Diplomasi

Jeopolitik gerilimlere rağmen veri merkezi yatırımları sürüyor

Yayınlanma

Veri merkezi anlaşmaları, bazı yatırımcıların tereddütlerine rağmen jeopolitik gerilimlerin yarattığı fırtınayı atlatıyor ve milyarlarca dolarlık finansman çekiyor.

Dealogic’e göre, yatırımcılar bu yılın başından bu yana 42 veri merkezi alışverişi için 58 milyar dolarlık finansman sağladı.

Bu rakam, 2025 yılının aynı döneminde 34 işlem için sağlanan 34 milyar dolardan epey yüksek.

Danışmanlık şirketi Oxford Economics’e göre, dünya çapında yaklaşık 7 trilyon dolar değerinde 850’ye yakın veri merkezi inşaatı devam ediyor.

ABD ve Çin, sırasıyla 228 ve 98 projeyle bu alanda başı çekiyor.

Son dönemde yapılan anlaşmalar arasında, Singapur merkezli DayOne’ın Finlandiya’nın Lahti kentinde yeni bir veri merkezine 1,2 milyar avro yatırım yapmayı ve Kouvola’daki başka bir tesiste Fin şirketi Hyperco ile ortaklık kurmayı planlaması yer alırken, Norveç’te Green Mountain ise 2025 yılında 371 milyon avroluk bir finansman paketi elde etti.

Bununla birlikte, yapay zeka ve bulut bilişimi desteklemek için gerekli dijital altyapıya olan talebin hızla artmasına rağmen, bazı yatırımcılar bu sektöre sermaye yatırımı konusunda temkinli davranıyor.

Körfez’de bir başka savaş zayiatı: Veri merkezleri

Simmons & Simmons hukuk bürosunun ortağı Kirsty Barnes, “Veri merkezleri, jeopolitik nüfuz için dolaylı bir savaş alanı haline geldi,” dedi.

Yapay zeka yarışı küresel sermayeyi dijital altyapıya yönlendirirken, veri merkezleri artık stratejik varlıklar olarak görülüyor ve giderek daha fazla yatırım değerlendirme ve veri egemenliği perspektifinden inceleniyor.

Konuya yakın kaynaklara göre, bazı yatırımcılar, TikTok’un ya da Pekin merkezli ana şirketi ByteDance’in bu tesislerdeki kiracı olması nedeniyle DayOne’ın Finlandiya projesine ve Green Mountain’ın Norveç anlaşmasına karşı çıktı.

Kaynaklara göre, bu şirketlerin varlığı, veri gizliliği endişeleri ve Çin ile ilişkilerin öngörülemezliği nedeniyle bazı potansiyel kreditörlerin yatırım yapmayı reddetmesine neden oldu.

Bu endişe her iki taraf için de geçerli olabilir. Konuya yakın bazı kaynaklara göre, Green Mountain 2024 yılında finansman sağlamaya çalışırken, kiracılarından biri olan ByteDance, hiçbir ABD’li yatırımcının veya bankanın anlaşmaya katılamayacağını şart koşmuştu.

Diğer kaynaklara göre, bazı küresel yatırımcılar da Çin ile yaşanan jeopolitik gerilimler nedeniyle anlaşma yapmaktan çekiniyordu.

Ne var ki, Macquarie Capital Principal Finance liderliğinde, Japon bankası Nomura, Alman yatırım şirketi Patrizia ve Avusturyalı altyapı yatırımcısı Kommunalkredit’in de katıldığı bir finansman paketi üzerinde anlaşmaya varıldı.

Büyük Teknoloji şirketlerinin veri merkezleri kavgası

Bir ByteDance sözcüsü şunları söyledi:

“Veri merkezi projelerini de kapsayan olağan iş faaliyetlerimizin bir parçası olarak, ABD’dekiler de dahil olmak üzere küresel finans kurumlarıyla ortaklık kuruyoruz.”

TikTok, verilerin Çin’den erişilmesini önlemek için Avrupa verilerini yerel olarak depolama konusunda çalışmalar yürütüyor.

Bir yatırımcı, talep nedeniyle veri merkezi sahiplerinin genellikle Çinli bir kiracının potansiyel olarak daha kârlı bir teklifi ile, daha güvenli bir seçenek gibi görünen bir Amerikan bulut grubu arasında seçim yapma ikilemiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Bazı şirketler ise daha az tartışma yaratıyor. Birkaç kreditörün Financial Times’a verdiği bilgiye göre, Çin’de daha uzun süredir faaliyet gösteren teknoloji devi Alibaba, yatırımcılar nezdinde istikrarlı ve popüler bir kiracı olarak görülüyor.

Öte yandan, konuyla ilgili kaynaklara göre, Hollanda’daki Switch Datacenters, Amsterdam’ın dış mahallelerinde yer alan bir veri merkezi için bir yılı aşkın süredir yeni finansman sağlamaya çalışıyor.

Bazı kaynaklara göre, işletmenin kiracıları arasında mesajlaşma uygulaması Telegram’ın da bulunması nedeniyle yatırımcıların direnişiyle karşılaştı.

Görüşlerini bilen kaynaklara göre, potansiyel kreditörler, şirket sahibinin Rusya ile olduğu iddia edilen bağlantıları, uygulamanın içerik denetimi ve hizmetlerini kullananların kimler olduğu konusunda endişelerini dile getirdiler.

İki yıl önce Fransa, uygulamanın uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm dahil olmak üzere suç faaliyetlerini denetlemede başarısız olup olmadığına dair bir soruşturma başlatmıştı.

Bir Telegram sözcüsü, “‘Rusya ile bağlantılar’ iddialarının saçma olduğunu” söyledi. Sözcü şunları ekledi:

“Telegram Rusya’da engellenmiş durumda, kurucumuz orada cezai suçlamalarla karşı karşıya ve Rus yetkililer, rejimi ve Ukrayna’daki savaşını eleştiren içerikleri kaldırmayı reddettiği için Telegram’a para cezası vermeye devam ediyor. Rusya’da yerel bir varlığımız olmadığı için bu para cezaları uygulanamaz.”

Varlık yönetimi şirketi ESR Group’un, Switch ile olası bir anlaşma konusunda görüşmelerde bulunduğu ve bu anlaşmanın borç veya özsermaye sağlama seçeneklerini içerebileceği belirtildi.

Telegram’ın kira sözleşmesi önümüzdeki birkaç yıl içinde feshedilebilir ve yeni bir kiracı bulunabilir; bu durum, şirketin anlaşma yapma konusundaki ilk endişelerini gideriyor. ESR ise yorum yapmaktan kaçındı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version