Avrupa
İngiltere’den Rusya’ya karşı 10 ülkeli deniz ittifakı planı
İngiltere, Rusya’dan kaynaklandığı iddia edilen deniz tehdidine karşı Kuzey Avrupa’daki 10 ülkeden oluşan Ortak Sefer Gücü temelinde yeni bir askeri ittifak planı hazırladı. Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri Komutanı General Sir Gwyn Jenkins, 2029 yılına kadar savaşa hazır hale gelmeyi hedefleyen stratejinin ortak teçhizat kullanımı ve hibrit filo teknolojilerini içerdiğini belirtti.
İngiltere, Rusya’nın denizdeki faaliyetlerine karşı koymak amacıyla Kuzey Avrupa’daki 10 ülkeden oluşan Ortak Sefer Gücü (JEF) temelinde bir deniz ittifakı kurulmasına yönelik planını sundu.
Euractiv’in aktardığı bilgilere göre Londra’nın hazırladığı strateji, Rusya’nın açık deniz sınırları boyunca yeni bir “caydırıcılık” hattı oluşturulmasını hedefliyor.
Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri Komutanı (Birinci Deniz Lordu) General Sir Gwyn Jenkins, söz konusu girişimin Kuzeybatı Avrupa, Kuzey Atlantik ve Uzak Kuzey bölgelerini korumaya odaklandığını açıkladı.
İngiltere liderliğindeki JEF koalisyonu; Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Finlandiya, İzlanda ve İsveç’ten oluşuyor.
Kuzey Avrupa ülkelerinin deniz kuvvetleri komutanlarıyla bir araya geldiğini bildiren General Jenkins, ülkenin yeniden silahlanması ve savaşa hazırlık seviyesinin artırılmasının mutlak bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Mevcut durumun korunmasının yeterli olmadığını belirten Jenkins, donanmanın 2029 yılına kadar savaşa hazır hale getirilmesine yönelik hedeflerini açıkladığı konuşmasında, askeri açıdan bir “kırılma noktasında” olunduğunu ifade etti.
The Times tarafından yayımlanan ayrıntılara göre, İngiltere komutasındaki çok uluslu deniz gücü; teçhizat, mühimmat ve personel değişimi ile birleştirilmesi imkanına sahip olacak.
İttifak üyelerinin ortak sistemler, platformlar, dijital ağlar, lojistik kanallar ve stoklar kullanması öngörülüyor. Müttefik donanmaların operasyonel komuta merkezi ise Londra’daki Northwood bölgesinde yer alacak.
General Jenkins, temel amacının birlikte eğitim alan, tatbikat yapan ve hazırlanan; gerektiğinde derhal muharebeye girebilecek, gerçek askeri planlara ve tam entegrasyona sahip bir güç oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Kuzey Avrupa ülkeleriyle kolektif bir savaş gücü oluşturarak Rusya’nın açık deniz sınırı boyunca caydırıcılığın derinleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Jenkins, bu konuda zaman kaybedilemeyeceğinin altını çizdi.
Jenkins, yıl sonuna kadar tüm tarafların resmi bir deklarasyon imzalayarak gelecek yıllar için kalıcı bir ortaklığın temellerini atmasını hedeflediğini belirtti.
Orta Doğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablaka risklerine işaret eden General, sadece pahalı ve büyük platformlara odaklanan geleneksel zihniyetin değişmesi gerektiğini savundu.
Bu kapsamda hem insanlı hem de insansız platformlardan oluşan, otonom ve jet dronlarla desteklenen hibrit bir deniz filosu kurulması planlanıyor.
Jenkins, donanmadaki bu dönüşümün İngiltere’ye, kendisiyle benzer güçteki bir rakiple gireceği uzun süreli bir çatışmada ayakta kalma ve zafer kazanma kapasitesi sağlayacağını kaydetti.
Stratejiye göre, önümüzdeki iki yıl içinde ilk insansız deniz araçlarının Kraliyet Donanması savaş gemilerine eşlik etmesi bekleniyor. 2029 yılına kadar ise uçak gemilerinden ilk jet dronların havalandırılması planlanıyor.
Söz konusu jet dronların füzeler gibi dikey kalkış yapabildiği ve bir F-35 savaş uçağının kapladığı alanın sadece üçte birine ihtiyaç duyduğu aktarıldı.
Bu teknik avantaj sayesinde her gemide 80 adet insansız hava aracı konuşlandırılabileceği belirtiliyor. Mevcut veriler, Birleşik Krallık Kraliyet Deniz Piyadeleri’ne bağlı 47. Komando birliğinde halihazırda 20 adet insansız bot bulunduğunu gösteriyor.
Geçtiğimiz yılın sonunda İngiliz donanma yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez Atlantik’teki hakimiyetin Rusya’ya kaptırılma riskiyle karşı karşıya olunduğu uyarısında bulunmuştu.
Londra yönetimi, bu tehdide karşı düşman denizaltılarını tespit edebilen otonom su altı planörleri ve “Atlantik Burcu” (Atlantic Bastion) olarak adlandırılan otonom sensör ağları gibi yeni teknolojiler geliştiriyor.
Öte yandan The Telegraph gazetesinde yer alan iddiaya göre İngiltere, müttefik güçlerin yeniden silahlanmasını desteklemek amacıyla bir “savunma bankası” kurmayı planlıyor. Bu finansal yapının, 10 Kuzey Avrupa ülkesinden oluşan ittifakın güvenlik projeleri için daha düşük faiz oranlarıyla borçlanabilmesine imkan tanıyacağı belirtiliyor.