Avrupa
Jamie Dimon, Birleşik Krallık hükümetini banka vergileri konusunda uyardı
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, Birleşik Krallık Maliye Bakanı John Healey’i bankalar için daha “düşmanca” bir vergi ortamı yaratmama konusunda uyardı.
Konuşma hakkında bilgi sahibi olan kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Wall Street yöneticisi perşembe günü Healey ile yaptığı telefon görüşmesinde, yüksek vergilerin genellikle istihdamın başka yerlere kaymasına neden olduğunu belirtti ve New York’taki finans sektöründeki istihdamdaki önemli düşüşü, kısmen şehrin vergi yüküne bağladı.
Küresel finans dünyasının en etkili isimlerinden biri olan Dimon, geçen yılki bütçe öncesinde vergi artışlarına karşı başarılı bir lobi faaliyeti yürüten banka yöneticileri arasındaydı.
O dönemde JPMorgan, Canary Wharf’ta 3 milyar sterlinlik yeni bir Londra merkezi kurma planlarını değerlendirirken, Dimon dönemin Maliye Bakanı Rachel Reeves ile görüşmeler yapmıştı.
Sektörün rekor düzeyde kâr elde ettiği göz önüne alındığında, bankalar Healey’in Ekim Bütçesi’nde cazip bir hedef olabilir.
Sendika liderleri, hane halkının enerji faturalarına yönelik bir yardım paketini finanse etmek için banka vergilerinin artırılmasını talep ediyor.
Healey, banka vergileri konusunda henüz bir görüş belirtmedi. Fakat görüşmeyle ilgili bilgisi olan bir kişiye göre Dimon, banka kârlarına uygulanacak olağanüstü vergi veya servet üzerinden daha geniş kapsamlı vergi artışlarının hoş karşılanmayacağını açıkça belirtti.
Görüşmeye aşina olan bir başka kişi ise, Dimon’un Healey’e Birleşik Krallık’ın iktisadi zorluklarını çözmenin tek yolunun büyümeyi teşvik etmek olduğunu ve buna giden tek yolun da “iyi politikalar” olduğunu söylediğini aktardı.
Bu kişi, Dimon’un vergilerle ilgili yorumlarının Birleşik Krallık’a özgü olmadığını ve “görüşmenin ana konusunu” oluşturmadığını da ekleyerek, görüşmeyi “çok samimi” olarak nitelendirdi.
Kaynaklar, Dimon’un Healey’in ekibinin talebi üzerine yeni maliye bakanıyla tanışma görüşmesi yapan ilk banka yöneticilerinden biri olduğunu belirtti.
Diğer banka yöneticilerinin de önümüzdeki hafta görüşmeler yapması bekleniyor.
Dimon’un Healey’e yaptığı özel yorumlar, geçen ay Başbakan Andy Burnham ve maliye bakanına yönelik kamuya açık bir uyarı sonrasında geldi.
Dimon o uyarıda, daha yüksek banka vergilerinin “olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini söylemişti.
Dimon, 2008 finansal krizinde hükümetin Birleşik Krallık’taki büyük kredi kuruluşlarını kurtarmasının ardından getirilen banka vergisi veya kurumlar vergisi ek yükünü Burnham’ın artırma riskine ilişkin olarak, “Bu, düşünmeniz gereken bir dizi olumsuzluk arasına eklenecek bir unsur daha olur,” dedi.
Dimon, Wilfred Frost ile birlikte hazırlanan The Master Investor Podcast’e verdiği demeçte şöyle konuşmuştu:
“‘Bankalara vergi uygulayın’ demek kulağa harika gelebilir fakat hissedarlarım bu ek vergi nedeniyle 5 milyar dolar ödedi. Sadece bu tür şeylerin olumsuz sonuçları olacağını düşünüyorum.”
Geçen kasımdaki bütçe öncesinde Dimon’un Reeves ile yaptığı müzakerelere yakın bir kişi, Healey ile yapılan görüşmeler hakkında şunları söyledi:
“Jamie Dimon her zaman banka vergilerinin etkisine büyük önem verir ve Burnham hükümetinin yeni Canary Wharf genel merkezini destekleyeceğine dair güvence isteyecektir.”
Dimon’un Reeves ile yaptığı görüşmelerde, bankalara daha yüksek vergiler getirilmesi halinde planlanan ofis projesini iptal etmekle tehdit edip etmediği sorulduğunda, bu kişi , “‘Tehdit’ kelimesi biraz ağır kaçar. Fakat elbette her işletme, yatırımlarla ilgili nihai kararlarını vermeden önce mali ortamı dikkate alır,” cevabını verdi.
JPMorgan, Reeves’in bütçe açıklamasının ertesi günü Canary Wharf’taki Riverside projesinde yeni bir bina planlarını açıklamış ve bunun “Birleşik Krallık’ta devam eden olumlu iş ortamına” bağlı olacağını vurgulamıştı.
2008 finansal krizinin ardından getirilen kurallar gereği, Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren bankalar halihazırda standart kurumlar vergisine ek olarak bilançolarına uygulanan bir vergi ve kârlarına uygulanan bir ek vergi dahil olmak üzere ek vergiler ödüyor.
Fakat yüksek faiz oranları sayesinde son yıllarda banka kârları hızla arttı ve City of London’da bunun, kredi verenleri Birleşik Krallık’taki daha da cezai bir vergi rejiminin hedefi haline getirebileceğine dair endişeler var.
Sendikalar Kongresi (TUC), seçmenlerin yaşam maliyetlerini düşürmeye yardımcı olmak amacıyla, %25’lik kurumlar vergisi oranının %3 üzerinde belirlenen ve bankalar tarafından ödenen ek verginin artırılması için Healey’e çağrıda bulundu.
Ne var ki birçok banka yöneticisi, sektöre daha yüksek bir vergi yükü getirilmesi olasılığına karşı şimdiden sert bir tavır sergiledi.
Örneğin Santander CEO’su Ana Botín, haziran ayında FT’ye verdiği demeçte, Birleşik Krallık’taki banka vergi rejiminin “iktisadi açıdan mantıksız” olduğunu savunarak, “Politika yapıcılar aşırı yüksek kâr elde eden sektörler arıyorlarsa, başlamak için başka yerler de var,” demişti.
Keir Starmer’ın eski İşçi Partisi hükümetinden üst düzey yetkililer bu hafta Healey’e, işletmelere daha yüksek vergiler uygulamak veya borçlanmayı büyük ölçüde artırmak suretiyle iktisadi toparlanmayı rayından çıkarmaması için çağrıda bulundu.
Lobi grubu TheCityUK’nin genel müdürü Miles Celic ise şöyle konuştu:
“Bakanlar ve yetkililer, özel sektörü yatırım çekme ve büyümeyi artırma konusunda bir ortak olarak görmeli. Sektöre karşı değil, sektörle birlikte hareket etmeleri gerekir.”
Hazine Bakanlığı ise şu açıklamayı yaptı:
“Maliye Bakanı, finansal hizmetler sektörü de dahil olmak üzere ekonominin çeşitli sektörlerinden üst düzey temsilcilerle düzenli olarak bir araya gelmektedir.”