki durumu doğruladı. Bu senaryo, direniş otoritesiyle geçici sivil idarenin iç içe geçtiği hibrit bir dönem öngörüyor.

2. 2005 öncesine dönüş (Yüzde 25 ihtimal): ABD ve bazı bölgesel aktörlerin tercih ettiği bu model, İsrail, Filistin yönetimi ve ABD öncülüğündeki bir denetim organı arasında üçlü güvenlik koordinasyonunu içeriyor. Ancak The Cradle, Hamas’ın varlığından vazgeçmeyeceği ve Filistin yönetiminin halk nezdindeki güvenilirliğini yitirdiği için bu planın “Batı’nın fantezisi” olduğunu belirtiyor.

3. Kurgulanmış kaos (Yüzde 15 ihtimal): İsrail’in tercih ettiği belirtilen bu senaryo, ateşkesin çökmesi halinde Filistinli gruplar arasında iç çatışmaların çıkmasını öngörüyor. Bu durumun direnişi yıpratacağı ve birleşik bir yönetimi engelleyeceği ifade ediliyor.

İsrail’de iç siyasi kriz

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ı ortadan kaldırma hedefinde başarısız oldu ve artan iç muhalefetle karşı karşıya.

Şanana, Netanyahu hükümetini “meşruiyetini kendi toplumunda bile yitirmiş, faşist ve aşırı uçta bir yönetim” olarak tanımladı.

Haberde, İsrail’in savaş hedeflerinin “Hamas’ı ortadan kaldırmaktan başarısızlığı sürdürmeye” evrildiği, bunun da stratejik bir yönsüzlüğe işaret ettiği kaydedildi.

Şanana, sözlerini şöyle tamamladı:

“Direnişin üzerinde hiçbir otorite yok, egemenlik olmadan yeniden imar da yok. Meşruiyet, bağışçılar tarafından verilmez ya da dış çerçevelerle dayatılmaz; ateşin içinde şekillenip yıkıntılar arasından kazanılır.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version