Diplomasi
İngiltere, Çin’i geçerek ABD Hazine tahvillerinin en büyük ikinci sahibi oldu
İngiltere, yüzyılın başından bu yana ilk kez Çin’in kayıtlı ABD Hazine tahvili tutarının üzerine çıktı ve Pekin’in döviz rezervleri yönetiminde bir değişiklik olduğunu ortaya koydu.
Financial Times’ın (FT) haberine göre ABD bankaları ve saklama kuruluşları tarafından kaydedilen Çinli yatırımcıların elindeki Hazine tahvillerinin değeri, mart ayı sonunda bir önceki ayın 784 milyar dolarından 765 milyar dolara düştü.
Cuma günü geç saatlerde yayınlanan verilere göre, İngiliz yatırımcıların elindeki tahvillerin değeri ise yaklaşık 30 milyar dolar artarak 779 milyar dolara yükseldi.
Bu geçişle İngiliz yatırımcılar, Japonya’nın ardından ABD Hazine tahvillerinin en büyük ikinci yabancı sahibi oldu. İngilizlerin elindeki tahvillerin Çin’inkinden fazla olması Ekim 2000’den bu yana ilk kez gerçekleşiyor ve Pekin’in ABD varlıklarından uzaklaşarak çeşitlendirme arayışında olduğunun en son işareti olarak değerlendiriliyor.
Natixis’in Asya-Pasifik baş ekonomisti Alicia García-Herrero, “Çin yavaş ama istikrarlı bir şekilde satış yapıyor; bu ABD için bir uyarıdır. Bu uyarı yıllardır var, ani bir şey değil, ABD çok daha önce harekete geçmeliydi,” dedi.
Veriler, Moody’s’in Fitch ve S&P’nin ardından dünyanın en büyük ekonomisinin üçlü A kredi notunu, artan borç ve açık gerekçesiyle düşürdüğü haberinin ardından ABD yönetimi için uyarı sinyali olacak.
Pekin, 2011 yılında 1,3 trilyon doları aşan zirveden resmi ABD tahvil varlıklarını kademeli olarak azaltarak, ABD kurum tahvilleri ve altın gibi diğer varlıklara çeşitlendiriyor. Çin’in varlıklarının değerindeki düşüşün bir kısmı da piyasa hareketlerini yansıtıyor olabilir.
Analistler, Çin’in ABD varlıklarının giderek artan bir kısmını Belçika’daki Euroclear ve Lüksemburg’daki Clearstream gibi üçüncü taraf saklama kuruluşları aracılığıyla tuttuğuna ve bunun da varlıklarının gerçek düzeyini gizlediğine inanıyor. Lüksemburg’un hazine tahvili varlıklarının değeri mart ayında sabit kalırken, Belçika’nınki şubat ayına göre 7,4 milyar dolar arttı.
Çin’in devasa Hazine tahvili stoku, ABD ile on yıllardır süren ticaret fazlasının bir sonucu ve Başkan Donald Trump şu anda bu fazlalığı azaltmaya çalışıyor.
Fakat Beyaz Saray yetkilileri, yabancıların Hazine tahvillerini satmasının getirileri artırarak borçların yeniden finansmanını pahalı hale getirdiği için endişelerini dile getiriyorlar.
Çin’in Hazine tahvillerinin en likit menkul kıymetler olan ve kriz anında en kolay satılabilen kısa vadeli tahvillerdeki payı ise mart ayında 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Dış İlişkiler Konseyinde kıdemli araştırmacı ve eski ABD Hazine yetkilisi Brad Setser, “Görünür verilere göre, Çin’in ABD portföyünün vadesini kısalttığına şüphe yok,” dedi.
İngiltere açısından bakıldığında ise kayıtlı varlıkların artışı, kendi rezervlerini yansıtmıyor. Analistler, bunun daha çok Londra’nın uluslararası sermayenin merkezi olarak rolünü yansıttığını söylüyor.
Avrupa’daki sahipler arasında sigorta şirketleri, bankalar ve saklama kuruluşları bulunuyor. Bazı hedge fonlar, Hazine tahvillerini elinde tutarak vadeli işlem veya swap satarak arbitraj yapıyor. Bu pozisyonlar, halk arasında “baz ticareti” olarak biliniyor.
Setser, İngiltere rakamlarının “muhtemelen küresel bankaların elindeki Hazine tahvillerindeki artış, Londra’da saklama hizmetlerinin mevcudiyeti ve potansiyel olarak bazı hedge fonlarının faaliyetlerini yansıtıyor” olduğunu söyledi.
Analistler, yalnızca mart ayı sonuna kadar olan hareketleri gösteren verilerin, Trump’ın “kurtuluş günü” olarak adlandırdığı ticaret savaşını tırmandırmasının ardından Çin’in aldığı önlemleri yansıtmadığını belirtti.
Setser, “Çin’in son altı hafta içinde rezerv yönetiminde önemli değişiklikler yapmış olması ve bunların ancak zamanla netleşmesi muhtemel,” dedi.