Bizi Takip Edin

Amerika

Fauci’nin salgın günlükleri Senato’daki oturum öncesi basına sızdı

Yayınlanma

ABD’de eski Beyaz Saray Baş Tıbbi Danışmanı Anthony Fauci, Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul’un COVID-19 salgınının ilk dönemlerine ait binden fazla sayfalık kişisel günlüğünü kamuoyuna açıklamasının ardından Senatoda zorlu bir oturuma katılıyor. Senato İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komisyonundaki oturum öncesinde yayımlanan belgeler, Fauci’nin virüsün kaynağına ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile özel yazışmaları arasındaki farkları tartışmaya açtı.

ABD’de Ulusal Sağlık Enstitülerine (NIH) bağlı Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsünün (NIAID) eski direktörü ve eski Beyaz Saray Baş Tıbbi Danışmanı Anthony Fauci, Senato İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komisyonunda düzenlenecek oturumda Senatörlerin sorularını yanıtlıyor.

Oturum, Komisyon Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul’un, Fauci’nin COVID-19 salgınının ilk günlerinde tuttuğu binden fazla sayfalık özel günlük notlarını kamuoyuna açıklamasından birkaç gün sonra düzenleniyor.

Senatör Paul, hafta sonu yayımladığı günlük notlarının, kıdemli bilim insanının virüsün kökenini kamuoyu önünde farklı, özel hayatında farklı şekilde tartıştığını kanıtladığını savundu. Paul, pazartesi günü de Fauci’nin 2001 ile 2015 yılları arasına ait yaklaşık 500 sayfalık çalışma kaydını ve e-postasını paylaştı.

Pandemi döneminde ülkenin önde gelen bulaşıcı hastalık uzmanı olarak görev yapan Fauci, Kongreye en son iki yılı aşkın süre önce Temsilciler Meclisindeki gergin bir oturumda ifade vermişti. Senatodaki komisyon oturumunun da benzer bir seyir izlemesi bekleniyor. Komisyon Başkanı Paul ile Fauci, geçmişteki Kongre oturumlarında sık sık sert tartışmalar yaşamıştı.

Senatör Paul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, günlüklerin “gerçekten hayret verici bir dürüstlük eksikliğini” ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Bulaşıcı hastalıklar uzmanı, epidemiyolog ve KFF Health News kamu sağlığı kıdemli editörü Celine Gounder ise oturumdan bir haftadan kısa süre önce binlerce sayfalık kişisel ve resmi belgenin açıklanmasının bilgi sunmaktan ziyade dikkat dağıtmaya hizmet ettiğini değerlendirdi. Eski Başkan Joe Biden’ın geçiş ekibindeki koronavirüs danışma kurulunda da görev alan Gounder, “İnsanların bunu okumasını ve anlamasını gerçekten isteselerdi, bu işlem oturuma bu kadar yakın bir zamanda neden yapıldı? Açıklanan belgelerde herhangi bir bomba etkisi yaratacak unsur görmedim” ifadelerini kullandı.

Paul ve Fauci arasındaki görüş ayrılığı

Senatör Paul ile Fauci arasındaki anlaşmazlık, COVID-19 pandemisinin nasıl başladığına ilişkin farklı görüşlerinden kaynaklanıyor.

Senatör Paul, pandeminin Çin’deki Vuhan Viroloji Enstitüsünde üzerinde deney yapılan bir virüsten kaynaklandığını öne süren laboratuvar sızıntısı teorisini destekliyor. Paul, 2021 yılından bu yana NIH’yi bu araştırmayı finanse etmekle suçluyor; Fauci ise bu iddiayı süreklilikle reddediyor.

Fauci, mevcut kanıtlara dayanarak SARS-CoV-2 virüsünün büyük olasılıkla doğal yollardan ortaya çıktığı tezini savunuyor.

Senatör Paul, geçtiğimiz mayıs ayında Fauci’nin Çin’deki işlev kazanımı (gain-of-function) araştırmalarının finansmanı konusunda yemin altında yalan söylediğini öne sürerek, yalan tanıklık suçlamasıyla hakkında iddianame hazırlanması çağrısında bulunmuştu.

Fauci’nin 4 Kasım 2021 tarihli günlük notu, Senatör Paul’dan bir husumet beklediğini gösteriyor. Fauci günlük notunda şu ifadeleri kullanıyor:

“Patty Murray başkanlığında toplanan Senato HELP (Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik) Komisyonu oturumunda Dawn O’Connell, Janet Woodcock ve Rochelle Walensky ile birlikte ifade verdim. NIAID tarafından finanse edilen Vuhan Viroloji Enstitüsünde yapıldığını iddia ettiği işlev kazanımı araştırması hakkında vahim şekilde yalan söylemeye devam eden Senatör Rand Paul ile aynı çatışmayı yaşamayı bekliyorduk.”

Virüsün kökenine dair değerlendirmeler

Günlük kayıtlarında Fauci’nin laboratuvar sızıntısı teorisine inandığına dair doğrudan bir itiraf yer almıyor. Ancak ilk kayıtlar, Fauci’nin pandeminin ilk dönemlerinde salgının hijyenik olmayan alışveriş koşullarının “doğrudan bir sonucu” olduğunu kamuoyuna açıklamasına rağmen, virüsün canlı hayvanların satıldığı Vuhan’daki deniz ürünleri pazarından kaynaklandığına inanmadığını gösteriyor.

Tartışmanın, Fauci’nin pandeminin ” kaynağı” olarak gördüğü unsur ile “nedeni” olarak gördüğü unsur arasındaki farktan kaynaklandığı anlaşılıyor.

Günlük notları, Fauci’nin pandeminin ilk günlerinde, 31 Ocak 2020 tarihinde laboratuvar sızıntısı teorisinden haberdar olduğunu ortaya koyuyor. Fauci, virüsün doğal yollarla mutasyona uğramış olamayacağına inanan evrimsel biyologlarla konuştuğunu yazıyor. Fauci, bu duruma karşılık konuyu incelemek üzere daha geniş bir heyetin toplanmasını önerdiğini kaydediyor.

Laboratuvar sızıntısı teorisini savunanların karşı çıktığı Mart 2020 tarihli bir makalede, Vuhan’daki deniz ürünleri pazarında “hayvansal bir kaynağın bulunmasının muhtemel olduğu” belirtilmişti. Fauci, bu makalenin yazarlarıyla yapılan telefon konferansına katılan bilim insanları arasında yer almış ve daha sonra Beyaz Saray’dan yaptığı konuşmalarda bu makaleye atıfta bulunmuştu.

Fauci, bu tarihten önce Vuhan’daki pazarın koronavirüsün “kaynağı değil, yayıcısı” olduğu sonucuna vardığını belirtmiş ve günlüğüne şu notu düşmüştü: “Bunu söylemekle birlikte, virüs bir yerlerde hayvanlardan insanlara geçti.”

Senatör Paul, Fauci’nin pazarın salgının kaynağı olmadığını özel olarak kabul etmesine rağmen makaleyi desteklemesini “hayret verici bir dürüstlük eksikliği” olarak niteledi.

Sonraki günlük kayıtlarında bu alandaki uzmanlık eksikliğine değinen Fauci, “Evrimsel bir biyolog olmadığım için Francis Collins ve diğer birkaç bilgili bilim insanını bu konuyu görüşmek üzere telefonda bir araya getirdim” diye yazdı.

Fauci, 26 Mayıs 2021 tarihli notunda ise şu ifadelere yer verdi:

“Virüsün doğal yollardan, bir hayvan konakçıdan insana geçerek ortaya çıkma olasılığının çok yüksek olduğunu her zaman söyledim. Ancak son birkaç gündür laboratuvar sızıntısı ihtimaline dair spekülasyonların miktarı göz önüne alındığında, ben de dahil hiç kimsenin köken konusunda yüzde yüz emin olmadığını söylüyor ve kapsamlı bir soruşturma yapılması çağrısında bulunuyorum.”

Fauci, Temmuz 2021’deki bir kaydında Ulusal Güvenlik Konseyi ile yaptığı bir toplantıyı aktarırken FBI’ın pandeminin laboratuvar sızıntısından kaynaklandığı yönündeki sonucuna kesin olarak katılmadığını belirtti:

“Sundukları gerekçeler hiçbir mantık taşımıyor. Buna karşılık Ulusal Güvenlik Danışmanlığı (NSA), çevredeki türlerin doğal geçişine ağırlık veren mantıklı hipotezler sundu. Maher Bitar ve Beth Cameron’a, Çinlilerin saklayacak bir şeyleri olmasa bile bir şeyleri gizliyormuş gibi davrandıklarına dair kendi teorilerimi açıklamak için zaman harcadım.”

KFF’den Gounder, Fauci’nin günlük notlarının bazı bölümlerinin yayımlanmadığına dikkat çekerek, “Böyle bir şeyi açıklayacaksanız neden her şeyi açıklamıyorsunuz? Bu durum bende şu soruyu uyandırıyor: Neyi açıklamıyorsunuz? Neyi saklıyorsunuz?” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi figürler hakkındaki notlar

Fauci, siyasi figürler hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini günlüğüne aktardı. Kamuoyu önünde tarafsız bir duruş sergileyen Fauci’nin günlükleri, sağcı muhafazakarların kendisi hakkında ve kendisiyle konuşma biçiminden rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.

Kasım 2021’deki bir Senato oturumunun ardından Fauci, Paul’a “öyle olduğu halde bir yalancı” demekten son anda kaçındığını yazdı.

Fauci, Aralık 2020’deki bir notunda, aşılar konusunda kendisini yalancılıkla suçlayan dönemin Florida Senatörü, Dışişleri Bakanı Marco Rubio için sert ifadeler kullandı. Fauci aynı kayıtta Rubio’yu “dünyanın en büyük yalancısı olan Trump’ı desteklemeye devam etmekle” suçladı.

Haziran 2021’de kendisinin görevden alınması çağrısında bulunan dönemin Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy hakkında da olumsuz ifadeler kullanan Fauci, şöyle yazdı:

“Temsilciler Meclisi ve Senatodaki aşırı sağcı Cumhuriyetçi grubun tamamı, ruhlarını sürekli yalan söyleyen eski Başkan Trump’a satmış durumda.”

Buna karşılık Fauci’nin Demokratlarla iletişiminde daha yakın bir ton kullandığı görülüyor. Fauci, Temsilciler Meclisindeki bir bilgilendirme sırasında Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Pelosi’nin kendisini sarılarak karşıladığını ve benzer bir yaklaşımı Diane DeGette’in de sergilediğini not etti.

2024 yılındaki Temsilciler Meclisi oturumunda Demokratlar, COVID-19’un kökenine ilişkin yeni bir bilginin ortaya çıkmadığını savunmuştu. KFF’den Gounder, Paul tarafından yayımlanan belgelerin de benzer bir durum taşıdığını belirterek, “Burada yeni bir bilimsel veri yok ve Dr. Fauci’nin bunun bir laboratuvar sızıntısı olduğuna veya laboratuvarda üretildiğine dair bir itirafı bulunmuyor. Bu, insanların incelemeye zaman bulamadığı devasa bir belge yığını ve bu durum insanlarda ‘Okumaya zamanım olmadı ama yayımlandığına göre içinde bir şey olmalı’ düşüncesine yol açıyor” dedi.

Amerika

ABD, Latin Amerika’ya yüzlerce asker gönderiyor

Yayınlanma

ABD, Latin Amerika’daki yerel güçlerle eğitim ve tatbikatlar gerçekleştirmek üzere yüzlerce askerini bölgeye gönderiyor.

New York Times’a konuşan isimsiz yetkililer, New York eyaletindeki Fort Drum’da bulunan 10. Dağ Tümenine bağlı 600 kişilik taburun ilk birimlerinin Panama’daki yeni orman eğitim tesisine konuşlandırılmaya başladığını belirtti.

Yetkililer, birliklerin nihayetinde Kolombiya ve Honduras’taki yerel güçlerle eğitim yapacağını ve ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan kişilere yönelik baskınlar düzenleyen ordulara danışmanlık yapan ABD Özel Harekat birliklerine destek verebileceğini belirtti.

Orta ve Güney Amerika’ya yapılan konuşlandırmaların yanı sıra, yetkililer, 10. Dağ Tümeninden birkaç yüz askerin, Miami’de bulunan “Batı Yarımküre operasyonları” için yeni bir komutanlığın kadrosuna katılmasının planlandığını da ifade etti.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, ordunun uyuşturucu kartellerine karşı faaliyetlerini denetlemek üzere yakın zamanda Pentagon bünyesinde bir ofis kurdu.

Daha önce haber yapılmamış olan bu konuşlandırmalar ve genişleyen karargah, Pentagon’un son dönemde birkaç MQ-9 Reaper insansız hava aracını Afrika’dan Kolombiya ve Ekvador’a nakletmesiyle birlikte, Savunma Bakanlığı’nın bölgedeki uyuşturucu kaçakçılarına karşı mücadelesinin en son genişlemesini işaret ediyor.

Araştırma grubu Washington Office on Latin America’nın Savunma Denetimi Direktörü Adam Isacson, “işgal veya doğal afetler gibi olağanüstü durumlar hariç, 600’e yaklaşan herhangi bir ABD askerinin bölgeye konuşlandırılmasını” hatırlamadığını söyledi.

Bu hamleler, Trump yönetiminin bölge genelindeki liderleri uyuşturucu kaçakçılığı gruplarına karşı askeri operasyonlarını artırmaya ve ABD ile ortak operasyonlara izin vermeye çağırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Latin Amerika’nın büyük bir kısmından sorumlu en üst düzey ABD askeri komutanı General Francis L. Donovan, ABD’nin operasyonlarını teknelere yönelik saldırılardan karada gerçekleştirilen saldırılara doğru genişletmeyi planladığını belirtti.

ABD’nin Latin Amerika topraklarında operasyon düzenleme olasılığı, egemenlik konusunda endişelere yol açarken, bölgedeki uzun ve kanlı ABD müdahalesi tarihini de akıllara getirdi.

Birçok Latin Amerika ülkesi, suç örgütleriyle mücadele etmek amacıyla ABD öncülüğündeki yeni bir siyasi ve askeri ittifaka katılmış olsa da, Kolombiya ve Honduras dahil olmak üzere sadece birkaçı sınırları içinde ortak operasyonlara izin vermeyi resmi olarak kabul etti.

Her iki ülke de Başkan Donald Trump tarafından desteklenen ve yeni seçilmiş başkanlar tarafından yönetiliyor.

Bu konuşlandırmalar, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın, savaş uçakları ve uçak gemilerinden gözetleme insansız hava araçları ve yakıt ikmal uçaklarına kadar tüm askeri gücü zorladığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Savaş ayrıca Pentagon’un kritik mühimmat stoklarını da tüketmiş durumda.

Ordunun Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), yeni konuşlandırmalarla ilgili soruları Pentagon’a yönlendirdi.

Pentagon ise yaptığı açıklamada, bu hamleler hakkında yorum yapmaktan kaçındı fakat bakanlığın “işbirliğini derinleştirmek ve yarımküredeki tehdit ağlarına karşı sürekli baskı uygulamak için yetkin müttefikler ve ortaklarla çalışma yaklaşımına” bağlı olduğunu belirtti.

Trump yönetimi, Latin Amerika’da daha fazla etki yaratmayı bir öncelik haline getirdi.

Yönetim, kartellerin çökertilmesine yardım etme sözü veren, ABD’nin de dahil olduğu 19 bölgesel ortaktan oluşan bir askeri koalisyon kurdu.

Grubun resmi sloganı, “Kötü insanlara kötü şeyler yaparız.”

Bu haftanın başlarında, Kara Kuvvetleri’nin Batı Yarımküre Komutanlığı’nın başındaki General Joseph A. Ryan, ABD ordusunun on yıllardır ana odak noktası olmayan bir bölgeye geri dönerken karşı karşıya kaldığı ciddi zorlukları anlattı.

General Ryan, bu bölgenin Çin’in iktisadi etkisinin giderek arttığı ve uyuşturucu kartellerinin yasadışı ürünlerini satmak için sofistike küresel ağlar kurduğu bir bölge olduğunu ileri sürdü.

General Ryan, pazartesi günü Washington’da düzenlenen ABD Ordusu Derneği’nin yıllık konferansında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bölgedeki iktisadi hakimiyeti bir rakibe kaptırdık ve bu bir gerçek. Şu anda, daha önce vazgeçtiğimiz birçok alanda —deniz ve kara, insani alan, bilişsel alan— kontrolü geri kazanmak için mücadele ediyoruz.”

General Ryan, ABD Güney Komutanlığı’nın kartellerden kaynaklanan en acil tehditlere karşı koymak için bölgedeki ordularla yapılan eğitim ve tatbikatları güçlendirdiğini belirtti.

Yetkililer, 10. Dağ Piyade Tümeni askerlerinin konuşlandırılmasının Trump yönetiminin yeni odak noktasıyla uyumlu olduğunu belirtti.

Yetkililer, askerlerin ilk olarak Panama’ya gideceklerini ve burada orman eğitim tatbikatlarına katılacaklarını söyledi.

Oradan Kolombiya’ya geçecekler ve yetkililerin “Southern Vanguard” olarak adlandırdığı, bu ayın sonlarında başlaması planlanan tatbikata katılacaklar.

Diğer rotasyon grupları ise yerel ortaklarla eğitim yapmak üzere Honduras’a gidecek.

Askerlerin bir kısmı, bölgedeki ABD helikopterlerine ek güvenlik sağlamak için görevlendirilebilir. 

Bu helikopterler, ABD Özel Harekat güçlerine destek sağlıyor.

Yetkililer, 10. Dağ Piyade Tümeni askerlerinin, yerel ortak ordulara danışmanlık yapan Özel Harekat güçlerinin başı belaya girmesi durumunda müdahale etmek için de kullanılabileceğini belirtti.

Bu rotasyonlar geçici nitelikte olmakla birlikte, ABD ordusunun bölgedeki varlığının daha kalıcı bir parçası haline gelebilir.

Hegseth, ABD Güney Komutanlığı’nın bölgede daha saldırgan bir tutum sergilemesi için baskı yaparken, bazı üst düzey ABD’li yetkililer, kendisinin ve Trump yönetiminin diğer liderlerinin operasyon için net bir hedef ortaya koymadıkları konusunda endişelerini dile getirdiler.

Silahlı gruplar ABD askerlerine saldırırsa, Trump yönetimi durumu tırmandırmak zorunda kalabilir.

Bir yetkili, İran savaşı ve Avrupa ile Asya’daki yükümlülükler nedeniyle zaten zor durumda olan ABD kuvvetlerinin, oradan çekilmeye yönelik net bir plan olmaksızın dünyanın başka bir bölgesinde yaşanan çatışmaya daha da derin bir şekilde sürüklenebileceğini belirtti.

Ağustos ayında, ordunun Güney Komutanlığı, Batı Yarımküre Müşterek Görev Gücü’nü duyurarak, bölgesel müttefiklerle işbirliği içinde uyuşturucuya karşı mücadelesini genişletmek için gerekli altyapıyı oluşturdu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mamdani, NYPD şefi Tisch’in arkasında durdu

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, NYPD Komiseri Jessica Tisch’in görevden alınması yönündeki çağrıları reddetti.

Manhattan’da bir Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanı tarafından bir erkeğin vurulmasının ardından protestocuların polisle çatışmasından birkaç gün sonra, Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) ve belediye başkanının bizzat desteklediği iki aday da dahil olmak üzere birçok solcu ses, polis şefinin görevden alınmasını talep etti.

Fakat Mamdani, Queens’te meydana gelen ve bu olayla ilgisi olmayan bir olayın ardından talepleri reddetti.

“Jessica Tisch polis komiseri ve bunu değiştirmeye niyetim yok,” diyen belediye başkanı bir muhabire verdiği demeçte, hem kendi liderliği hem de selefi Belediye Başkanı Eric Adams döneminde Tisch’in başarılarını övdü:

“Jessica Tisch’i polis komiseri olarak atama kararını almamın nedeni, NYPD’nin üst kademelerindeki yolsuzluğu kökünden söküp, aynı zamanda şehrimiz genelinde suç oranını düşürme konusundaki başarılarıydı.”

Kısa bir süre sonra belediye başkanı ve Tisch, ölen polis memurlarını anmak amacıyla düzenlenen bir etkinliğe birlikte katıldılar.

Bu etkinlikte belediye başkanı, onunla birlikte yer alma fırsatını “bir ayrıcalık” olarak nitelendirdi.

Bu tür söylemler, Mamdani’nin siyasi müttefiklerinin son günlerde komiseri hedef alan öfkeli tepkilerinden çok uzak.

Belediye başkanının desteğiyle Haziran ayında yapılan ön seçimlerde Temsilci Adriano Espaillat’ı mağlup eden Demokrat Kongre adayı Darializa Avila Chevalier, komiseri X üzerinden protestoları kontrol altına alarak New York’un sığınak şehir politikalarının “ruhunu ihlal etmekle” suçladı ve “Komiser Tisch istifa etmelidir” talebinde bulundu.

Bu yaz Mamdani’nin desteğiyle büyük bir başarı elde eden bir başka solcu aday olan Demokrat Meclis adayı Illapa Sairitupac ise, X hesabında “Tisch’i kovun” yazısını paylaştı.

Bu isimlerin her ikisi de DSA üyesi. Bu ulusal örgütün cumartesi günü attığı tweet’te, “Belediye Başkanı Zohran Mamdani’den NYPD Komiseri Jessica Tisch’i kovmasını talep ediyoruz,” denildi.

Mamdani’nin uzun süredir üyesi olduğu ve yönetimi ile yakın bağları bulunan DSA’nın New York Şubesi de komiserin, “federal göçmenlik uygulamalarıyla polisin suç ortaklığı” olarak görülen duruma son vermediği sürece “görevden alınması gerektiğini” belirtti.

Mamdani ise pazartesi günü NYPD’nin güç kullanımı politikalarının gözden geçirileceğini duyurarak eleştirileri yatıştırmaya çalıştı.

Belediye başkanı ve komiser, protestolarla ilgilenen ve Mamdani’nin uzun süredir lağvetmeye söz verdiği Stratejik Müdahale Grubu (SRG) konusunda kamuoyu önünde fikir ayrılığına düştü.

Tisch birimin mevcut haliyle kalması gerektiğini savunuyor.

Mamdani, bu konuda komiserin kararını geçersiz kılmak için harekete geçmedi fakat SRG’den tutuklama yapmadan önce Belediye Binası’ndan doğrudan onay almasını şart koştu.

Geçtiğimiz hafta, “demokratik sosyalist” belediye başkanı ile onu iktidara taşıyan hareket arasında bugüne kadarki en belirgin ayrılık yaşandı.

Mamdani, geçen çarşamba günü 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı operasyonunun kurbanlarını anmak için düzenlenen anma törenine katılması nedeniyle sol gruplardan yuhalamalara ve “hain” sloganlarına maruz kaldı.

Jessica Tisch, New York’un en önemli zenginlerinden James Tisch’in kızı. 

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçiler için Temsilciler Meclisi artık “kaybedilmiş bir dava”

Yayınlanma

Kongre’deki bazı üst düzey Cumhuriyetçiler, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’ndeki kontrolü ellerinde tutmalarının muhtemelen imkânsız olduğu sonucuna vardı.

POLITICO’ya göre parti yöneticileri şu anda yenilginin boyutunu sınırlandırmaya ve partinin Senato’daki çoğunluğunu korumaya odaklanmış durumdadırlar.

Beş üst düzey Cumhuriyetçi milletvekili, POLITICO’ya Temsilciler Meclisi’nin fiilen kaybedildiğini söyledi.

Üst düzey bir Cumhuriyetçi Kongre üyesi, bu noktada partinin hedefinin “mümkün olduğunca çok sayıda Cumhuriyetçi koltuğu kurtarmak” olduğunu söyledi.

Bu kişiye göre, başkan bu konuda yardımcı olmuyor:

“Başkan Trump bu seçimi tamamen kendisiyle ilgili hale getirdi. Şimdi bu siyasi fırtınadan sağ çıkmamız gerekiyor.”

Kongre’deki ikinci bir Cumhuriyetçi üye, seçim kampanyası reklamlarının gidişatının ara seçimlerde hangi tarafın kontrolü elinde tuttuğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Bu milletvekili, Demokratların yaklaşık 10 sandalye kazanacağını ve bunun Meclisi kontrol altına almak için fazlasıyla yeterli olacağını öngördü.

Bu kişi, Florida ve Teksas gibi yeniden seçim bölgeleri çizilen “kırmızı eyaletlerde” bile Cumhuriyetçi adayların “tırnaklarıyla tutunmaya çalıştıklarını” belirtti.

Cumhuriyetçiler, artık kazanılmayacağını düşündükleri birkaç çekişmeli Temsilciler Meclisi seçim bölgesinden çoktan çekildiler.

Bunlara Iowa’dan Temsilci Mariannette Miller-Meeks ve New Jersey’den Tom Kean Jr.’ın elinde bulunan bölgeler de dahil. Trump, bu bölgeleri iki yıl önce kazanmıştı.

Parti geçen hafta, emekliye ayrılan Temsilci Don Bacon’ın elinde bulunan Omaha merkezli bir seçim bölgesinden de vazgeçti.

Trump yönetimi yetkilileri ve diğer üst düzey Cumhuriyetçi parti yetkilileri, reklam bütçesini daha etkili olabilecek seçim yarışlarına kaydırmak amacıyla önümüzdeki günlerde daha fazla adayın listeden çıkarılabileceğini belirtiyor.

Cumhuriyetçi gruplar, bir zamanlar Demokratları koltuklarından etmek umuduyla girdikleri birçok yarıştan şimdiden vazgeçti.

Cumhuriyetçi Parti, Orta Batı’da aşırı baskı altında bulunuyor ve şu anda Iowa, Nebraska ve Kansas gibi bir zamanlar MAGA’ya sadık eyaletlerdeki Senato koltuklarını korumak için büyük harcamalar yapıyor.

Beyaz Saray ile sık sık çatışan Bacon, partisinin yaşadığı siyasi sıkıntılarda gizemli bir durum olmadığını söyledi.

Bacon, “Bu kararları veren bazı kişilerle konuştum: En büyük sorun, başkanın anket sonuçları ve olumsuz algısı,” dedi.

Beyaz Saray yetkilileri ise, Kongre’nin her iki meclisinde de yarışı sürdürdüklerini vurguluyor.

Beyaz Saray sözcüsü Liz Huston yaptığı açıklamada, Trump’ın “hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı” olduğunu belirtti.

Salı günü, zor durumda olan Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan için Alaska’da seçim kampanyası yapmak üzere yola çıkan Trump, ara seçimler konusunda iyimser olduğunu dile getirdi fakat görevdeki başkanların genellikle ara seçim yıllarında partilerinin koltuk kaybettiğini kabul etti:

“Ama şu anda bir turne yapıyorum ve mitingler düzenliyorum. Cumhuriyetçi Parti’ye yönelik coşku seviyesi çok yükseldi.”

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ise daha da ileri giderek, Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan Teksas’ta yaptığı bir seçim mitinginde, partisinin büyük bir yenilginin eşiğinde olduğunu gösteren “anketlerin yanlış olduğunu” kesin bir dille açıkladı.

Yine de taktiksel düzeyde, partinin kaynaklarını Temsilciler Meclisi’ni savunmaktan Senato’yu kurtarmaya kaydırma hamleleri yeterince açık.

Son günlerde, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri’nin en büyük süper PAC’ı (Siyasi Eylem Komitesi) olan Kongre Liderlik Fonu (CLF), Nebraska ve Iowa’daki kilit Temsilciler Meclisi adayları için reklamları iptal etti.

Üst meclise odaklanan bir Cumhuriyetçi grup olan Senato Liderlik Fonu (SLF) devreye girerek, Nebraska Senatörü Pete Ricketts ile Iowa’da Senato’ya aday olan Temsilci Ashley Hinson’ı desteklemek üzere reklam süresini CLF’den devraldı.

Cumhuriyetçi bir başka kaynağa göre  bunlar, Temsilciler Meclisi’ni elinde tutacak bir partinin hamleleri değil.

POLITICO’ya yaptıkları açıklamalarda hem CLF hem de Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi (NRCC), Temsilciler Meclisi’nin kontrolü için verilen mücadeleden vazgeçme niyetinde olmadıklarını belirtti.

NRCC sözcüsü Mike Marinella, seçim bölgelerinin “tek tek” kazanıldığını ve Cumhuriyetçi Parti’nin “kazanmak için gerekli mali güce ve sahadaki organizasyona” sahip olduğunu söyledi.

CLF Başkanı Chris Winkelman, grubunun ulusal düzeyde etkiyi en üst düzeye çıkarmak için fonları yeniden dağıtmaya devam edeceğini söyledi.

Winkelman hedefin, “en savunmasız Demokratlar üzerinde baskı kurmak ve 218 sandalyeye ulaşma yolunu korumak” olduğunu belirtti.

Sekiz yıl önce Trump’ın ilk ara seçimlerinde çekişmeli seçim bölgesindeki koltuğunu kaybeden Floridalı Cumhuriyetçi eski Temsilci Carlos Curbelo, eski meslektaşlarının seçimin nereye doğru gittiği konusunda net bir görüşe sahip olduklarını söyledi.

Curbelo, “Ortam, beklenebileceği kadar zorlu. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu koruyabileceğine inandığını özel olarak belirten kimse yok; en azından son haftalarda,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English