Ortadoğu
İran ABD’nin Hürmüz Boğazı geçiş ücretini “yüksek” buldu
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden yüzde 20 güvenlik ücreti talep edeceğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bu oranı yüksek bulduğunu açıklarken, İran parlamentosuna boğazın yönetimiyle ilgili yeni bir yasa tasarısı sunuldu.
ABD ile İran arasında şubat ayında başlayan askeri çatışmalar, haziran ayındaki kısa süreli ateşkes girişiminin ardından yeniden alevlendi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ticareti ve askeri dengeleri sarsacak yeni kararlar açıklamasına, Tahran yönetiminden diplomatik, askeri ve yasa koyucu düzeyde sert yanıtlar geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını yeniden tesis ettiğini, diğer ülkeler için ise seyrüsefer serbestisinin korunacağını duyurdu.
Trump, Washington’ın bundan böyle “Hürmüz Boğazı’nın Muhafızı” olarak anılacağını belirterek, bölgedeki seyrüsefer güvenliğini sağlama maliyetlerini karşılamak amacıyla boğazdan taşınan tüm kargoların değerinin yüzde 20’sinin ABD’ye ödenmesini talep etti.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD bundan sonra Hürmüz Boğazı’nın Muhafızı olarak bilinecektir. Adalet gereği, dünyanın bu son derece istikrarsız bölgesinde güvenlik ve emniyeti sağlama işinin gerektirdiği her türlü maliyeti karşılamak üzere, sevk edilen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geri ödeme alınacaktır” ifadelerini kullandı.
Ablukanın resmi olarak 15 Temmuz Salı günü ABD Doğu Yaz Saati ile 16.00’da başlayacağı bildirildi.
Arakçi: Yüzde 20 çok fazla, biz adil olacağız
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Trump’ın ücret talebine yanıt verdi. Arakçi, “ABD Başkanı kesinlikle haklı. Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli ve emniyetli geçişini sağlayan her kimse, bu hizmetin karşılığında bir tazminat almalıdır. Ancak yüzde 20 elbette çok fazla. Biz adil olacağız” dedi.
Arakçi ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın “sonsuza dek tek koruyucusu” olduğunu ve bu statüsünün değişmeyeceğini vurguladı.
ABD Kongresine resmi savaş bildirimi
Başkan Trump, geçen hafta Kongreye gönderdiği iki sayfalık resmi mektupla, ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırılarını yeniden başlattığını bildirdi.
Savaş Yetkileri Yasası uyarınca, askeri harekatın başlamasından sonraki 48 saat içinde Kongreyi bilgilendirmekle yükümlü olan Trump, mektupta saldırıların 7 Temmuz Pazar günü başladığını kaydetti.
Trump mektubunda, “Bu saldırılarda ABD kara unsurları yer almamaktadır. Saldırılar sınırlı, ölçülü, planlı ve sivil kayıpları en aza indirecek şekilde tasarlanmış ve icra edilmiştir” ifadelerine yer verdi.
Savaş Yetkileri Yasası çerçevesinde yapılan bu bildirim, Pentagon’a Kongre onayı olmaksızın ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgesinde 60 gün boyunca askeri güç kullanma yetkisi tanıyor. Bu süre gerektiğinde başkan tarafından 30 gün daha uzatılabiliyor.
Trump, daha önce NATO zirvesinde yaptığı açıklamada da iki ülke arasındaki ateşkesin “sona erdiğini” ilan etmişti. CENTCOM, geçen hafta İran sınırları içindeki 300’den fazla hedefe dört dalga halinde saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Savaşta bir ilk: ABD insansız deniz araçlarıyla liman vurdu
Askeri operasyonların pazar gecesi düzenlenen son dalgasında, ABD ordusu muharebe tarihinde bir ilke imza atarak intihar tipi insansız deniz araçlarını (USV) kullandı.
CENTCOM tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada, Saronic şirketi tarafından üretilen üç adet “Corsair” tipi otonom deniz aracının, İran Deniz Kuvvetleri’nin karargahı konumundaki Bender Abbas Deniz Üssü’ne yönelik saldırıda kullanıldığı bildirildi.
Saldırıda üste yer alan bir gemi bakım tesisi ile bir denizaltının hedef alındığı belirtildi. CENTCOM, “Dün gece düzenlenen saldırılar, İran’ın ticari taşımacılığa yönelik saldırılarını sürdürme kabiliyetini sekteye uğratmıştır” açıklamasını yaptı.
Teksas merkezli savunma sanayi firması Saronic tarafından geliştirilen 7,3 metre (24 feet) uzunluğundaki Corsair otonom tekneleri, yaklaşık 450 kilogram (1000 pound) faydalı yük taşıyabiliyor ve 35 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor.
Bu araçlar, ABD Deniz Kuvvetleri’nin yapay zeka ve insansız araçlar görev gücü kapsamında mart ayı sonundan bu yana CENTCOM bölgesinde görev yapıyordu.
Devrim Muhafızları iki petrol tankerini vurdu
Bölgedeki çatışmalar sürerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda iki dev petrol tankerinin vurularak devre dışı bırakıldığını açıkladı.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, tankerlerin İran’ın güvenlik uyarılarını dikkate almadığı, navigasyon sistemlerini kapattığı ve yasa dışı bir rota kullanarak mayınlı alana girdiği belirtildi.
Açıklamada, tankerlerin ABD tarafından yönlendirildiği iddia edilerek şu ifadelere yer verildi:
“ABD ordusu, birkaç saat önce bazı gemileri kışkırtarak bu rotayı kullanmaya sevk etti. Saldırgan düşmanla işbirliği yapmak ve mayınlı koridordan geçmek, pişmanlık ve kayıptan başka bir sonuç doğurmaz. Bu durum Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını geciktirecek ve küresel bir enerji krizine yol açacaktır.”
İran Hürmüz Boğazı Yönetim Ofisi ise boğazdaki geçişlerin ikinci bir duyuruya kadar askıya alındığını, geçişlerin ancak özel izin belgesiyle mümkün olabileceğini duyurdu.
Son iki günde ABD’nin Bender Abbas, Buşehr, Sirik, Keşm, Cask, Konarek ve Çabahar’daki ekonomik ve sivil altyapı tesislerini hedef alan saldırılar düzenlediği bildirildi.
İran Meclisine yeni Hürmüz yasası sunuldu
ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliğine karşı İran parlamentosu da yasal bir adım attı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, “Hürmüz Boğazı ve Körfez’de Güvenlik ve Sürdürülebilir Kalkınma İçin Stratejik Eylem” başlıklı yasa tasarısının resmi olarak meclise sunulduğunu açıkladı.
Azizi, bu tasarının ilk adım olduğunu ve bunu “düşmanı pişman edecek” yeni önlemlerin izleyeceğini belirterek, “İran Meclisi, başta Hürmüz Boğazı’nın yönetimi olmak üzere kırmızı çizgilerimizi savunma konusunda kararlıdır” dedi.
Silahlı Kuvvetler Genel Karargahına bağlı Hatemü’l-Enbiya Karargahı da bir açıklama yaparak, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yönetimine müdahale etmesine asla izin verilmeyeceğini duyurdu.
Karargahtan yapılan açıklamada, “ABD’nin bölge yönetimine müdahale etmeye yönelik maceraları, bölge güvenliğini, uluslararası ticareti ve petrol tankerlerinin geçişini ciddi şekilde tehlikeye atmıştır” denildi.