Avrupa
İngiliz bankaları Visa ve Mastercard’a karşı ulusal ödeme sistemi kurmayı planlıyor
Birleşik Krallık merkezli bankaların üst düzey yöneticileri, ABD menşeli ödeme sistemlerine olan aşırı bağımlılığın ekonomik güvenlik riski oluşturması gerekçesiyle Visa ve Mastercard’a yerli bir alternatif geliştirmeyi gündeme aldı. Washington ile yaşanan diplomatik gerilimlerin tetiklediği bu girişim kapsamında, 19 Şubat’ta Barclays öncülüğünde stratejik bir zirve gerçekleştirilecek.
Birleşik Krallık’taki banka yöneticileri, ABD merkezli ödeme sistemlerinin devre dışı kalma ihtimaline karşı ulusal bir alternatif oluşturma konusunu değerlendirmeye alıyor.
The Guardian gazetesinin haberine göre, Barclays Birleşik Krallık İcra Kurulu Başkanı Vim Maru başkanlığında 19 Şubat’ta gerçekleştirilmesi planlanan toplantıda, yeni bir ödeme şirketinin kurulması ve finanse edilmesi ele alınacak.
Görüşmeye, projeyi finanse etmesi beklenen Londra finans merkezi City of London temsilcilerinin de katılması bekleniyor.
ABD ile yaşanan diplomatik gerilimler ekonomik endişeleri artırıyor
Söz konusu girişimin arkasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland meselesi üzerinden NATO müttefiklerine yönelik sarf ettiği tehditlerin yarattığı tedirginlik yatıyor.
Britanyalı yetkililer, ABD şirketlerine olan aşırı bağımlılığın, diplomatik kriz anlarında Birleşik Krallık’taki ödeme trafiğini ve genel ekonomik istikrarı tehlikeye atabileceğinden endişe ediyor.
Kartlı işlemlerin yüzde 95’i ABD menşeli sistemler üzerinden yapılıyor
Britanya ödeme sistemleri düzenleme kurumunun 2025 yılı verilerine göre, Birleşik Krallık’taki banka kartı işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’i Mastercard ve Visa altyapıları kullanılarak gerçekleştiriliyor.
Ülkede nakit kullanımının hızla azalmaya devam etmesi, dijital ödeme altyapısına olan ihtiyacı ve bu sistemlerin stratejik önemini daha da artırıyor.
Başkan Trump, 1 Şubat’ta gazetecilere yaptığı açıklamada Avrupa ile Grönland konusundaki görüşmelerin başladığını ve birçok hususta mutabakat sağlandığını ifade etmişti.
İkinci başkanlık döneminin başında Grönland’a yönelik taleplerini dile getiren Trump, 2026 yılı itibarıyla bu baskısını artırdı.
Trump, adanın Rusya ve Çin gemilerinin tehdidi altında olduğunu öne sürerek bu taleplerini gerekçelendiriyor. Ancak New York Times’ın haberine göre, Amerikalı ve Avrupalı yetkililer Rusya veya Çin’den Grönland’a yönelik somut bir tehdit gelmediği görüşünü paylaşıyor.