Ortadoğu
İlk aşamada anlaşma, ikinci aşama muamma
Hamas ve İsrail, dört İsrailli rehinenin cenazelerinin teslimi ve 602 Filistinli güvenlik mahkumunun serbest bırakılması konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar bu anlaşmayla, çok aşamalı ateşkes sürecinin 3 Mart’ta sona erecek ilk aşamasının çökme riskini ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Hamas tarafından yapılan açıklamada, “Son aşamada serbest bırakılması gereken Filistinli mahkumların gecikmiş tahliye sorununun çözümü konusunda anlaşmaya varıldı. Bu mahkumlar, İsrailli rehinelerin cenazelerinin teslimi ile eşzamanlı olarak serbest bırakılacak” ifadeleri kullanıldı.
İsrailli yetkililer de anlaşmayı doğrulayarak, takasın bugün Mısır üzerinden gerçekleşeceğini belirtti. Ancak İsrail basınına göre bazı kaynaklar, sürecin perşembe gününe sarkabileceğini aktardı.
İsrail’in Filistinli mahkumları cumartesi günü serbest bırakması gerekiyordu ancak Tel Aviv yönetimi, Hamas’ı esir takası sırasında düzenlediği törenlerin ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek mahkumları bırakmayı reddetti.
İsrailli yetkililer dün Hamas’ın dört rehine cenazesinin teslimi sırasında tören yapmamayı taahhüt ettiğini bildirdi.
Hamas, anlaşmanın, Kahire’de Halil el-Hayye başkanlığındaki heyetin Mısırlı yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından sağlandığını belirtti. Açıklamada, Hamas liderliğinin tüm şartlara eksiksiz ve tam uyulması gerektiği yönündeki tutumunu vurguladığı ifade edildi.
Ateşkesin geleceği belirsiz
Varılan anlaşmaya rağmen, ateşkes ve esir takası sürecinin geleceği belirsizliğini koruyor.
Geçen ay üzerinde mutabakata varılan üç aşamalı anlaşma, 15 aydır süren İsrail saldırılarını durdurmuştu. Anlaşma kapsamında Hamas’ın elindeki tüm rehineleri serbest bırakması, İsrail’in ise binlerce Filistinli mahkûmu salması ve Gazze’deki saldırılarını durdurarak kalıcı bir ateşkes için müzakerelere başlaması öngörülüyor. Ancak İsrail, mevcut tabloda ikinci aşama için müzakerelere başlamayı reddediyor. İsrailli yetkililer Hamas ortadan kalkmadığı müddetçe Gazze’deki işgalin süreceğini beyan ediyor.
İsrail basını, anlaşmanın ilk aşamasının 3 Mart’ta tamamlanmasının ardından Hamas’ın önünde üç seçeneği bulunduğunu yazdı:
Birincisi İsrail’in, silahsızlanma, örgüt liderlerini sürgüne gönderme ve Gazze’nin yönetiminden çekilme gibi taleplerine boyun eğmek. İkincisi mevcut koşullarda yani İsrail’in Gazze’deki askeri varlığı sürerken rehineleri serbest bırakmaya devam ederek ateşkesi uzatma. Üçüncüsü ise savaşa devam etme.
İsrailli bir yetkili, Times of Israel’e Hamas’ın ateşkesi bozması halinde bu kez farklı bir sürecin işleyeceğini söyledi: “Biden yönetimi dönemindekinden farklı olacak. Yeni bir savunma bakanı, yeni bir genelkurmay başkanı, ihtiyacımız olan tüm silahlar ve Trump yönetiminden tam destekle savaşa döneceğiz.”
Habere göre anlaşmanın ilk aşamasının sona ermesiyle İsrail, Hamas’ın nasıl bir yol izleyeceğini görmek için bir süre bekleyecek. Ancak, 8 Mart Cumartesi gününe kadar başka bir İsrailli rehine serbest bırakılmazsa İsrail, ateşkesi sona ermiş kabul edecek.
Öte yandan ABD’nin özel elçisi Steve Witkoff’un önümüzdeki günlerde İsrail’e gelmesi bekleniyor. Witkoff, Hamas ile ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve rehinelerin serbest bırakılması konularında müzakereleri ilerletmek için Katar ya da Mısır’a bir İsrail heyetinin gönderileceğini belirtti.
Serbest bırakılan rehinelerden Netanyahu’ya mektup
Bu arada, kısa süre önce serbest bırakılan dört İsrailli rehine, Netanyahu’ya hitaben bir mektup kaleme alarak hükümetin diğer rehinelerin kurtarılması için daha fazla çaba göstermesi çağrısında bulundu.
Or Levy, Sagui Dekel-Chen, Ofer Calderon ve Tal Shoham imzasıyla kaleme alınan mektupta, “Biz sadece kurtarılanlar değiliz. Ailelerimiz ve çocuklarımız bu süreçte büyük acılar çekti ve hala çekmeye devam ediyor. Onların uzun vadeli rehabilitasyona ve sürekli desteğe ihtiyacı var” denildi.
Bazı rehinelerin çocuklarının Kasım 2023’teki ateşkes sürecinde serbest bırakıldığı, ancak babalarının hala esaret altında olduğu hatırlatılan mektupta, “Bazıları 7 Ekim’de yaşanan korkunç olaylara tanık oldu ve şimdi babalarının eve dönmesini bekleyerek ikinci bir travma yaşıyor” ifadeleri kullanıldı. Mektupta “İsrail devleti, çocukların ve ailelerin refahını öncelikli olarak ele almalı ve tüm rehine babaları bir an önce geri getirilmeli” denildi.