Ortadoğu

Hark Adası neden kritik?

Yayınlanma

Basra Körfezi’ndeki Hark Adası, İran’ın petrol ihracatının omurgasını oluşturuyor. Ülke petrolünün büyük bölümü bu ada üzerinden dünya pazarına ulaşıyor ve ada aynı zamanda askeri kontrol noktası işlevi görüyor.

Hark Adası, İran’a ait mercan yapılı kayalık bir ada olarak Basra Körfezi’nde yer alıyor. Yaklaşık 8 kilometre uzunluğa, 4-5 kilometre genişliğe ve 22 kilometrekare yüzölçümüne sahip olan adada yaklaşık 20 bin kişi yaşıyor. Nüfusun büyük bölümü petrol sektöründe çalışıyor.

Ada, Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık 500 kilometre kuzeybatısında bulunuyor. İran ana karasına uzaklığı yaklaşık 24 kilometre, Buşehr liman kentine mesafesi ise 55 kilometre olarak ölçülüyor. Bu coğrafi konum, adayı hem lojistik hem de askeri açıdan kritik bir noktaya yerleştiriyor.

Ada tarih boyunca ticaret ve sürgün merkezi olarak kullanıldı

Hark’ta insan yerleşimine ilişkin ilk izler Ahameniş İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Arkeolojik bulgular, adanın 8. ile 14. yüzyıllar arasında bölgesel ticaret ağının önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.

Sömürge döneminde ada önce Portekizlilerin kontrolüne geçti. 1752 yılında Hollandalılar burada ticari bir üs kurdu. 19. yüzyıl ortasında İngiltere’nin kontrolüne giren ada, 20. yüzyıl başında yeniden İran yönetimine bağlandı.

20’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde Şah Rıza Pehlevi, Hark’ı siyasi tutuklular için sürgün yeri olarak kullandı. Adanın petrol merkezi haline gelmesi 1958 yılında başladı. 1960 yılında derin su terminali devreye alındı. İran-Irak Savaşı sırasında altyapı zarar gördü, ancak daha sonra yeniden inşa edildi.

İran petrolünün büyük bölümü bu ada üzerinden ihraç ediliyor

Hark Adası, İran’ın petrol ihracat sisteminin ana düğümünü oluşturuyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son operasyonları öncesinde ülke petrolünün yüzde 90’dan fazlası bu ada üzerinden ihraç ediliyordu. Başlıca alıcı ülke Çin olarak öne çıkıyor.

Enerji analiz şirketi Kpler, petrol ihracatının İran için temel döviz kaynağı olduğunu ve devlet bütçesinde belirleyici rol oynadığını belirtiyor. Bu nedenle Hark’taki herhangi bir aksama doğrudan ekonomik sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor.

Adanın derin sulu kıyıları, yüksek kapasiteli VLCC tipi süper tankerlerin yanaşmasına imkan veriyor. İran ana karasındaki sığ kıyıların aksine bu özellik, Hark’ı benzersiz kılıyor.

Altyapı yüksek kapasiteyle çalışıyor

Hark’taki tesisler yılda yaklaşık 950 milyon varil petrol ihracatına imkan sağlıyor. Günlük taşıma kapasitesi 7 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Aynı anda on süper tanker yükleme yapabiliyor.

Petrol, ana karadan boru hatlarıyla adaya ulaştırılıyor. Yüklenen tankerler Basra Körfezi üzerinden güneye ilerliyor ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek açık denizlere çıkıyor. Deniz trafiği, uluslararası deniz hukuku çerçevesinde “açık deniz” ve geçiş rejimleri kapsamında değerlendiriliyor.

Uydu verilerine göre, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kısıtlamalarına rağmen Hark’tan petrol sevkiyatı devam ediyor. Kpler verilerine göre adadaki depolama kapasitesi 31 milyon varil düzeyinde. 7 Mart itibarıyla doluluk oranı yüzde 58 olarak kaydedildi.

Askeri varlık, adayı aynı zamanda kontrol noktasına dönüştürüyor

Hark, sıkı askeri denetim nedeniyle “yasak ada” olarak da anılıyor. Ada üzerinde İran Devrim Muhafızları’na bağlı deniz ve hava unsurları konuşlu bulunuyor. Bu unsurlar, Basra Körfezi’nde devriye faaliyetleri yürütüyor ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini izleyebiliyor.

Bu durum, adayı yalnızca enerji altyapısı değil, aynı zamanda askeri gözetim ve deniz güvenliği açısından da merkezi bir konuma yerleştiriyor.

ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik savaş başlattı. 13 Mart’ta ABD güçleri Hark Adası’nı hedef aldı. ABD Başkanı Donald Trump, adayı “İran’ın taçtaki incisi” olarak tanımladı.

Trump, ABD ordusunun askeri hedefleri vurduğunu ancak petrol altyapısına zarar vermediğini açıkladı. Trump, “Hürmüz Boğazı’ndaki serbest geçiş engellenirse bu kararı yeniden değerlendiririm” ifadesini kullandı.

16 Mart’ta yaptığı açıklamada ise Hark’taki enerji altyapısının kısa sürede hedef alınabileceğini belirtti. “Tek bir talimat yeterli olur” ifadesini kullanan Trump, olası bir saldırının sonuçlarının uzun vadeli olacağını vurguladı.

20 Mart’ta Axios, Trump yönetiminin Hark’ı abluka altına alma veya işgal etme seçeneklerini değerlendirdiğini bildirdi. 23 Mart’ta The Jerusalem Post, ABD’nin müttefiklerine Hark’ın ele geçirilmesi seçeneğini ilettiğini aktardı.

Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda İran’ın ihracat kapasitesinde ciddi daralma bekleniyor. Alternatif olarak Umman Denizi kıyısındaki Cask terminali öne çıkıyor. Ancak bu tesisin kapasitesi Hark’a kıyasla sınırlı kalıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version