Ortadoğu
İran askeri kapasitesini saldırılara rağmen büyük oranda koruyor
CBS News’e göre ABD ve İsrail’in haftalar süren hava saldırılarına rağmen İran’ın, balistik füze stoklarının yarısı ile deniz gücünün yüzde 60’ının halen operasyonel durumda. Tahran yönetimi, savunma kapasitesine olan güvenini Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapatarak ve İsrail bağlantılı gemilere müdahale ederek sergilemeye devam ediyor.
İstihbarat değerlendirmelerine vakıf çok sayıda ABD’li yetkiliye göre, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından haftalarca icra edilen yoğun saldırılara rağmen İran, kayda değer askeri kapasitesini muhafaza etmeyi sürdürüyor.
Gözlemciler, Washington’dan gelen yoğun baskılara rağmen Tahran’ın geri adım atmayan tutumunu, ülkenin savunma ve mukabele gücüne duyduğu itimadın bir tezahürü olarak nitelendiriyor.
Yetkililer, Beyaz Saray ve ABD Savaş Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaların, saldırılar sonrası İran’ın elinde kalan askeri gücün gerçek boyutunu tam olarak yansıtmayabileceğine dikkat çekiyor.
CBS News’in üç ayrı yetkiliye dayandırdığı verilere göre, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 7 Nisan tarihinde duyurulan ateşkes süreci başladığında, İran’ın balistik füze envanterinin ve bunlara bağlı fırlatma sistemlerinin yaklaşık yarısı halen sağlam durumdaydı.
Aynı kaynaklar, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) deniz unsurlarının, özellikle de hızlı saldırı botlarının yaklaşık yüzde 60’ının operasyonel kabiliyetini koruduğunu ifade etti.
Söz konusu tabloyu değerlendiren uzmanlar, ABD’nin “azami baskı” stratejisiyle İran’ı Washington’ın taleplerine boyun eğdirme çabasına rağmen, Tahran’ın tavizsiz duruşunun temelinde bu askeri direncin yattığını vurguluyor.
İran Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini sıkılaştırıyor
ABD’nin “azami” olarak nitelendirdiği diplomatik ve askeri taleplerini geri çevirmeye devam eden İran, stratejik öneme haiz Hürmüz Boğazı’nı tüm deniz trafiğine kapattığını ilan etti.
Tahran yönetimi, Washington tarafından uygulanan deniz ablukası tamamen kaldırılmadığı müddetçe boğazın yeniden trafiğe açılmayacağını bildirdi.
Beyaz Saray yönetimi, gerçekleştirilen saldırıların “başarısına” odaklanan söylemini muhafaza ederken; DMO Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle iki ticari gemiye müdahale edildiğini duyurdu.
İran karasularına çekildiği belirtilen bu gemilerin, İsrail ile bağlantılı olduğu ifade edilen MSC-Francesca ve Epaminodes olduğu kaydedildi.
İstihbarat birimlerinin değerlendirmelerinde, “binlerce hedefin” imha edildiği yönündeki resmi iddiaların aksine, İran Hava Kuvvetleri’nin yaklaşık üçte ikisinin halen faal durumda olduğu öngörülüyor.
Savunma İstihbarat Teşkilatı Başkanı’nın, Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki oturum öncesi sunduğu yazılı beyanatta da İran’ın zarar verme potansiyelini koruduğu teyit edildi.
Deniz Piyade Korgenerali James Adams, konuya ilişkin açıklamasında, “İran’ın bölgedeki ABD kuvvetlerini ve müttefik unsurları tehdit edebilecek binlerce füze ile tek yönlü saldırı amaçlı insansız hava aracına halen sahip olduğunu” belirtti.
Savaş Bakanlığı ile saha verileri arasında çelişki
Buna mukabil, üst düzey ABD’li yöneticiler, “Destansı Öfke Operasyonu” (Operation Epic Fury) olarak isimlendirilen askeri harekatı kamuoyuna kesin bir zafer olarak sundu. Başkan Trump, salı günü yaptığı açıklamada, “Onların donanmasını da hava kuvvetlerini de devre dışı bıraktık” ifadesini kullandı.
Savaş Bakanı Pete Hegseth ise 8 Nisan’daki basın toplantısında, operasyonu “savaş alanında tarihi ve ezici bir zafer” olarak tanımlayarak, İran ordusunun ağır biçimde zayıflatıldığını ve yıllar boyu etkili bir muharebe yürütemeyecek hale getirildiğini ifade etti.
Ancak İran’ın en üst düzey operasyonel komuta merkezi, ABD’li yetkililerin bu söylemlerine sert bir karşılık verdi. Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargâhı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin sahada üstünlüğü elinde bulundurduğunu vurgulayarak, Trump’ın sahadaki koşulları çarpıtmasına müsaade etmeyeceklerini belirtti.
Abdullahi, Silahlı Kuvvetlerin üstün konumunu koruyarak, “yalancı ve hayalperest” olarak nitelediği ABD Başkanı’nın, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kontrolü hususunda sahte anlatılar üretmesinin önüne geçeceklerini dile getirdi.