Asya

Japonya’nın borçlanma maliyetleri 30 yılın zirvesine çıktı

Yayınlanma

Japonya’nın borçlanma maliyetleri 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yatırımcılar, yenin değer kaybı ve 2 trilyon dolarlık uzun vadeli harcama planının ülkenin devasa borçları üzerindeki etkisi konusunda endişeli.

Bu yıl Japon devlet tahvillerinde yaşanan sert satış dalgası, ülkenin gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil getirisini çarşamba günü yüzde 2,87’ye taşıdı. Bu, 1996’dan bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

Financial Times’a konuşan yatırımcılara göre, Başbakan Sanae Takaichi’nin politikaları —14 yıla yayılan 2,3 trilyon dolarlık harcama planı merkezli yaklaşımı— uzun vadeli borçlanma araçlarındaki satışları körüklüyor. Bazı yatırımcılar ayrıca, geçen ay faiz oranlarını yüzde 1’e çıkaran Japonya Merkez Bankası’nın enflasyonun gerisinde kalmasından ve enflasyonun yüzde 2’lik hedefin üzerine çıkmasına izin vermesinden kaygı duyuyor.

Aberdeen Investments yatırım direktörü Alex Everett, “Japonya Merkez Bankası’nın ilave faiz artırımları konusunda temkinli kalması, yenin süren zayıflığı ve maliye politikasına ilişkin kaygıların birleşimi, Japon devlet tahvili getiri eğrisinin uzun vadeli bölümünü özellikle kırılgan hale getirdi,” dedi.

Piyasanın uzun vadeli risklere ilişkin kaygısı, yatırımcıların Japonya’ya 10 yıl vadeli borç vermek için iki yıllık vadeye kıyasla talep ettiği risk priminde de görülüyor. Bu prim, nisan ayında 1 puanın altındayken bugün 1,4 puana yükseldi. Aynı dönemde ABD ve Almanya gibi diğer büyük tahvil piyasalarında bu prim yatay seyretti ya da geriledi.

Yatırımcılar, Japonya’nın borçlanma maliyetlerindeki artışın, GSYH’nin yüzde 200’ünden fazlasına denk gelen büyük kamu borcu üzerinde baskı yarattığı uyarısında bulunuyor. Ülkenin 30 yıllık tahvil getirisi bu yıl yüzde 4’ün üzerine çıktı ve mayıs ayında gün içi işlemlerde görülen yüzde 4,2’lik rekor seviyeye yakın seyrediyor.

Yatırımcılar, Japonya Merkez Bankası’nın politika faizini negatifte tuttuğu ve büyük miktarlarda devlet tahvili aldığı uzun yıllar boyunca Japon borçlanma araçlarına güçlü ilgi göstermişti. Ancak para politikasının sıkılaşmasıyla bu tablo değişiyor.

Aegon Asset Management baş yatırım yetkilisi Stephen Jones, “Yaşanan senaryo, Japonya’nın dünyanın en büyük kamu borcu yükünü, paranın sonsuza kadar bedava kalacağı varsayımı üzerine inşa etmiş olmasını yansıtıyor,” dedi.

Jones, “Piyasa şimdi bu varsayımı sert biçimde geri çekiyor… Tokyo, geçmişin borçlarını yeniden finanse etmek ve geleceği, bir nesildir ödemediği fiyatlardan fonlamak zorunda,” ifadelerini kullandı.

Japonya’yı yakından izleyen uzmanlar, hükümetin borçlanma maliyetlerinin gelirlerinden daha hızlı artmaya başlayabileceğinden ve bunun borç dinamiklerini daha da kötüleştirebileceğinden endişe ediyor. Société Générale faiz stratejisti Stephen Spratt bu değerlendirmeyi yaptı.

Spratt, “Bize göre kırılma noktası, 10 yıllık tahvil getirisinde yüzde 3’ün biraz üzeri. Ancak insanlar yüzde 3’e geldiğinde soru sormaya başlayacak,” dedi. Tahvil getirileri fiyatlarla ters yönde hareket eder.

Fon yöneticilerinin bu yıl dikkatini çeken bir diğer gelişme, Japonya’nın para birimi ile devlet tahvili fiyatlarının aynı anda düşmesi oldu. Bu ikisi, faiz beklentilerine bağlı olarak çoğu zaman ters yönde hareket eder. Yen, Japonya Merkez Bankası’nın son aylarda para birimini desteklemek için yaptığı tekrarlanan müdahalelere rağmen geçen ay 40 yılın en düşük seviyesine geriledi. Enflasyon ise geçen ayki Japonya Merkez Bankası toplantısı öncesinde yüzde 1,5’e yükseldi.

Aviva Investors sabit getirili varlıklar birimi başkanı Fraser Lundie, “Enflasyon artık ihmal edilebilir düzeyde değil, kamu borçlanması hâlâ yüksek ve Japonya Merkez Bankası para politikasını normalleştirmeye devam ediyor,” dedi. “Bu kombinasyon, piyasayı uzun yıllardır olmadığı kadar mali dinamiklere duyarlı hale getirdi” diye ekledi.

Japonya’nın deflasyon döneminde yıllarca süren varlık alımları ve düşük politika faizleri, Japon devlet tahvili getirilerini sıfıra yakın ya da sıfırın altında tutmuştu. Bu dönem, Japonya Merkez Bankası’nın kamu tahvili piyasasının çok büyük bir bölümüne sahip olmasıyla sonuçlandı.

İngiltere Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası gibi diğer büyük merkez bankalarının aksine Japonya Merkez Bankası tahvil alımlarına devam ediyor. Bu durum, Japonya’nın büyük kamu borcunun sürdürülebilir kalmasına yardımcı oldu.

Japonya’nın net borcu, ülkenin sahip olduğu önemli varlıklar hesaba katıldığında, GSYH’nin yaklaşık yüzde 100’üne daha yakın. Bazı uzmanlar bunun borç endişelerini hafiflettiğini belirtiyor.

Bununla birlikte, yetkililerin tahvil piyasasındaki satış dalgasına duyarlılığının bir işareti olarak Japonya Merkez Bankası, geçen ayki toplantısında, gelecek yıl aylık tahvil alımlarını azaltmayı durduracağını ve bunun yerine alımları ayda yaklaşık 2 trilyon yen, yani 12,5 milyar dolar düzeyinde sabitleyeceğini açıkladı.

Goldman Sachs kıdemli ekonomisti Tomohiro Ota, Japonya’nın “kısır döngüye” girebileceği uyarısında bulundu. Bu senaryoda mali endişeler faiz ödemelerini artıracak, bu da bütçe üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştıracak.

Bazıları ise Japonya’nın “mali baskınlık” olarak adlandırılan bir duruma sürüklendiğinden kaygı duyuyor. Bu durumda politika yapıcılar faizleri yapay biçimde düşük tutar ve enflasyonun hükümet borçlarını eritmesine izin verir. MUFG’den Lee Hardman, Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımları konusundaki temkinli tutumunun böyle bir strateji izlendiği “algısını” beslediğini söyledi.

Bazı kurumsal yatırımcılar, Japon devlet tahvili getirilerinde yaşanacak sert bir yükselişin diğer kamu tahvili piyasalarından sermaye çekebileceğinden ve bunun küresel ölçekte tahvil getirilerini yukarı taşıyabileceğinden endişeli. Böyle bir gelişme, uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin bu yılın başlarında onlarca yılın en yüksek seviyelerine çıktığı İngiltere gibi ülkelerde baskıyı daha da artırabilir.

Almanya merkezli Allianz’ın baş yatırım yetkilisi Ludovic Subran, “Risk şu: Bunun küresel bir satış dalgası yaratması,” dedi. Subran, bunun küresel piyasalarda potansiyel stres yaratan “bir katman daha” olduğunu ekledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version