Dünya Basını

Hindistan, Ukrayna’da barışı ilerletebilir mi?

Yayınlanma

Editörün notu: Hindistan, Rusya-Ukrayna savaşına dair tarafsız bir tutum sergileyerek hem Rusya ile stratejik ilişkilerini hem de Batı ile gelişen bağlarını korumaya çalışıyor. Başbakan Modi’nin Moskova ve Kiev’e yaptığı ziyaretler, Hindistan’ın mekik diplomasisiyle barış görüşmelerine arabulucu olma çabalarını ortaya koyuyor. Ancak Hindistan’ın Rusya ile tarihsel bağı, enerji ve savunma alanındaki bağımlılığı, pozisyonunu karmaşık hale getiriyor. Stockholm Güney Asya ve Hint-Pasifik İşleri Merkezi Başkanı, Güvenlik ve Kalkınma Politikaları Enstitüsü (İsveç) ve Varşova Üniversitesi’nde profesör olan Dr. Jagannath Panda, Hindistan’ın stratejik özerklik ilkesi, Küresel Güney liderliği ve diplomatik esnekliğinin onu Ukrayna savaşında potansiyel bir barış kolaylaştırıcısı yapabileceğine işaret ediyor. Ancak Yeni Delhi’nin başarılı olabilmesi için tüm tarafların güvenini kazanması gerekiyor.


Hindistan, Ukrayna’da barışı ilerletebilir mi?

Jagannath Panda, United States Institute for Peace

Rusya’nın Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Hindistan, Rusya ile stratejik ilişkisini korurken, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ile gelişen bağlarını da sürdürmeye çalıştı. Hindistan’ın bu denge politikası, Başbakan Narendra Modi’nin bu yıl temmuz ayında Rusya’ya yaptığı ziyaret ve ardından Ağustos ayında Ukrayna’ya gerçekleştirdiği tarihi gezi sırasında net bir şekilde görüldü.

Modi, Ukrayna savaşına karşı tarafsız bir tutum sergiledi ve Hindistan’ı olası bir barış sürecinde kilit bir aktör olarak konumlandırdı.

Stockholm Güney Asya ve Hint-Pasifik İşleri Merkezi Başkanı ve Güvenlik ve Kalkınma Politikaları Enstitüsü’nden Jagannath Panda, Hindistan’ın Rusya ve Ukrayna ile olan diplomasisini, barışta rol üstlenme motivasyonlarını ve kısıtlamalarını, ayrıca Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği’nin muhtemel tepkilerini inceliyor.

Hindistan bugüne kadar Ukrayna savaşıyla ilgili hangi adımları attı?

Panda: Hindistan, Ukrayna savaşına karşı büyük ölçüde tarafsız bir tutum benimsedi; Rusya’nın eylemlerini kınayan Birleşmiş Milletler kararlarına çoğunlukla çekimser kaldı ve diyalog ile diplomasiyi vurguladı.

Batı’nın baskısına rağmen Hindistan, Rusya ile olan ilişkisini korudu. Modi, Vladimir Putin’in savaşını zaman zaman eleştirse de, aynı zamanda incitici bir dil kullanmaktan da özenle kaçındı. Hindistan yönetimi, Rusya ile olan “ayrıcalıklı stratejik ortaklığını” korumaya özen gösterdi ve Rusya’nın küresel düzende gerilemesini, Hindistan için stratejik açıdan önemli ve olumsuz bir değişim olarak görüyor.

Modi, aynı zamanda barış inşası çabalarına ilgi gösterdi ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile pek çok kez bir araya geldi. Hindistan, çatışmanın başlamasından bu yana Rusya’dan indirimli petrol ithalatını önemli ölçüde artırmış olsa da, Ukrayna’ya tıbbi malzeme, ekipman ve yardım malzemeleri göndererek insani bir yanıt verdi. Hindistan, ayrıca Karadeniz Tahıl Koridoru’nun açılmasını desteklemek, Zaporijya nükleer santraliyle ilgili Ukrayna’nın endişeleri hakkında Rusya ile doğrudan bir hat kurmak ve ekonomik bağları güçlendirmeye çalışmak gibi somut çabalar da gösterdi.

Bu yaklaşım, Hindistan’ın hem Rusya hem de Ukrayna ile iletişim kanallarını açık tutarak kendisini bir arabulucu ve diyalog kolaylaştırıcısı olarak konumlandırdığı bir tür mekik diplomasisi yarattı. Modi, temmuz ayında Moskova’ya yaptığı ziyaretin ardından —üçüncü kez göreve seçildikten sonraki ilk yurt dışı gezisi olarak sembolik bir öneme sahipti— ağustos ayında Ukrayna’nın 1991’deki bağımsızlığından bu yana bir Hindistan liderinin ilk kez gerçekleştirdiği tarihi bir ziyaretle Kiev’e gitti.

Bu ziyaret, yalnızca ikili ilişkileri canlandırmakla kalmadı, aynı zamanda Batı’ya Hindistan’ın Ukrayna’nın geleceğine yatırım yaptığı mesajını verdi. Önemli bir şekilde, bu ziyaret Zelenskiy’in savaşı sona erdirmeyi hedefleyen ve Hindistan’da yapılması önerilen bir barış zirvesini gündeme getirmesine yol açtı. Bu zirvenin henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen —Hindistan herhangi bir barış zirvesine Putin’in de dahil edilmesini istiyor— Modi’nin ziyaretinin Hindistan’ı bu çatışmada potansiyel bir arabulucu olarak konumlandırma açısından ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.

Hindistan’ın diplomasisindeki motivasyonları ve hedefleri nelerdir? Potansiyel sınırlamalar veya engeller nelerdir?

Panda: Hindistan’ın Ukrayna’ya yaklaşımı, Rusya ile olan tarihi bağları, Batı ile gelişen stratejik ortaklığı ve dış politikasının merkezinde yer alan “stratejik özerklik” ilkeleri arasında dikkatli bir dengeyi yansıtıyor. Nükleer güçlerle çevrili bir ülke olarak Hindistan, Rusya ile Ukrayna arasındaki tırmanıştan gerçekten endişe duyuyor. Hindistan, aynı zamanda savaşın Küresel Güney’in gıda ve enerji güvensizliği üzerindeki devam eden etkileri konusunda da kaygılı. Modi liderliğinde Hindistan, kendisini Küresel Güney’de bir lider olarak dikkatlice konumlandırmaya çalıştı. Bu bölge, Hindistan ile Çin arasında giderek artan bir rekabet alanı haline geliyor.

Yükselen çok kutuplu dünyada, stratejik özerklik ve bağımsız bir dış politika, Hindistan’ın dış politikasının temel taşları haline geldi. Bu çerçeve, Hindistan’ın rekabet halindeki bloklar arasında bir köprü olarak hareket etmesini öngörüyor. Hem Rusya hem de Ukrayna ile üst düzey toplantılar yapması, bu imajı pekiştirmeye yardımcı oluyor.

Hindistan, bir dereceye kadar Rusya ile olan tarihi ve stratejik ortaklığıyla sınırlı. Bu durum, diğer potansiyel ortaklardan şüphe uyandırabilir. Çeşitlendirmeye rağmen, Hindistan’ın savunma sektörü büyük ölçüde Rus teknolojisine ve ekipmanına bağımlı. Bu bağımlılık, Delhi’nin savaş konusundaki pozisyonunu dikkatlice yönetmesini hayati kılıyor.

Savaşın ilk aşamalarında, Hindistan’ın (tarafsız) tutumunun özellikle Batı’dan ne ölçüde kınama göreceği sorgulandı. Hindistan’ın Rusya’yı açıkça eleştirmeyi reddetmesi, İsveç, Polonya ve kendi toprak endişeleri olan İskandinav ve Baltık ülkeleri gibi birçok Avrupa ülkesi tarafından bir saldırgana dolaylı destek olarak yorumlanabilir ve Hindistan’ın ahlaki bir lider olarak itibarını zayıflatabilir. Aynı zamanda Hindistan’ın indirimli Rus petrolü alımını artırması —küresel fiyat şokları karşısında enerji güvenliğini korumak için anlaşılabilir olsa da— benzer fırsatlara sahip olmayan ve artan enerji maliyetlerinden orantısız bir şekilde etkilenen ülkeler için bencilce görünebilir. Uzun vadede daha görünür bir mekik diplomasisinin yeniden incelemeye yol açma ihtimali olsa da, Hindistan şimdiye kadar büyük bir diplomatik krizden kaçındı.

Fakat Hindistan’ın mekik diplomasisinin Rusya, Ukrayna veya Batı ile ilişkilerini stratejik açıdan zorlama ihtimali düşük. Rusya’nın Güney’de, Güneydoğu Asya ve Afrika’daki jeopolitik nüfuzu tarihsel olarak sağlamdır. Bağlantısız geçmişe sahip pek çok devlet için NATO, Ukrayna çatışmasında saldırgan olarak görülüyor. Dolayısıyla, Hindistan’ın Ukrayna meselesinden ziyade kendi ekonomik ve güvenlik çıkarlarını önceliklendirdiği algısı, uluslararası alanda, özellikle Avrupa’da ve önemli ölçüde Küresel Güney’deki konumunu zayıflatmayacaktır.

Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği Hindistan’ın çabalarına ne kadar açık?

Panda: Hindistan’ın Ukrayna savaşına yönelik tutumu, Rusya, Ukrayna ve AB tarafından farklı derecelerde kabul gördü.

Rusya, Hindistan’ın tarafsız tutumunu memnuniyetle karşıladı ve Hindistan’ın indirimli Rus petrolü ithalatını artırması iyi niyet oluşturdu. Ancak Rusya, Hindistan’ın bu ilişkisinin ideolojik değil pragmatik olduğunun farkında. Moskova, Hindistan’ın Batılı ortaklarla artan ilişkilerini dikkatle izlese de, bu bağlar aşırı bir şüpheyle karşılanmıyor ve Hindistan’ın bir köprü rolü üstlenmesi Rusya için uygun görünüyor. Hindistan, özellikle savaş devam ederken Rusya için önemli bir ortak olmaya devam ediyor ve Moskova, Delhi ile olumlu bir ilişkiyi sürdürmeye çalışacaktır.

Ayrıca, Rusya muhtemelen Hindistan’ı arabulucu bir rol üstlenmesi konusunda Çin’e kıyasla daha çok tercih ediyor. Kremlin, yakın zamanda Modi’ye bir arabulucu olarak güvendiğini açıkladı. Kremlin, Modi ile Putin arasındaki “son derece yapıcı” ve “dostane” ilişkilerin, Modi’nin Rusya, Ukrayna ve ABD ile özgürce iletişim kurabileceği anlamına geldiğini belirtti. Hindistan’ın yalnızca bir kolaylaştırıcı olacağı ve görüşmelerin Ukrayna ve Rusya’dan gelmesi gerektiği, ayrıca barış görüşmelerinin herhangi bir ivme kazanması için Rusya’nın masada olması gerektiği konusundaki ısrarı, Moskova’nın Hindistan’ın arabulucu rolüne olan güvenini artırıyor.

Ukrayna, Hindistan’ın Rusya’yı açıkça kınamayı reddetmesinden ve Moskova ile artan enerji bağlarından dolayı hayal kırıklığına uğramış durumda. Ukrayna, aynı zamanda Hindistan’ın tutumunun, özellikle savaşın ciddi insani sonuçları göz önüne alındığında, kendi davasını aktif olarak desteklemediğini düşünüyor. Bununla birlikte, Ukrayna’nın Hindistan’ın diplomatik çabalarına karşı tutumu karışık.

Başlangıçta, Zelenskiy’in Hindistan’ın Rusya tutumuna yönelik kamuoyu önünde yaptığı eleştiriler —Ukrayna’nın en büyük çocuk hastanesine yapılan ölümcül bir füze saldırısının hemen ardından gelen Putin-Modi kucaklaşması gibi manşetlere taşınan olaylar— Ukrayna’nın Hindistan diplomasisine karşı beslediği açık hayal kırıklığını ortaya koydu. Yine de Ukrayna, Hindistan’ın Küresel Güney üzerindeki etkisini, insani yardım çabalarını ve en azından bir barış anlaşması için koşullar yaratma potansiyelini tanıyor. Kiev için Hindistan, arabulucu bir rol üstlenebilecek birkaç devletten biri olabilir. Örneğin Çin, bu çatışmada tarafsız olmaktan uzak görülüyor; Suudi Arabistan gibi ülkelerin çabaları sonuçsuz kaldı ve Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler büyük ölçüde donmuş durumda.

Pek çok Avrupa ülkesi, Hindistan’ın tarafsız tutumundan, özellikle Rusya ile devam eden ticaretinden dolayı hayal kırıklığı ve rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Hindistan’ın konumu Çin’inkinden daha az şüpheyle karşılansa da, Delhi’nin tutumu Batı’nın yaptırımlarını ve demokrasilerin Moskova’yı tecirt etme ve liberal uluslararası düzeni koruma çabalarını baltalıyor olarak görülüyor. Bununla birlikte, Avrupa’nın Hindistan’ın konumuna yönelik rahatsızlığı, savaşın başlamasından bu yana iki yıl içinde belirgin bir şekilde azaldı. Bunun temel nedeni, ekonomik olarak yükselen bir Hindistan’ın masaya getirdiği avantajların farkında olunması. Hindistan, AB ortaklarıyla olan ilişkilerini genişlettikçe, daha büyük bir arabulucu rol üstlenmesine karşı daha olumlu bir tutum sergilenebilir.

Hindistan barış görüşmelerini ilerletmeyi hedeflerse, olası bir sonraki adımlar neler olabilir?

Panda: Hindistan resmi olarak bir arabuluculuk rolü üstlenmese de, Modi’nin Putin ve Zelenskiy ile yaptığı üst düzey toplantılar ve tarafsız tutumu, Hindistan’ı barış görüşmeleri için potansiyel bir kolaylaştırıcı olarak konumlandırdı. Hindistan, Ukrayna çatışmasındaki rolünü artırmak isterse, diplomatik sermayesini ve küresel konumunu kullanarak her iki tarafı masaya oturtmayı hedefleyebilir. Hem Kiev hem de Moskova, Hindistan’ın ev sahipliği yapacağı bir barış zirvesi fikrine sıcak bakıyor gibi görünüyor.

Hindistan’ın böyle bir rolü etkili bir şekilde oynayabilmesi için, yalnızca Moskova ve Kiev ile değil, aynı zamanda AB ve ABD liderleriyle de üst düzey diyalogları genişleterek endişelerini gidermesi gerekecek. Aynı zamanda Hindistan, bu konunun yalnızca ikili ve diğer yeni Ukrayna savaşına özgü kanallar aracılığıyla mı yoksa BM, G20, BRICS veya Şanghay İşbirliği Örgütü gibi mevcut bölgesel ve uluslararası çok taraflı forumlar aracılığıyla mı daha etkili bir şekilde tartışılabileceğini değerlendirmeyi düşünebilir. Seçenekler hala açık, çünkü diyalog ve müzakereler, herhangi bir platform veya barış planı oluşturmak için belirli bir mekanizma üzerinde baskın olmaya devam edecek.

Ukrayna’ya yönelik insani desteği genişletmek —yeniden inşa fonları dahil— Hindistan’ın barış sesi olarak inandırıcılığını artırmada uzun bir yol kat edebilir. Bu çabalar, Hindistan’ın konumunun Rusya yanlısı değil, barış yanlısı olduğunu vurgulayan daha iyi bir stratejik iletişimle desteklenmeli. Hindistan, uluslararası hukuku ve normları desteklediğini, aynı zamanda ulusal çıkarlarını gözettiğini vurgulamalı; tıpkı sorumlu bir gelişmekte olan ülkenin yapması gerektiği gibi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version