Ortadoğu

İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, sekiz aylık bir hazırlığın ürünü

Yayınlanma

İsrail’in, İran’ın nükleer tesislerini, füze sahalarını, bilim insanlarını ve generallerini hedef alan saldırısının sekiz aydır hazırlandığı belirtildi. Başbakan Netanyahu, saldırının İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmayı amaçladığını ve günlerce sürebileceğini açıkladı. İsrailli yetkililer, saldırının Washington ile koordine edildiğini bildirdi.

İsrail’in gece saatlerinde İran’ın nükleer tesislerini, füze sahalarını, bilim insanlarını ve generallerini hedef alan çarpıcı ve geniş kapsamlı saldırısının, sekiz ay süren yoğun gizli hazırlıkların ardından geldiği bildirildi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, günlerce sürmesi beklenen saldırıyla İsrail’in, İran’ın nükleer ve balistik füze kabiliyetlerini “ortadan kaldırmaya” çalıştığını duyurdu. Diğer İsrailli yetkililer ise bu sürecin haftalar alabileceğini ifade etti.

Saldırının, İsrail için varoluşsal bir tehdit olarak tanımlanan İran’ın füze ve nükleer programlarını aynı anda hedefleme fikri, İran’ın ekim ayında İsrail’e yönelik saldırısının ardından iki ülke arasındaki misilleme döngüsü sırasında şekillendi.

Saldırının daha ilk saatlerinde İsrail, nükleer bomba yapma bilgisine sahip olduğunu iddia ettiği bilim insanlarına suikast girişiminde bulundu.

Yaklaşık 25 bilim insanının hedef alındığı ve şu ana kadar en az ikisinin hayatını kaybettiği doğrulandı.

İsrail ayrıca İran ordusunun tüm üst kademesini de hedef aldı. Devrim Muhafızları Komutanı ve Genelkurmay Başkanı’nın yanı sıra üst düzey bir generalin daha öldürüldüğü teyit edildi.

Yetkililer, İsrail saldırısının sadece hava saldırılarından ibaret olmadığını, İsrail’in istihbarat servisi Mossad’ın sahada füze ve hava savunma tesislerine yönelik gizli sabotaj operasyonları yürüten ajanlarının bulunduğunu belirtti.

İsrail’in önümüzdeki günlerde diğer hedeflerle birlikte İran’ın yer altı nükleer tesislerini vurmaya devam etmesi bekleniyor.

Saldırıyı tetikleyen nedenler

İsrail ordusu, İran’ın nükleer silahlanma konusundaki araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ilişkin elde edilen istihbaratın, Tahran’ın istemesi halinde daha hızlı bir şekilde bomba yapabileceğini gösterdiğini belirtti.

İran’ın hızla büyüyen füze cephaneliği ve İsrail’in misillemesi sonrası zayıflayan hava savunması da Netanyahu’yu orduya ve istihbarat servislerine planlama emri vermeye iten diğer faktörler oldu.

Önümüzdeki haftalarda açılması planlanan ve ABD’nin sığınak delici bombalarına bile dayanıklı olacağı söylenen yeni bir yer altı zenginleştirme tesisinin varlığı da aciliyeti artırdı.

Washington ile ‘gizli koordinasyon’

Başkan Trump’ın bir nükleer anlaşma peşinde koştuğu dönemde bile İsrail’in bu saldırı için istihbarat toplayarak, varlıklarını konumlandırarak ve tatbikatlar yaparak hazırlık içinde olduğu öğrenildi.

Bu hazırlıklar, Netanyahu’nun Trump’tan yeşil ışık almadan bile harekete geçebileceğinden endişe duyan Beyaz Saray’daki bazı yetkilileri alarma geçirdi.

Netanyahu’nun Trump’a böyle bir adım atmayacağına dair güvence verdiği, Beyaz Saray’ın ise Netanyahu’ya İran’a saldırması durumunda bunu tek başına yapacağını söylediği belirtildi.

Trump’ın kendisi de saldırıdan birkaç saat önce de dahil olmak üzere son günlerde müzakereleri “havaya uçurabilecek” bir İsrail saldırısına karşı olduğunu defalarca dile getirdi.

Ancak saldırının başlamasından saatler sonra İsrailli yetkililer, gazetecilere tüm bunların Washington ile koordine edildiğini brifing verdi.

Axios‘a konuşan iki İsrailli yetkili, Trump ve yardımcılarının kamuoyu önünde İsrail saldırısına karşı çıkıyormuş gibi davrandıklarını ancak özelde buna karşı çıkmadıklarını iddia etti. Bir yetkili, “ABD’den net bir yeşil ışık aldık,” dedi.

Yetkililere göre amaç, İran’ı bir saldırının yakın olmadığına ikna etmek ve İsrail’in hedef listesindeki İranlıların yeni yerlere taşınmamasını sağlamaktı.

ABD iddiaları yalanladı

ABD tarafı ise bu iddiaların hiçbirini doğrulamadı. Saldırıdan önceki ve sonraki saatlerde Trump yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ve müttefiklerine gönderdiği özel mesajlarda İsrail’in saldırısından uzak durdu.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’in saldırısının ABD’nin dahli olmaksızın “tek taraflı” olduğunu hızla belirtti.

Saatler sonra Trump, saldırının gerçekleşeceğini bildiğini doğruladı ancak ABD’nin askeri bir katılımı olmadığını vurguladı. ABD’nin İsrail saldırısına ne ölçüde istihbarat, lojistik ve savunma desteği verdiği ise henüz belirsizliğini koruyor.

İsrail şimdi, İran’ın yüzlerce balistik füze ve insansız hava aracını İsrail’e ve belki de bölgedeki ABD üslerine doğru ateşlemesine karşı hazırlık yapıyor.

İranlı yetkililer cuma günü yaptıkları açıklamada, karşılıklarının ABD’yi de hedef alacağı tehdidinde bulundu.

İran’la savaş kapıda mı?

Çok Okunanlar

Exit mobile version