Bizi Takip Edin

Rusya

Londra’daki milyarderler savaşında Rusal’dan Potanin’e yeni hamle geldi

Yayınlanma

Rusya’nın alüminyum devi Rusal, milyarder Vladimir Potanin’e karşı İngiltere ve Galler Yüksek Mahkemesi’nde açtığı davadaki suçlamalarını genişletti. Rusal, Potanin ve yakın çalışma arkadaşlarının, Nornikel’in iştiraki olan şirketi paravan bir işlemle düşük fiyata satıp daha sonra fahiş fiyatlarla hizmet satan gereksiz aracıya dönüştürerek kaynakları dışarı aktardığını iddia ediyor.

Rusya’nın alüminyum devi Rusal, milyarder Vladimir Potanin’e karşı İngiltere ve Galler Yüksek Mahkemesi’nde yürüttüğü hukuk mücadelesinde yeni ve ayrıntılı suçlamalarla mahkemenin kapısını çaldı

Vedomosti gazetesinin dava dosyalarından edindiği bilgilere göre, 24 Temmuz’da Londra’daki mahkemeye sunulan güncellenmiş dava dilekçesinde Rusal, Potanin ve “yakın çalışma arkadaşlarının” Nornikel grubundan nasıl kaynak aktardığına dair somut örnekler sundu.

Rusal, Potanin’in Nornikel’deki yönetim görevinden alınmasını ve hisselerinin bir kısmını zorunlu olarak satmasını talep ediyor.

Stratejik iştirak düşük fiyata satıldı

Rusal’ın iddialarının merkezinde, Nornikel’e tedarik, nakliye ve depolama hizmetleri sunan Logistic-center adlı şirket bulunuyor.

2011’de kurulan ve 2017’ye kadar tamamen Nornikel’in iştiraki olan Norilsk Kombinatı’na ait olan şirket, Rusal’a göre şaibeli bir işlemle el değiştirdi.

Dava dilekçesine göre, Haziran 2017’de Potanin’in “sağ kolu” olarak nitelenen ve o dönem Nornikel yönetim kurulu üyesi olan Sergey Batehin, Logistic-center’ın genel müdürü Leonid Aleksandrov’a 84,1 milyon rubleye satılması talimatını verdi. Rusal, bu fiyatın kasıtlı olarak düşük belirlendiğini öne sürüyor.

Şirketin değerlemesinin sadece varlıkların maliyetine dayandırıldığını, ciro büyüklüğünün göz ardı edildiğini belirten Rusal, doğru bir hesaplamayla şirketin değerinin aslında dokuz kat daha fazla, yani 722,7 milyon ruble olması gerektiğini iddia ediyor.

Paravan işlem iddiası

Rusal, satış işleminin bir paravan olduğunu savunuyor. İddiaya göre, Aleksandrov’un Norilsk Kombinatı’na ödediği 84,1 milyon ruble şahsi parası değildi. Bu para, Potanin’in bir diğer “yakın çalışma arkadaşı” olan Dmitriy Rodov tarafından, Nornikel grubuna dahil olan Promkomplekt Sintez şirketi aracılığıyla Aleksandrov’a sağlandı. Satışın ardından Temmuz ayında Logistic-center’ın tek hissedarı olarak kaydedilen Aleksandrov, 30 Ağustos’a gelindiğinde şirketin yüzde 100 hissesini Dmitriy Rodov’a devretti.

Rusal’a göre bu karmaşık işlem, Nornikel grubunun stratejik bir parçasının Potanin’in yakınındaki bir isme satılmasını “yönetim tarafından satın alma” gibi göstermek için tasarlanmış bir paravan faaliyetti.

“Gereksiz aracı” ile fahiş fiyat suçlaması

Satıştan sonra Logistic-center, Nornikel grubuna sağladığı hizmetlerin kapsamını genişletti. Rusal’ın iddialarına göre şirket, “gereksiz bir aracıya” dönüştürüldü. 2019’da Norilsk’ten Türkiye dahil yurt dışına çelik hurdası ihracatı için sözleşme imzalayan şirket, 2020’de ise metalurjik konsantre madenciliği ve Nornikel’in Nadejda Fabrikası’na tedariki için anlaşma yaptı. Bu kapsamda, daha önce konsantreyi doğrudan Nornikel’e tedarik eden Ruteniy şirketi ile anlaşarak kendisini aracı konumuna getirdi.

Aynı yıl Logistic-center, Nornikel’in kükürt dioksit emisyonlarını azaltmayı amaçlayan “kükürt projesi” için mal ve teknik teçhizat tedarikçisi oldu. Bir yıl sonra, daha önce Nornikel’in kendi lojistik departmanı tarafından işletilen 12 gemilik filoyu kiraladı. Rusal, Logistic-center’ın bu varlıkları kullanarak Nornikel’e fahiş fiyatlarla nakliye hizmeti verdiğini ve Nornikel’in tedarikçilerine de yüksek fiyatlar uygulayarak faturayı yine Nornikel’e ödettiğini iddia ediyor.

Rusal, Logistic-center’ın “gereksiz aracı” olarak devreye sokulmasının tedarik zincirlerini uzattığını, Nornikel’in maliyetlerini artırdığını ve şirketin kârının piyasa değerinin çok üzerinde olduğunu belirtiyor. Rusal’a göre Potanin, bu düşük değerli satıştan ve yakın çalışma arkadaşlarının kontrolündeki kuruluşlar aracılığıyla yapılan fahiş fiyatlandırmadan doğrudan menfaat sağladı.

Rus alüminyum devi Rusal, Alman devletini dava etmeye hazırlanıyor

Rusya

Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.

RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.

Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.

Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.

Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.

Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum

Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.

Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.

1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.

1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.

Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı

Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.

Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.

Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.

Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English