Dünya Basını
İsrailli hukukçu Avesar: Siyonizm varlığını sürdürebilmek için sürekli savaşa ihtiyaç duyuyor
İsrail-Filistin Konfederasyon Komitesi Başkanı Josef Avesar, bölgedeki şiddet sarmalından çıkış için mevcut hükümetlerin üzerinde yer alacak seküler ve demokratik bir federal yapı önerisini sundu. Avesar, iki devletli çözümün tıkandığı noktada, 15,5 milyon insanı kapsayan ortak bir anayasal düzenin tek gerçekçi seçenek olduğunu vurguladı.
Tarafsızlık Çalışmaları adlı akademik yayın platformunda Pascal Lottaz’ın konuğu olan İsrailli Amerikalı hukukçu ve İsrail-Filistin Konfederasyon Komitesi Başkanı Josef Avesar, Ortadoğu’daki kördüğümü çözecek radikal yönetim modelini ayrıntılarıyla paylaştı.
Avesar, mevcut İsrail ve Filistin yönetimlerini lağvetmeden, her iki halkın da üzerinde mutabık kalacağı seküler bir anayasaya dayalı, bağımsız bir federal hükümet kurulması gerektiğini dile getirdi.
Bu yapının, sadece toprak paylaşımı değil, temsilde adalet ve hukuk önünde mutlak eşitlik üzerine inşa edileceğini belirten Avesar, “Bizim önerimiz İsrail veya Filistin hükümetlerini ortadan kaldırmak değil; her iki halk için ortak, bağımsız bir federal hükümet tesis etmektir” ifadelerini kullandı.
Avesar’ın projeksiyonuna göre bu yeni yönetim; İsrail, Batı Şeria ve Gazze’yi kapsayan coğrafyadaki yaklaşık 15,5 milyon insanın tamamı tarafından seçilecek. Meşruiyetini doğrudan halk iradesinden alacak olan bu hükümetin, din ve devlet işlerinin kesin çizgilerle ayrıldığı bir anayasa tarafından denetlenmesi öngörülüyor.
Federal yapının, mevcut hükümetlerin egemenlik haklarını ihlal etmesi durumunda ise taraflara veto yetkisi tanınacağını kaydeden Avesar, “Federal hükümet, Filistin veya İsrail yönetimlerinin egemenliğini zedeleyen bir yasa çıkarırsa, bu hükümetlerin söz konusu düzenlemeyi reddetme hakkı olacaktır” dedi.
“İsrail’in bir anayasası yok ve bu durum devleti içeriden çökertiyor”
Josef Avesar, mülakat sırasında İsrail’in demokratik yapısına yönelik sert eleştirilerde bulundu. İsrail’in kuruluşundan bu yana yazılı bir anayasaya sahip olmadığını, bunun yerine parlamentonun oluşturduğu “Temel Yasalar” ile idare edildiğini hatırlatan hukukçu, bu durumun kuvvetler ayrılığını imkansız kıldığını belirtti.
İsrail sisteminde yürütme ve yasama organlarının iç içe geçtiğini, hükümet üyelerinin aynı zamanda mecliste yer aldığını belirten Avesar, “İsrail’de gerçek bir güçler ayrılığı mevcut değil; yasayı yapanlar ile o yasayı icra edenler aynı kişilerdir” değerlendirmesinde bulundu.
Anayasanın temel işlevinin halkı yasama organının keyfi kararlarından korumak olduğunu vurgulayan Avesar, İsrail’deki tablonun bunun tam tersi olduğunu ifade etti.
Avesar, “Anayasa, halkı yöneticilerden koruyan ilkeler bütünüdür; ancak İsrail’de meclis, kendisini halktan korumak için yasalar çıkarmaktadır” şeklinde konuştu.
Mevcut yargı krizine de değinen Avesar, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin gücünü anayasadan değil meclisten aldığını, bu nedenle meclisin bu gücü her an geri almaya çalıştığını ifade etti. Bu belirsizliğin devleti istikrarsızlaştırdığını söyleyen Avesar, “İsrail bugün parçalanıyor çünkü bir anayasası, yani oyunun kuralları yok” dedi.
“Yahudi demokrasisi bir mantık hatasıdır”
Demokrasi kavramının din ile devletin ayrılması üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Avesar, İsrail’in kendisini tanımlama biçimini eleştirdi.
Seçim sandığının demokrasinin sadece bir unsuru olduğunu, asıl meselenin dinin baskısından kurtulmuş bir yönetim olduğunu belirten Avesar, “Yahudi demokrasisi terimi kendi içinde bir çelişkidir; çünkü demokrasinin asıl amacı hükümet ile dini birbirinden ayırmaktır” ifadelerini kullandı.
Bir devletin belirli bir dini kimliğe bürünmesinin, rasyonel ve güncel bilgiyle karar alma sürecini engellediğini belirten Avesar, din odaklı sistemlerin geçmişin bilgisine hapsolduğunu, oysa demokrasinin bugünün seçmeninin iradesine dayanması gerektiğini söyledi.
Avesar’ın sunduğu konfederasyon modelinde, anayasa herkesi dini, etnik kökeni veya bulunduğu konum ne olursa olsun eşit kabul ediyor.
Bu anayasal çerçevenin Gazze’den Batı Şeria’ya kadar tüm bölgeyi kapsayacağını belirten Avesar, yönetim şemasını şu şekilde detaylandırdı:
“Üç yüz milletvekilinden oluşan bağımsız bir yasama organı, bir Filistinli ve bir İsrailli liderden oluşan ve her iki yılda bir dönüşümlü olarak başkanlık koltuğuna oturacak bir yürütme organı ve gücünü doğrudan anayasadan alan bir yargı erki.”
Avesar, bu yapının meclisin baskısından azade olacağını ve hukukun üstünlüğünü garanti altına alacağını vurguladı.
“Siyonizm hem Yahudilere hem Filistinlilere zarar verdi”
Kendi siyasi dönüşümünü de anlatan Josef Avesar, İsrail’de doğmuş biri olarak başlangıçta “varsayılan bir Siyonist” olduğunu ancak olaylara tarafsız ve gerçekçi bir gözle bakmaya başladığında bu ideolojinin yarattığı zararları gördüğünü ifade etti.
Yetmiş yedi yıldır süregelen savaşların, yok olan ailelerin ve sakat kalan binlerce insanın bir vizyonsuzluğun sonucu olduğunu dile getiren Avesar, “Gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaştığınızda, Siyonizm’in hem Yahudilere hem de Filistinlilere zarar verdiğini anlıyorsunuz” dedi.
Siyonizm’in varlık nedenini düşman algısı üzerine kurduğunu kaydeden Avesar, barışın bu ideoloji için bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Theodor Herzl’in Avrupa’daki dışlanmışlığa karşı bir çözüm olarak sunduğu devlet fikrinin, bugün sürekli savaş üreten bir yapıya dönüştüğünü kaydeden Avesar, “Siyonist bir devlet olarak barış, bu ideolojinin çıkarlarına aykırıdır; zira barış gelirse Siyonizm’e neden ihtiyaç duyulsun?” sorusunu yöneltti.
Avesar, İsrail’in bilinçli ya da bilinçsiz olarak sürekli düşman arayışında olduğunu, şiddetin Siyonizm’i güncel tutmak için bir araç olarak kullanıldığını dile getirdi.
“Yüzde yirmilik kesimin desteği dört beş milyon insan demektir”
Bölgedeki toplumsal algıları da analiz eden Avesar, İsraillilerin yaklaşık yüzde sekseninin konfederasyon fikrini ideolojik bir ihanet olarak gördüğünü tahmin ettiğini söyledi. Filistin tarafında da yüzde altmışlık bir kesimin, geçmişte yaşanan sürgünler, işgal ve şiddet olayları nedeniyle bu modele şüpheyle yaklaştığını belirtti.
Ancak Avesar’a göre umut verici bir “gümüş astar” mevcut. İsraillilerin yüzde yirmisinin ve Filistinlilerin yüzde kırkının bu modeli destekleyebileceğini kaydeden Avesar, “Bu oranlar toplamda dört ila beş milyon insanın bu yapıyı destekleyeceği anlamına geliyor” dedi.
Medyanın kendilerini görmezden geldiğini ve İsrailliler ile Filistinlilerin sonsuza kadar düşman kalması gerektiği yönündeki psikolojik baskının kırılması gerektiğini ifade eden Avesar, “İnsanlara İsraillilerin ve Filistinlilerin normal insanlar gibi birlikte yaşayabileceği fikri kabul edilemez geliyor, en büyük zorluğumuz bu algıyı yıkmak” şeklinde konuştu.
Avesar, siyasi meşruiyetin ancak yönetilen insanların tamamı tarafından seçilen bir hükümetle mümkün olacağını, mevcut İsrail hükümetinin kontrol ettiği milyonlarca Filistinli tarafından seçilmediği için meşruiyet sorunu yaşadığını ekledi.
“İsrail kutunun dışından düşünme yetisini kaybetti”
Avesar, mülakatta İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki federal modellerin başarısına atıfta bulunarak, Ortadoğu’da neden benzer bir yolun izlenmediğini sorguladı.
Özellikle Jeffrey Sachs gibi iki devletli çözümü savunan entelektüellerin, kendi yaşadıkları ülkelerdeki federal sistemlerin huzur verici gücünü neden İsrail ve Filistin için önermediklerini anlamadığını söyledi. Avesar, “Kendi ülkesinde elli eyaletli federal bir sistemde barış içinde yaşayan smart profesörler, neden aynısını bu bölge için teklif etmiyor?” eleştirisini getirdi.
İsrail içindeki liberal grupların dahi 1967 sınırlarına dayalı iki devletli çözümden öteye geçemediğini belirten Avesar, bölgede yaşayanların “kutunun dışından düşünme” yetisini yitirdiğini belirtti.
Baskı yapmanın ya da tarafları aşağılamanın bir sonuç vermeyeceğini, bunun yerine insanlara “seçim yapma şansı” verilmesi gerektiğini vurgulayan Avesar, “Biz kimseyi zorlamıyoruz; sadece insanların parlamentoya girebileceği ve oy kullanabileceği bir platform oluşturuyoruz” dedi. Bu platformun bir nevi “özendirme” işlevi gördüğünü ve insanlara şiddet dışında rasyonel bir alternatif sunduğunu belirtti.
“Siyasi sistemi tamamen değiştirmekten başka seçenek yok”
Josef Avesar, mülakatın sonunda barışın tek güvenlik garantisi olduğunu yineledi. Düşmanı sonsuza kadar yenmenin ya da yok etmenin mümkün olmadığını, tarihin bunu defalarca kanıtladığını belirten Avesar, mevcut gerçekliğin mantık dışı olduğunu söyledi.
Kurdukları internet sitesi üzerinden beş altı yıldır Zoom üzerinden simülasyonlar yaptıklarını ve bu çalışmalarda İsrailliler ile Filistinlilerin ortak sorunlara nasıl çözümler üretebildiğini defalarca gösterdiklerini anlattı.
Şu anda 300 seçim bölgesi üzerinde çalıştıklarını ve demokratik bir seçim platformu oluşturduklarını duyuran Avesar, “Simülasyonlarımızda insanların İsrail Başbakanı ya da Filistin Başkanı gibi davrandığı senaryolarda, tüm sorunların çözülebileceğini kanıtladık” dedi.
Avesar, federal hükümetin ne İsrail ne de Filistin perspektifine sahip olacağını; bunun yerine tüm bölgeyi kuşbakışı gören ve kendisini seçen halkın çıkarlarını gözeten bir yapı olacağını vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Konfederasyon modeli, Avesar’a göre sadece siyasi bir yapı değil, aynı zamanda bölge halkları için hayatta kalmanın ve onurlu bir geleceğin yegane teminatı niteliğinde.