Bizi Takip Edin

Rusya

Lavrov’dan ABD’ye anlaşma tepkisi: “Söz verildiyse yapılır”

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ile Alaska’da yapılan görüşmelerdeki mutabakatlara sadık olduklarını belirterek vicdanlarının rahat olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Anlaşmanın başarısız olduğu yönündeki açıklamalarını değerlendiren Lavrov, Rusya’nın tutumunu koruduğunu vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD ile Alaska’nın Anchorage kentinde düzenlenen zirvede varılan mutabakatları Rusya’nın yerine getirmeye hazır olduğunu bildirdi.

Konuşmasında halk arasındaki “Söz verildiyse yapılır” ifadesine atıfta bulunan Lavrov, “Şöyle bir durum var, bir kez daha tekrarlıyorum. Vicdanımız rahat. Bildiğiniz gibi, delikanlı sözü: Delikanlı söylerse yapar. Biz söyledik ve hazırız. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun alıntısına bakılırsa karşı taraf bu yaklaşımı halihazırda değiştirdi” dedi.

ABD’nin Ukrayna’ya yönelik askeri desteğini sürdürdüğünü hatırlatan Lavrov, konunun yalnızca Avrupa Birliği’ne silah satılması ve bunların Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne aktarılmasıyla sınırlı kalmadığını kaydetti.

Lavrov, “Amerikalılar istihbarat verileri sağlıyor, Starlink çalışıyor, savaş alanında kullanılması gereken yüksek teknolojiler de orada tesadüfen yer almıyor” değerlendirmesini yaptı.

Lavrov, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Haziran 2024’te belirlediği hedeflerin yerine getirileceğini vurguladı. Putin, Haziran 2024’te ateşkes sağlanması ve müzakerelerin başlaması için Moskova’nın şartlarını açıklamıştı.

Bu şartlar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinden çekilmesi, Ukrayna’nın NATO’ya katılmaktan vazgeçmesi ve bu bölgelerin Rusya toprağı olarak uluslararası düzeyde tanınması yer alıyordu. Rusya ayrıca Batı’nın uyguladığı yaptırımların kaldırılmasını talep etmişti.

Putin, bu koşulların karşılanması halinde Moskova’nın ateşkesi derhal başlatmaya, müzakerelere girmeye ve Ukrayna birliklerinin güvenli şekilde çekilmesini garanti etmeye hazır olduğunu ilan etmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Filipinler’deki ASEAN etkinlikleri marjında Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Rusya ve ABD’nin Alaska’daki zirvede ulaştığı mutabakatların başarısızlığa uğradığını savundu.

Rubio, “Bu teklifler çöktü. Her iki taraf da razı gelmedikçe bir barış anlaşması yapamazsınız. Ukraynalılar buna razı olmadı, işte bu girişim bu yüzden işe yaramadı” ifadelerini kullandı.

Rubio’nun bu sözlerinin üzerine Lavrov, Anchorage’daki müzakerelerin ardından sonuç alınamamasından hangi tarafın sorumlu olduğunun tespit edilmesi gerektiğini bildirdi.

Öte yandan Rubio, haziran ayında yaptığı bir başka açıklamada Anchorage’daki toplantıda “tekliflerin tartışıldığını ancak herhangi bir anlaşmaya varılmadığını” söylemiş, o dönemde bir anlaşmaya varılabilmesi halinde Ukrayna’daki çatışmanın çoktan sona ermiş olacağını ileri sürmüştü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Alaska’daki zirvede ABD Başkanı Donald Trump ile imzalanmış bir anlaşma bulunmadığını, ancak çatışmanın sona erdirilmesine ilişkin “belirli imkanların” ele alındığını dile getirmişti.

Putin, Amerikan tarafının Moskova’ya uzlaşı teklif ettiğini, Rusya’nın bu uzlaşıları kabul ettiğini fakat Washington’dan başka bir seçenek duymadığını belirtmişti.

Rusya

NYT: Batı’nın tecrit planı çöktü, Trump Putin’in dönüşüne yol açtı

Yayınlanma

Amerikan The New York Times gazetesi, Batı’nın tecrit çabalarına rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dünya sahnesine döndüğünü yazdı. Analizde, Donald Trump yönetiminin Rus dizeline onay vermesi ve yaptırımları hafifletme arayışının Moskova’nın diplomatik hareket alanını genişlettiği kaydedildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin Moskova’yı diplomatik tecrit altında tutma çabalarına rağmen uluslararası temaslarını adım adım yeniden kurarak dünya siyasetinin merkezine dönüyor.

Amerikan gazetesi The New York Times, Rus liderin son dönemdeki dış politika trafiğini incelediği analizinde Batı’nın tecrit stratejisinin çöktüğü sonucuna vardı.

Haberde, “Putin tecritten kurtuluyor ve ABD Başkanı Donald Trump bu süreçte kendisine büyük destek veriyor.” değerlendirmesi yer aldı.

Gazete, Rus liderin yabancı devlet ve hükümet başkanlarıyla yürüttüğü temas trafiğindeki belirgin artışa dikkat çekti.

Putin geçen hafta Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ile telefon görüşmeleri yaptı.

Rus lider ayrıca Moskova’da Katar Emiri Temim bin Hamed es-Sani ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldi.

Putin, Rusya-Afrika Zirvesi kapsamında Afrika ülkelerinin temsilcileriyle de müzakereler yürüttü.

Gazetenin değerlendirmesine göre, Donald Trump yönetiminin Rusya politikasındaki rota değişikliği Putin’in diplomatik manevra alanını genişletti.

ABD Başkanı Rus dizel yakıtının ithalatına onay verirken, Washington yönetimi Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’na (RDIF) yönelik yaptırımları kaldırma seçeneğini de gündemine aldı.

Haberde, Moskova ile Washington arasındaki yakınlaşmanın paralelinde ABD ile Ukrayna ilişkilerinin kötüleşmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

Avrupa ülkelerinin ise Putin ile doğrudan diyalog kurulması gerekip gerekmediği konusunda görüş ayrılığı yaşadığı vurgulandı.

The New York Times’ın aktardığı bilgilere göre Rus liderin kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılması bekleniyor.

Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko, Putin’in söz konusu zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geleceğini duyurdu.

Putin’in, Trump’ın ilettiği daveti kabul etmesi durumunda aralık ayında Miami’de yapılacak G20 zirvesine de katılabileceği belirtiliyor.

Trump, ekim ayında Amerikan pazarına ve dünya piyasalarına Rus dizel yakıtı sevkiyatı yapılması konusunda Putin ile anlaştıklarını açıklamıştı.

Bu mutabakatın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeliyle yapılacak işlemlere ve yakıtın ABD’ye ithalatına 7 Nisan 2027 tarihine kadar izin veren geçici bir lisans yayımladı.

Rus hükümeti de yakıt ihracatındaki kısıtlamaları kısmen gevşeterek ilk etapta küresel piyasalara 500 bin ton dizel sevk edilmesine onay verdi.

Söz konusu uzlaşmanın uygulanması sürecine Rusya Doğrudan Yatırım Fonu dahil edildi.

RDIF Başkanı Kirill Dmitriyev, ABD Hazine Bakanlığı’nın ödemelerin ve mali takas işlemlerinin yürütülmesine yardımcı olması için fondan talepte bulunduğunu söyledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English