Bizi Takip Edin

Rusya

Trump’ın 50 günlük ültimatomu sona ererken sırada ne var?

Yayınlanma

Gazeteci Konstantin Smirnov, Moskovskiy Komsomolets gazetesinde kaleme aldığı makalede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik 50 günlük ültimatomunu ve yaptırım tehdidinin olası sonuçlarını analiz etti. Smirnov, Trump’ın Kongre’yi devre dışı bırakma taktiklerine ve yaptırımların küresel enerji piyasaları üzerindeki muhtemel etkilerine dikkat çekti.

Gazeteci Konstantin Smirnov, Moskovskiy Komsomolets gazetesinde kaleme aldığı makalede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik 50 günlük ültimatomunun sonuçlarını değerlendirdi.

Smirnov, Trump’ın 14 Temmuz’da başlattığı sayacın, Rusya’dan yapılan ithalata yüzde 100 gümrük vergisi getirme tehdidini içerdiğini belirtti.

Smirnov, asıl önemli tehdidin, Rusya’nın petrol, petrol ürünleri, doğalgaz, kömür ve uranyumunu tüketen ülkelere yönelik ikincil vergiler olduğunu ifade etti.

Smirnov, bu yaptırımların, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Putin’i davet ettiği Pekin’deki İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 80. yıl dönümü kutlamaları esnasında yürürlüğe girmesinin planlandığını hatırlattı. Trump’ın bu “cehennemvari” kısıtlamaları, “X günü”ne kadar Moskova ve Kiev’in kayıtsız şartsız ateşkes konusunda anlaşamaması halinde devreye sokma sözü verdiğini yazdı.

Ancak Smirnov, Trump’ın gerçekte ne planladığının tam olarak bilinmediğini vurguladı. Smirnov, Trump’ın 28 Temmuz’da İskoçya’da İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüşmeyi beklerken taleplerine uymayanları cezalandırmayı hızlandıracağı tehdidinde bulunduğunu aktardı.

Trump’ın, “Bu 50 günü daha kısa süreye indireceğim, zira cevabın ne olacağını ve ne yaşanacağını bildiğimi düşünüyorum,” dediğini belirtti. Smirnov, bu tehdidin ardından ruble ve Rusya borsasının gergin tepki vererek göstergelerini yaklaşık yüzde 1 düşürdüğünü, ancak uzlaşma umudunun hâlâ devam ettiğini yazdı.

Trump’ın Kongre’yi baypas etme taktiği

Smirnov, yasaklayıcı ithalat vergileri fikrinin Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’a ait olduğunu anımsattı. Graham’ın 1 Nisan’da Kongre’ye sunduğu “2025 Rusya’ya Karşı Yaptırımlar Yasası” başlıklı yasa tasarısının, Ukrayna’da ateşkes sağlanamaması durumunda Rusya’nın enerji kaynaklarını tüketen ülkelere yüzde 500 gümrük vergisi uygulanmasını öngördüğünü belirtti.

Smirnov, tasarının 84 senatör tarafından ön destek aldığını ve bu durumda başkanın veto hakkını kullanamayacağını ifade etti.

Ancak Smirnov, Trump’ın kendisine rahatsızlık veren yasa tasarılarını ustalıkla savuşturma tekniğine sahip olduğunu vurguladı.

Smirnov, “Trump, 14 Temmuz’da bu belgeyi çöp sepetine attı. Kongre’nin aşırı denetimine ihtiyacı yok ve senatörlerin çoğu Graham’ı değil, onu destekledi,” diye yazdı.

Smirnov, Trump’ın yüzde 500 gibi aşırı yüksek oranlar yerine, Amerikan pazarını yasaklı ürünlere kapatmaya yetecek yüzde 100’lük vergileri kendi kararnameleriyle uygulamayı planladığını belirtti.

Kremlin’den Trump’ın ültimatomuna ilk tepki

Yaptırımların siyasi ve iktisadi bedeli

Smirnov, Trump’ın elinin ilk bakışta serbest göründüğünü ancak yüzde 100’lük vergiler konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

Smirnov, “Rusya’nın tüm ortaklarının ihanet edip enerji kaynaklarından vazgeçtiğini varsayarsak, bu kaynakların fiyatlarında keskin artış kaçınılmaz olur,” diye yazdı.

Rusya’nın küresel ham petrol piyasasının yüzde 5’ini ve petrol ürünlerinin de benzer bir payını tedarik ettiğini belirten Smirnov, bu ürünlerin piyasadan çekilmesinin mevcut fiyatları ikiye katlayacağını söyledi.

Bu senaryoda ABD’de benzin fiyatlarının kaçınılmaz olarak ikiye katlanacağını ve bunun Trump için iktisadi olduğu kadar siyasi darbe anlamına geleceğini vurguladı.

Ayrıca Smirnov, Trump’ın en sadık müttefiklerinden Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın ekonomisinin, bütünüyle Rusya’nın enerji kaynaklarına bağımlı olması nedeniyle yaptırımlardan muaf tutulması gerekeceğine işaret etti.

Smirnov, Rusya’nın enerji ihracatının engellenmesinin ülke ekonomisine ve bütçesine pahalıya mal olacağını, ancak ekonominin ayakta kalacağını, zira enerji sektörüne bağımlılığın 10 yıl öncesine göre daha az kritik olduğunu belirtti.

AB’nin 18. yaptırım paketi işe yarayacak mı?

Smirnov, Avrupa Birliği’nde ise durumun tam tersi olduğunu ifade ederek, 18 Temmuz’da Rusya ve Çin karşıtı ikincil yaptırımları da içeren 18. paketin kabul edildiğini yazdı.

Bu yaptırımların 18 Rusya, Çin, Hindistan ve İran vatandaşı ile Çin ve Hindistan bankaları da dahil 41 tüzel kişiliği hedef aldığını belirtti.

Avrupa Komisyonunun bu kısıtlamaların Rusya’ya karşı en ölümcül tedbirler olduğunu iddia ettiğini aktaran Smirnov, yeni paketin ayrıntılarını şöyle sıraladı:

“Deniz yoluyla tedarik edilen petrolde varil başına 60 dolar olan tavan fiyat, 47,6 dolara düşürüldü ve artık Ural petrolünün altı aylık ortalama piyasa fiyatından yüzde 15 indirimle otomatik olarak ayarlanacak. Ayrıca, Rusya’dan alınan ham maddelerle üçüncü ülkelerde üretilen petrol ürünlerinin ithalatına yasak getirildi.”

Smirnov, bu paketin artık SWIFT sisteminden çıkarmayı değil, 22 banka ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile tüm küresel işlemleri yasaklamayı hedeflediğini belirtti.

Smirnov, “AB istediği sonuçları elde edebilir mi? Şüpheli,” ifadelerini kullandı. Tavan fiyat uygulamasıyla Rusya’nın petrol ihracatını engellemenin şimdiye kadar mümkün olmadığını ve Trump’ın desteği olmadan bunun daha da zorlaşacağını vurguladı.

Smirnov, Avrupa Komisyonunun son zamanlarda Trump’ın taktiklerini benimseyerek tarife engelleriyle Rusya ekonomisine darbe vurduğunu, ancak bunun bir bedeli olacağını ve Rus gübrelerinin Avrupa pazarından çekilmesinin fiyatları en az yüzde 20-30 artıracağını belirtti.

ABD Enerji Bakanı, Rusya’ya karşı petrol yaptırımlarının masada olduğunu açıkladı

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English