Avrupa
INSA anketi: AfD yüzde 30,5’e çıktı, Birlik partileri geriledi
Almanya’da yapılan son INSA anketi, AfD’nin oy oranını yüzde 30,5’e yükselttiğini, CDU/CSU’nun ise yüzde 17,5 seviyesine gerilediğini ortaya koydu. Sol Parti, SPD ve Yeşiller blokunun toplam oyu yüzde 40 sınırına yaklaştı.
Almanya genelinde kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan son anket, partilerin oy oranlarında ve siyasi dengelerde belirgin kaymalar yaşandığını ortaya koydu.
Ankete göre Almanya için Alternatif (AfD) federal düzeyde yüzde 30,5 oy oranına ulaşırken, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin oy oranı yüzde 17,5 seviyesine geriledi.
Araştırma verilerine göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller yüzde 14,5’er oy oranına sahipken, Sol Parti yüzde 10,5 düzeyinde ölçüldü.
Bu sonuçlarla ana muhalefetteki CDU, oy oranı bakımından SPD ve Yeşiller partisinin gerisinde kaldı.
Sol partilerin toplam oyu yüzde 40 sınırına yaklaştı
Ankette ortaya çıkan veriler, sol partilerin oy toplamında bir yükselişe işaret ediyor.
Uzun süre yüzde 36-37 bandında kalan Sol Parti, SPD ve Yeşiller blokunun toplam oy oranı, araştırmaya göre yüzde 39,5 ila yüzde 40 bandına ulaştı.
Buna karşılık daha önce toplamları yüzde 52 ila 54 seviyesini bulan Hristiyan Birlik ve AfD’nin ortak oy gücü yüzde 48’e gerileyerek nüfusun çoğunluğunu temsil etme eşiğinin altına indi.
Yeşiller Meclis Grubu Eş Başkanı Katharina Dröge federal düzeyde sol bir koalisyon ihtimalini gündeme taşırken, SPD’nin mevcut koalisyon ortaklığını sonlandırarak erken seçime gitme senaryosunu tartışabileceği iddiaları siyaset kulislerinde öne sürülüyor.
Sol partilerin erken seçim kararını olası bir AfD kapatma sürecinden önce isteyip istemeyeceği sorusu ise belirsizliğini koruyor.
Söz konusu oy geçişlerinin ilk işaretleri Brandenburg eyalet seçimlerinde görüldü. Eyalet Başbakanı Dietmar Woidke (SPD), seçim yarışını doğrudan kendisi ile AfD arasındaki bir mücadeleye dönüştürerek Yeşiller, Sol Parti ve CDU aleyhine kıl payı bir galibiyet elde etti.
Benzer bir stratejiyi Mecklenburg-Vorpommern’de deneyen Başbakan Manuela Schwesig ise seçimi kazanamasa da koltuğunu korurken, eyalette seçimi önde tamamlayan AfD hükümet kurma olanağına erişemedi; CDU ise eyalet meclisi dışında kaldı.
Anket sonuçları, Hristiyan Demokratların hem sağa hem de sola oy kaybettiğini belgeliyor. Partinin oy kayıplarının en büyük kısmı AfD’ye yönelirken, daha sınırlı bir kesim SPD ve Yeşiller tercihinde kalıyor.
Parti içinde Angela Merkel döneminin mirasına yönelik tartışmalar sürerken iki ana siyasi eğilim çatışıyor. Bir grup merkeze dönüşü ve AfD ile mesafeyi (Brandmauer) sorgulayan bir hattı savunurken, Hendrik Wüst ve Daniel Günther gibi isimler sol-yeşil partilerle pragmatik temas çizgisini sürdürüyor.
Thüringen’deki Mario Voigt ise farklı bir siyasi çizgi izliyor.
Enerji politikası ve mali harcamalar tartışma konusu
Parti içi fikir ayrılıkları ekonomi ve enerji politikalarına da yansıyor. Schleswig-Holstein Başbakanı Daniel Günther, Welt gazetesinde yer alan bilgilere göre Şansölye Friedrich Merz’e hitaben kaleme aldığı mektupta, Katharina Reiche’nin enerji politikalarına yönelik itirazlarını dile getirdi.
Günther, bu planların hem federal cumhuriyete hem de kendi eyaletine zarar verme potansiyeli taşıdığını savundu.
Öte yandan Robert Habeck dönemindeki enerji ve sanayi adımları ile batarya üreticisi Northvolt projesinin federal düzeyde 300 milyon euro, Schleswig-Holstein özelinde ise bir 300 milyon euro daha maliyet yaratacağına işaret ediliyor.
Federal bütçeden Ukrayna’ya ayrılan milyarlarca euroluk destek sürerken, SPD Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil’ın yeni vergiler için bin yeni memur istihdamı planladığı yönündeki tartışmalar kamuoyunda eleştiriliyor.
Ayrışmalar, Hessen Başbakanı Boris Rhein ile Daniel Günther gibi farklı kanatlardan isimlerin aynı parti çatısı altında nasıl bir yol izleyeceği sorusunu gündemde tutuyor.