Ortadoğu

Hürmüz ablukasını Suriye ile aşan Irak ilk sevkiyatı Banyas’a ulaştırdı

Yayınlanma

İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla deniz yolu tıkanan Irak, 15 yıl aradan sonra Suriye üzerinden karayoluyla petrol ihracatına başladı. “Siyah petrol” taşıyan ilk Irak tanker konvoyu Banyas Rafinerisi’ne ulaştı.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının ardından Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, bölgedeki enerji akışını ve petrol sevkiyatını altüst etti. Ahmed Şara ise bu yeni tabloda Suriye’yi, Körfez petrolü için Akdeniz’e açılan alternatif bir kara güzergâhı olarak öne çıkarmaya çalışıyor.

İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması nedeniyle petrol ihracatı ağır darbe alan Irak, sevkiyatı yeniden canlandırmak için Suriye hattını devreye soktu. “Siyah petrol” olarak da bilinen fuel-oil taşıyan ilk Irak tanker konvoyu, uluslararası pazarlara sevk edilmek üzere Suriye’nin Tartus kıyısındaki Banyas Rafinerisi’ne ulaştı.

Suriye Petrol Şirketi, Irak’tan gelen ilk fuel-oil konvoyunun Banyas Rafinerisi’ndeki depolama alanlarına ulaştığını duyurdu. Yapılan açıklamada tankerlerin Tenef sınır kapısından Suriye’ye giriş yaptığı ve teknik ekiplerin boşaltma işlemine başladığı belirtildi.

Petrolün gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından Suriye limanlarından gemilerle dünya pazarlarına gönderilmesi planlanıyor.

Irak petrol sevkiyatında Suriye hattını resmen açtı

Irak Petrol Bakanlığı da bir gün önce yaptığı açıklamayla, fuel-oilin tankerlerle Suriye üzerinden ihraç edilmeye başlandığını resmen doğruladı.

Bakanlık, bu adımın temel amacını “ulusal ekonomiyi desteklemek ve devlet hazinesine gelir sağlamak” sözleriyle açıkladı. Irak yönetimi, savaş nedeniyle tıkanan ihracat yolları karşısında geliştirilen bu formülü zorunlu ama stratejik bir geçiş çözümü olarak sunuyor.

Irak tarafına göre Şam yönetimi de tankerlerin Suriye toprakları içinde güvenli biçimde Akdeniz limanlarına ulaşmasını sağlama taahhüdünde bulundu. Böylece yaklaşık 15 yıl sonra ilk kez, Irak petrolü yeniden karayoluyla Suriye üzerinden Akdeniz’e taşınmaya başladı.

İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, Irak’ı onlarca yıldır başvurmadığı kara rotalarına mecbur bıraktı. Boğazın kapanmasıyla birlikte deniz yoluyla ihracat büyük ölçüde dururken, depolama alanlarının hızla dolması üretim üzerinde doğrudan baskı yarattı.

Irak’ın güneyindeki ana petrol sahalarında üretimin yüzde 80 oranında düştüğü belirtiliyor. Savaş öncesinde üretimin önemli bölümü Körfez’deki Hor el-Zübeyr Limanı üzerinden ihraç edilirken, mevcut tabloda günlük üretim yaklaşık 800 bin varil seviyesine kadar gerilemiş durumda.

Bu tablo, Irak için yalnızca bir ihracat sorunu değil; aynı zamanda bütçe gelirleri, enerji depolama kapasitesi ve üretim sürdürülebilirliği açısından da acil bir kriz anlamına geliyor.

SOMO belgeleri dört tüccarla yapılan anlaşmayı ortaya koydu

Ancak Rûdaw’ın ulaştığı Irak Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) belgeleri, sevkiyat planının geçici bir refleks değil, belirli bir takvime bağlanmış organize bir ihracat programı olduğunu ortaya koyuyor.

Belgelere göre Irak hükümeti, bu sevkiyat süreci için haziran ayına kadar geçerli olmak üzere dört farklı şirketle anlaşma imzaladı.

Anlaşmalar kapsamında iki şirket, üç aylık süre içinde toplam 720 bin ton yüksek kükürtlü fuel-oil taşıyacak. Üçüncü şirket 401 bin ton, dördüncü şirket ise 90 bin tonluk sevkiyat üstlendiği belirtiliyor.

Karayolu taşımacılığının deniz sevkiyatına göre daha maliyetli olması nedeniyle, bu sözleşmelerde ton başına 155 ila 170 dolar arasında indirim uygulandığı da belgelerde yer aldı.

Bu da Irak’ın, ihracat kanalını açık tutabilmek için yüksek maliyeti kabul ederek fiyat avantajı sunmak zorunda kaldığını gösteriyor.

Şara Suriye’yi alternatif enerji koridoru olarak konumlandırdı

Irak petrolünün yeniden Banyas’a ulaşması, Suriye açısından yalnızca transit gelir veya liman faaliyeti anlamına gelmiyor. Bu gelişme, Şam yönetiminin son günlerde Avrupa’ya verdiği mesajlarla birlikte okunduğunda, Suriye’nin Hürmüz’e alternatif kara güzergâhı olarak yeniden konumlandırılmaya çalışıldığını ortaya koyuyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (eski adıyla Ebu Muhammed el-Colani), Avrupa temaslarında ülkesini, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın ardından Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltabilecek alternatif bir kara geçiş hattı olarak sundu.

SANA’nın aktardığına göre Şara, Berlin’de yaptığı açıklamada, “Suriye, Almanya öncülüğünde kurulacak bir Suriye-Avrupa ortaklığı için ideal bir fırsat sunuyor” dedi.

Şara, Suriye’nin stratejik konumu, altyapı potansiyeli ve yeniden inşa süreci sayesinde Avrupa ile daha derin ekonomik işbirliğine açık olduğunu vurguladı. Aynı çerçevede enerji, ulaştırma ve yatırım başlıklarını öne çıkararak, Suriye’nin Avrupa’nın yeni bölgesel ekonomik denkleminde daha merkezi bir rol üstlenebileceği mesajını verdi.

Şara, Londra’da ise bu yaklaşımı daha doğrudan Hürmüz krizi bağlamında sürdürdü. İngiliz hükümetinin açıklamasına göre, Şara ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer görüşmesinde taraflar, “Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için uygulanabilir bir plan” ihtiyacını ve “seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasını” ele aldı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version