Diplomasi

İsrailli büyükelçi Leiter: Türkiye ile savaş istemiyoruz ama kırmızı çizgi aşıldı

Yayınlanma

İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını önemli ölçüde genişletmeyi planladığını gösteren net istihbarat aldıklarını ve Tel Aviv’in bu hamleyi bir “kırmızı çizginin aşılması” olarak değerlendirdiğini belirtti.

Jerusalem Post gazetesine verdiği demeçte Leiter, “Ne Türkiye ne de Suriye ile gerginliğin tırmanmasını ya da savaşı arıyoruz. Ama bir kırmızı çizgi aşıldı,” dedi.

Bu açıklamaları, İsrail’in Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Hava Üssüne düzenlediği hava saldırısı ve ardından hem Suriye hem de Türkiye hükümetlerinden gelen eleştirilerin ardından geldi.

Leiter şöyle devam etti:

“Bu, anlaşmalara yönelik bariz bir Türk ihlali olarak görülüyordu. İstihbarata erişmesi gerekenler bu bilgileri aldı. Neler olacağını bilmesi gerekenler de biliyordu. Bunun anlaşmalarımıza aykırı olduğunu açıkça belirttik ve işte bu yüzden İsrail bu şekilde hareket etti.”

Leiter’e göre, bu uyarıların dikkate alınmaması, salı günü İsrail’in, Türk kuvvetlerinin varmasının beklendiği iddia edilen Ebu Zuhur hava üssüne saldırmasına yol açtı.

Suriyeli yetkililer, hava üssünün en az sekiz saldırıya hedef olduğunu belirtirken, daha sonra yayınlanan uydu görüntüleri pistlerdeki hasarı ortaya koydu.

Mossad şefi ile Suriyeli bakan telefonda görüşmüş

İsrail’e göre Ocak 2026’da Paris’te “Suriye’de statükonun korunması” anlaşması yapıldı

Leiter, Türkiye’nin bu hamlesinin, Biden yönetimi döneminde İsrail ile Suriye’nin yeni lideri Ahmed Şara yönetimi arasında varılan ve ülkedeki “mevcut durumu donduran” mutabakatlarla çeliştiğini söyledi.

Leiter’e göre, bu mutabakatlar, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Leiter, dönemin Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Gil Reich ve Netanyahu’nun askeri sekreteri Roman Gofman’ın (şu anda Mossad direktörü) katıldığı, Ocak 2026’da Paris’te düzenlenen bir toplantıda yeniden teyit edildi.

Leiter şöyle devam etti:

“Bu dondurma durumu, Türklerin harekete geçmediği gibi bizim de harekete geçmeyeceğimiz ve onların da bizi geri çekilmeye zorlamayacağı anlamına geliyor. Ayrıca şunu anlamak önemli: Biz Suriye’de sadece 78 mil karelik [yaklaşık 202 kilometre kare] bir güvenlik bölgesinde bulunurken, Türkler son birkaç yıl içinde Suriye’nin kuzeyinde 3.500 mil karelik bir alanı– ülkenin topraklarının yaklaşık %5’ini– yavaş yavaş ilhak etmişlerdir.”

Jerusalem Post’a göre ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack hariç, üst düzey ABD’li yetkililer Suriye’deki İsrail saldırısını kınamadı.

Leiter, “Yönetimin politikası, geçmişte üzerinde anlaşmaya varılan dondurma sürecinin devam etmesi; bu nedenle Trump bile saldırıyı kınamadı,” dedi.

Barrack: İsrail’in ez-Zuhur’a yaptığı saldırı nedeniyle endişeliyiz

“İsrail ve Suriye, aralarındaki çatışmanın tırmanmasını istemiyor”

Gerginliklere rağmen Leiter, İsrail’in, Suriye’nin bir tırmanma ya da savaş peşinde olmadığını anladığını vurguladı.

Büyükelçi, “Suriyelilerin bizimle bir çatışma istemediği bizim için açık. Bu yüzden Türklere çatışma yaratmamalarını söylüyoruz. Türkiye’nin planladığı hamlenin Suriyelilere dayatıldığına dair birden fazla işaret var,” dedi.

Leiter, bu bariz uyumsuzluğun, saldırının ardından Türkiye ve Suriye’den gelen çelişkili açıklamalarda da görüldüğünü savundu:

“Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, saldırıdan birkaç gün önce Suriye’de bir Türk heyetinin bulunduğunu kabul ederken, Türkler bunu yalanladı. Bu konuyu kendi aralarında halletmeleri gerekir.”

Leiter, geçmişte olduğu gibi Suriye ile doğrudan görüşmelere geri dönülmesini ihtimal dışı bırakmadı fakat bunun için koşulların uygun olması gerektiğini söyledi.

Leiter, “Müzakereler yeniden başlatılabilir. Daha önce Suriyelilerle yürüttüğümüz yüz yüze diyaloğu sürdürmek istiyoruz,” dedi.

Barrack: İsrail-Suriye-Türkiye çatışmasızlık mekanizması istiyoruz

“Ankara ile diyaloğa açığız”

Leiter, İsrail’in de Türkiye ile bir çatışma peşinde olmadığını ve Ankara ile diyaloğa açık olduğunu ekledi.

İsrailli diplomat, “Onlarla diyaloğa kesinlikle açığız fakat ülkedeki üst düzey yetkililerin açıklamalarına göre, onlar İsrail’i haritadan silmeyi tercih ediyorlar,” diye konuştu.

Türkiye’nin Hamas liderlerine ev sahipliği yaptığı ve Hizbullah ile Hamas’a “fon aktardığı” iddiasında bulunan Leiter, böyle bir dönemde “Türkiye’nin Lübnan ve Suriye’de nüfuzunu genişletmeye başlamasının” uygun olmadığını savundu.

Leiter şöyle devam etti:

“Mevcut koşullar altında Türkiye, bölgede sükuneti sağlamaya yardımcı olacak bir güç olamaz. Keşke Kudüs ile Ankara arasındaki ilişkilerde birkaç on yıl önceki duruma geri dönebilsek. O zaman, Türkiye’nin bölgedeki etkisine açık olurduk. Fakat Türkiye’nin terör örgütlerini finanse ettiği bir ortamda, bölgedeki etkisinin artması mantıklı değil.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version