Bizi Takip Edin

Amerika

Kanadalıların ABD seyahat harcamaları 3,3 milyar dolar geriledi

Yayınlanma

Kanadalıların ABD seyahat harcamaları, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde tırmanan siyasi ve ekonomik gerilimin gölgesinde geçen yıl 3,3 milyar dolar azaldı. Kanada İstatistik Kurumunun yayımladığı rapora göre ülke vatandaşları 2025 yılında ABD seyahatlerine toplam 18,8 milyar dolar harcadı. Turistik gezilerde yaşanan sert düşüşe karşın Kanadalıların diğer ülkelere yönelik uluslararası tatil harcamaları artış gösterdi.

Kanada vatandaşlarının ABD seyahat harcamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesiyle başlayan yeni ekonomik ve siyasi iklimin etkisiyle geçen yıl 3,3 milyar dolar azaldı.

Kanada İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan raporda, ülke sakinlerinin 2025 yılında ABD seyahatlerine toplam 18,8 milyar dolar harcadığı belirtildi.

Verilere göre Kanadalıların ABD’ye yaptığı turistik gezilerin mali boyutu 2,2 milyar dolar gerilerken, ABD dışındaki ülkelere yönelik uluslararası tatil seyahatlerinde 3,6 milyar dolarlık artış kaydedildi.

Aile ziyareti amacıyla ABD’ye yapılan seyahatlerin de 11 aylık zaman diliminde düştüğü aktarılan raporda, bu alandaki gerilemenin turistik seyahatlere kıyasla daha yavaş seyrettiği vurgulandı.

Sınır geçişlerindeki düşüşün seyri raporda şu sözlerle aktarıldı:

“Geri çekilmenin boyutu yıl ilerledikçe büyüdü ve temmuz ayında dip noktasına ulaştı. Bu dönemde sınır geçiş hacmi 12 ay önceki seviyelerin yaklaşık üçte bir oranında altına geriledi. ABD’den dönüş geçişleri 2025’in sonlarında istikrar kazanarak 2024 seviyelerinin yaklaşık dörtte bir oranında altında seyretti.”

Gordie Howe Köprüsü ABD ve Kanada arasındaki gelir anlaşmazlığıyla açıldı

Söz konusu bulguların, pandemi dönemi hariç tutulduğunda, dijital kayıt tutma sisteminin Frontier Counts programıyla başlatıldığı 1972 yılından bu yana görülen en düşük sınır geçiş sayılarına işaret ettiği bildirildi.

Yıllık bazda yüzde 30’u aşan bu ölçekteki gerilemelerin geçmişte yalnızca 11 Eylül terör saldırılarının ardından kaydedildiği ifade edildi. ABD’den dönen Kanada sakinlerinin sayısının Aralık 2024 ile Aralık 2025 arasındaki dönemde yüzde 70’ten fazla düştüğü raporda yer aldı.

Görevdeki ikinci dönemine başlayan Trump, Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası vasıtasıyla Kanada menşeli ürünlere ilk etapta yüzde 25 oranında gümrük vergisi uyguladı. ABD Başkanı, ek vergilerin gerekçesi olarak sınır güvenliği ve fentanil ile ilgili endişeleri gösterdi; Ancak ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’na (USMCA) uygun ürünler genel olarak bu vergilerden muaf tutuldu.

Kanada’dan ithal edilen kereste, tomruk ve belirli araç parçalarının yanı sıra enerji ve potas ürünlerine ek yüzde 10 vergi getirildi.

Vergilerin büyük kısmı, Trump’ın başkanlık yetkilerini aştığına karar veren ABD Yüksek Mahkemesinin şubat ayındaki hükmüyle iptal edildi. Ancak karara kadar geçen süreçte ABD, Meksika ve Kanada’daki işletmeler ile tüketicilerin olumsuz etkilendiği, yaşanan gerilimin seyahat tercihlerine yansıdığı aktarıldı.

Trump’ın daha sonra Kanada’daki orman yangınlarının Michigan’ı etkileyen dumanlarını gerekçe göstererek ek gümrük vergisi tehdidinde bulunduğu ve Kanada’nın “51. eyalet” olmasına yönelik ifadeler kullandığı hatırlatıldı.

CBC’nin aktardığı bilgiye göre, Kanadalıların ABD seyahatlerinde 2025 yılında yaşanan sert düşüşe rağmen, resmi yetkililerin reklam kampanyaları aracılığıyla komşu ülkeler arasındaki ilişkileri onarma adımlarıyla birlikte seyahat sayıları kademeli olarak yükselmeye başladı.

Amerika

Bill Gates: Denetimsiz yapay zeka bir milyar kişinin ölümüne yol açabilir

Yayınlanma

Bill Gates, ABD’deki federal yasa koyuculara ve kolluk kuvvetlerine yapay zeka (AI) geliştirilmesini düzenlemeleri çağrısında bulundu.

Pazar günü yayınlanan bir röportajda, denetimsiz bırakılması halinde bu teknolojinin “bir milyar kişinin ölümüne” yol açabileceğini ve “hiç kimsenin özdenetimin yeterli olduğunu düşünmediğini” belirtti.

Microsoft’un kurucu ortağı Gates şöyle dedi:

“Hangi önlemlerin ve denetimlerin nasıl olacağı konusundaki tartışmaya kolluk kuvvetleri ve politikacıların da dahil olması gerekiyor ve bu zorunlu bir şey olmalı.”

Bir işletmeyi yürütmek için gerekli masrafları tanımlamak amacıyla kullanılan bir terimden (overhead) alıntı yapan Gates, “Bu, sektör için biraz ek masraf olacak fakat yaptıkları işlerde dramatik bir yavaşlamaya yol açmayacak,” diye devam etti.

Röportajın bir başka bölümünde Gates, yapay zekanın yanlış ellere geçmesi halinde “kesinlikle bir milyar kişinin ölümüne yol açacak olayları tetikleyecek kadar güçlü” olacağı konusunda çarpıcı bir uyarıda bulundu.

“Kötü niyetli kişilerin en yeni yapay zeka araçlarını kullanmasıyla ortaya çıkan kombinasyon kadar güçlü bir silah hiç olmamıştır,” diyen Gates, çok çeşitli teknoloji ve siyaset figürlerinin son zamanlarda yaptığı benzer uyarıları yineledi.

Gates ayrıca, yapay zekanın çok güçlü hale gelmesi durumunda onu devre dışı bırakabilecek bir “acil kapatma düğmesi” (kill switch) kavramına da değindi ve bunun yetersiz olduğunu söyledi:

“Bir acil kapatma düğmesine sahip olmak yeterli değil. Henüz … onların bilgisayarları kendi başlarına ele geçirip kapatılamaz hale geldiği bir noktada değiliz. Dolayısıyla bu tartışma … çeşitli insanların ne kadar teknik bilgiden yoksun olduğunu gösteriyor.”

Sam Altman ve Elon Musk gibi diğer teknoloji devleri de Gates’e katılarak yapay zeka geliştirilmesinin yavaşlatılması çağrısında bulundu.

Bazı uzmanlar, yapay zekanın biyolojik silahlar ve nükleer savaş gibi yöntemler yoluyla insanlığın kitlesel yok oluşuna yol açabileceğini ileri sürüyor.

Bu arada, Microsoft’un kendisi de yapay zeka etrafındaki distopik endişelerin körüklenmesinde rol oynadığı gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı.

Cuma günü yayınlanan bir The Guardian makalesine göre, şirket çalışanları ve aktivistler, Gazze’de ve İran’da öldürmek için yapay zeka araçlarını kullanan İsrail ordusuyla Microsoft’un ilişkilerini kesmesini amaçlayan bir kampanya düzenledi.

Makalenin yazarları, “No Azure for Apartheid” grubundan Mohamed Hussein ve Granate Kim, ayrıca “AI’nın yol açtığı dehşet”in ABD’de de görüldüğü konusunda uyarıda bulundu.

Örneğin, ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Microsoft’un Azure’u gibi AI araçlarını göçmenleri toplu olarak izlemek, tutuklamak ve sınır dışı etmek için kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump’a destek yüzde 32’ye düştü: “Senato’nun el değiştirmesi gayet gerçekçi”

Yayınlanma

ABD’li seçim uzmanı Charlie Cook, kasım ayındaki ara seçimlerde Demokratların Temsilciler Meclisi’ni geri almasının kesinleştiğini ve Senato’yu kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Trump’a kamuoyu desteği yüzde 32 ile rekor seviyede gerilerken, yükselen benzin fiyatları Cumhuriyetçi tabanda İran savaşına dönük hoşnutsuzluğu artırıyor.

ABD’de seçim analizleriyle tanınan bağımsız araştırma kuruluşu Cook Political Report’un kurucusu Charlie Cook, kasım ayındaki ara seçimlerde Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu geri almasının “kesinleştiğini”, Senato’yu kazanma ihtimallerinin de “gayet gerçekçi” hale geldiğini söyledi.

ABC News televizyonunda Martha Raddatz’ın sunduğu “This Week” programına katılan Cook, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde yaklaşık 20, Senato’da ise dört veya beş sandalye kazanmasını beklediğini açıkladı.

Cook, “Temsilciler Meclisi’nin uzun zamandır zaten kesinleşmiş bir sonuç olduğu görüşüne tamamen katılıyorum. Senato içinse bir yıl önce bir el değiştirme ihtimali gerçekçi görünmüyordu; fakat şu anda gayet gerçekçi” değerlendirmesini yaptı.

Sürecin siyasi dinamiklerini açıklayan Cook, “Bu da aslında çok olağan. Ara seçimlerde her partinin başına gelen bir tablo: Kendi seçmeniniz hayal kırıklığına uğrar ve sandığa düşük katılım gösterir. Karşı taraf ise son derece heyecanlıdır, yüksek katılımla oy verir ve ortadaki kararsız bağımsız seçmenler de aleyhinize dönmeye başlar” dedi.

Cook, Senato’da dengeleri değiştirebilecek yarışların Michigan, Kuzey Carolina, Alaska, Iowa, New Hampshire, Minnesota ve “belki” Kansas’ta düğümleneceğini ifade etti.

Michigan’daki yarışın özel bir nitelik taşıdığına dikkat çeken Cook, Demokrat aday Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi eski milletvekili Mike Rogers arasındaki rekabete işaret etti.

Michigan’da odağın doğrudan Başkan Donald Trump üzerinde olduğunu belirten Cook, bu durumun Cumhuriyetçilere ciddi zarar verdiğini söyledi.

Cook, buna karşılık Demokrat adayın kısmen kutuplaştırıcı ve tartışmalı bir profil çizmesi halinde ilginin Trump’tan uzaklaşıp Demokrat adaya yönelebileceği uyarısını yaptı.

Mevcut atmosferi genel bir “mavi dalga” (Demokratların yükselişi) olarak nitelendirmeyen analist, yaşananları bir “kızıl dip dalgası” (Cumhuriyetçilerin gerilemesi) şeklinde tarif etti.

Cook, bir dalganın her yerde daha tekdüze ilerleyeceğini, oysa Cumhuriyetçileri aşağı çeken baskının bazı eyaletleri diğerlerinden çok daha sert vurduğunu vurguladı.

The Hill gazetesinin veri ortağı Decision Desk HQ’nun projeksiyonları da bu öngörüleri destekliyor. Kurumun tahmin modeline göre Demokratların Temsilciler Meclisi’ni geri alma ihtimali yüzde 72, Senato’da kontrolü yeniden kazanma şansı ise yüzde 54 seviyesinde hesaplanıyor.

Anket uzmanları, Kongre’nin her iki kanadında da Demokratların öne geçeceği yönündeki beklentileri birkaç temel gelişmeyle açıklıyor.

Bunlar arasında Trump’ın hızla gerileyen onay oranları, ön seçimlerde Demokrat seçmende görülen yüksek motivasyon ve artan akaryakıt fiyatları nedeniyle bazı Cumhuriyetçi adayların İran savaşı konusunda başkanla aralarına kamuoyu önünde mesafe koyması yer alıyor.

Reuters/Ipsos tarafından yapılan son kamuoyu araştırması, Trump’a yönelik kamuoyu desteğinin tüm zamanların en düşük seviyesi olan yüzde 32’ye kadar gerilediğini ortaya koyuyor.

Kendi partisi içindeki destek de aşınıyor; Cumhuriyetçilerin yüzde 72’si başkanın performansını onayladığını belirtiyor.

Bu oran bir hafta önce yüzde 82 seviyesindeydi. Trump’ın ikinci kez göreve başladığı günlerde ise Cumhuriyetçiler arasındaki onay oranı yüzde 91 düzeyindeydi.

Şubat ayının son gününde başlayan savaşın ardından benzin fiyatlarının tırmanışa geçmesiyle birlikte, Cumhuriyetçi tabanda da İran savaşına verilen destek azalıyor.

Nitekim Michigan’da yarışan eski milletvekili Rogers da dahil olmak üzere bazı Cumhuriyetçi adaylar, çatışmaların “bir an önce ve derhal sona ermesi” çağrısında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Beyaz Saray basın yasağını kaldırdı: CNN ve Politico yerleşkede

Yayınlanma

ABD’de federal mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı üzerine, Donald Trump’ın erişimini engellediği CNN, MS NOW ve Politico muhabirleri Beyaz Saray’a yeniden kabul edildi. Yargıç Timothy Kelly, gazetecilerin savunma hakkı verilmeden kartlarının iptal edildiğine hükmetti. Kararın hemen ardından yaşanan kısa süreli giriş krizini avukatların acil başvurusu çözdü.

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta Beyaz Saray’a girişlerini yasakladığı CNN, MS NOW ve Politico muhabirleri, federal mahkeme kararının ardından perşembe günü yerleşkeye yeniden girdi.

CNN televizyonunun haberine göre Yargıç Timothy Kelly, medya kuruluşlarının açtığı davada çarşamba gecesi acil duruşma düzenledi.

Trump’ın göreve getirdiği Yargıç Kelly, yönetimin yasak kararını kaldırmasına ve gazetecilerin basın kartlarının derhal iade edilmesine hükmetti.

Medya kuruluşları, Trump yönetiminin getirdiği yasağın anayasal güvence altındaki adil yargılanma ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini savundu.

Kararında davacıların iddialarına değinen Kelly, “Davalı taraf, davacıların kalıcı basın kartları iptal edilmeden önce kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadığını ve dinlenme fırsatı tanınmadığını inkar etmiyor” dedi.

Yargıç kararına rağmen muhabirler ve foto muhabirleri perşembe sabahının ilk saatlerinde içeri alınmadı.

Üç medya kuruluşunun avukatı Theodore Boutrous, yönetimin mahkeme kararını açıkça ihlal ettiğini belirterek Yargıç Kelly’ye acil dilekçe verdi.

Boutrous başvurusunda, “Zaman daralıyor. CNN bu akşam Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Beyaz Saray ziyaretinde televizyon havuzunu yönetmek üzere görevlendirilmiş durumda” ifadesini kullandı.

Pentagon’un medya kısıtlamalarına siyasi tepki büyüyor

Hukuki temasların ardından Beyaz Saray basın operasyonları direktörü mahkemeye resmi bir bilgilendirme sundu.

Bilgilendirme yazısında, erişimin yeniden sağlanmasına ilişkin talimatın yerel saatle 07.10’da ulaştığı, işlemlerin 07.25’te başladığı ve Gizli Servis’in saat 09.07’de kartları sisteme tanımladığı aktarıldı. Basın ekibi el konulan kartları saat 09.55’te Gizli Servis’e teslim etti; kartlar öğleden hemen sonra ilgili muhabirlere dağıtıldı.

Donald Trump, geçen hafta bu kuruluşları “yalan haber” üretmekle suçlayarak yerleşkeye girişlerini durdurmuştu.

ABD Adalet Bakanlığı ise söz konusu haberlerin ulusal güvenliği tehlikeye attığını öne sürdü. Basın özgürlüğü örgütleri ve siyasi analistler karara tepki gösterdi.

Yargıç Kelly’nin verdiği geçici karar 14 gün boyunca geçerliliğini koruyor. Trump yönetiminin karara itiraz edip etmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Beyaz Saray ve Trump mahkeme kararı hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Trump bu haftanın başlarında sosyal medyada paylaştığı mesajda, temyize gitme olasılığına değinerek şu ifadelere yer vermişti:

“Neredeyse kesinlikle, her zaman olduğu gibi temyize gideceğiz. Çünkü sadece olumsuz yazan, kaynağı belirsiz sahte ve karalayıcı haberlerle ulusal güvenliğimizi ihlal eden yalan haber çalışanları ve yayınları, dünyanın en önemli makamına girme hakkına sahip olmamalıdır.”

Medya kuruluşları, Pentagon’un yeni kurallarını imzalamayı reddediyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English