Avrupa
Katalan bağımsızlıkçılar İspanyol sosyalistlerle yollarını ayırdı
Katalan ayrılıkçılar, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in Sosyalist Partisi ile ilişkilerini kesme kararı aldı ve bu karar, Sánchez’in azınlık hükümetini daha da zayıflattı.
Sosyalistlerin “isteksizliği”ni gerekçe gösteren ayrılıkçı Junts partisinin lideri Carles Puigdemont, Sánchez’in 2023 yılında İspanya parlamentosundaki yedi Junts milletvekilini iktidarda kalmak için destek vermeye ikna ederken verdiği sözleri yerine getirmediğini söyledi.
Bu kopuş, Junts milletvekillerinin desteği olmadan yasama sürecini geçirme şansı olmayan Sánchez için kötü. Başbakan, bu dönem başından beri yeni bir bütçenin onaylanmasını sağlayamadı ve bunun yerine 2022 bütçesinin uzatılması ve AB’nin kurtarma fonlarıyla yönetimi sürdürdü.
Katalan ayrılıkçı milletvekillerinin desteği olmadan, Sosyalistler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Madrid’in savunma harcamalarını artırması yönündeki taleplerine uymak için gerekli ek fonları temin etmenin bir yolunu bulamıyor.
Puigdemont, Sosyalistlerin artık “yönetme kapasitesine sahip olmadığını” söyledi ve Sánchez’e iktidarda kalmayı nasıl planladığını açıklaması için meydan okudu.
Fakat sürgündeki ayrılıkçı lider, Sánchez’i tamamen devirmek için merkez sağ Halk Partisi ve aşırı sağ Vox grubu ile işbirliği yapmayı reddediyor.
Ayrılıkçı lider, “Katalonya’yı desteklemeyen hiçbir hükümeti, ne bu hükümeti ne de başka bir hükümeti desteklemeyeceğiz,” diyerek, bağımsızlıkçı harekete ve milliyetçi hedeflerine karşı çıkan her iki parti ile işbirliğini de reddetti.
Fransa’nın Perpignan kentinde düzenlediği basın toplantısında Puigdemont, Sánchez ve Sosyalist Parti’yi vaatlerini yerine getirmedikleri için kınadı.
Junts’un 2023’teki önemli desteği karşılığında, başbakanın partisi yüzlerce ayrılıkçıya fayda sağlayacak bir af yasası ve diğer önlemleri kabul etmeyi taahhüt etmişti.
Bu taahhütlerin çoğu (aralarında İspanyol parlamentosunda Katalanca kullanımına izin veren yeni kurallar da var) yerine getirilmiş olsa da, diğerleri hâlâ beklemede.
İspanyol parlamentosu geçen yıl vaat edilen af yasasını kabul etti, fakat yasanın tam olarak uygulanması mahkemeler tarafından durduruldu.
İspanya Yüksek Mahkemesi, 2017’deki başarısız Katalan bağımsızlık referandumunun ardından İspanya’dan kaçan ve o zamandan beri Belçika’nın Waterloo kentinde sürgünde yaşayan Puigdemont’un, bekleyen zimmete para geçirme suçlamalarını gerekçe göstererek yasadan yararlanmasını özellikle engelledi.
Durumunda herhangi bir değişiklik olmaması, ayrılıkçı lider için derin bir hayal kırıklığı kaynağı. Lider, POLITICO’ya 2024’te verdiği röportajda en büyük arzusunun, “Girona’ya dönüp, vatanımın tadını çıkarmak, eşim ve kızlarımla birlikte olmak… tekrar sıradan bir hayat sürerek kimliğimi gizleyebilmek” olduğunu söylemişti.
Puigdemont ayrıca, ilişkilerin kopmasının nedeni olarak Sosyalistlerin Katalancanın resmi AB dili olarak tanınmasını sağlayamamalarını gösterdi.
İspanyol diplomatlar son iki yıldır Brüksel ve ulusal başkentlerdeki meslektaşlarına lobi faaliyetleri yürütüyor ve kısa süre önce Almanya’yı öneriyi desteklemeye ikna ettiler.
Fakat birçok ülke, bu adımın AB’ye milyonlarca avroya mal olacak yeni çeviri ve tercüme ücretleri getireceğini ve Bretonca, Korsikaca veya Rusça konuşan azınlıkların da benzer bir tanınma talep etmesine yol açacağını savunarak bu fikre karşı çıkmaya devam ediyor.
Ayrılıkçı lider, Sánchez hükümetinin Katalonya’ya bu bölgedeki göçmenlik konusunda yetki verme konusundaki isteksizliğinin, Sosyalistler ile Junts temsilcileri arasında “kişisel güven” olsa da “siyasi güven”in eksik olduğunu kanıtladığını ekledi.