Ortadoğu

Lübnan, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na katılımı ele alıyor

Yayınlanma

Lübnan makamları, ABD destekli Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na (IMEC) katılım olanaklarını görüşmek üzere temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, ülkenin lojistik konumunu güçlendirecek stratejik adımları ve limanların bölgesel ticaret ağına entegrasyonunu değerlendirdi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve beraberindeki üst düzey heyet, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na (IMEC) katılım olanaklarını gündemine aldı.

Söz konusu proje, ABD’nin Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne karşı geliştirdiği alternatif bir ekonomik ve stratejik hat olarak öne çıkıyor.

Cumhurbaşkanlığı makamı, Joseph Avn’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un IMEC Özel Temsilcisi ile yaptığı görüşmenin ardından açıklama yayımladı.

Görüşmelerde Hindistan, Körfez ülkeleri ve Avrupa arasında ticari bağlantıların güçlendirilmesi, altyapı projeleri, enerji işbirliği ve dijital entegrasyon başlıkları değerlendirildi.

Ayrıca değişen jeopolitik dengeler karşısında ticaret güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ve ekonomik dayanıklılığın artırılması konusu ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı, Joseph Avn’ın Lübnan’ın girişime, “ulusal çıkarlarına hizmet edecek ve bölgedeki lojistik konumunu güçlendirecek bir çerçevede” katılmaya hazır olduğunu belirttiğini bildirdi.

Başbakan Selam limanların entegrasyonunu gündeme taşıdı

Başbakan Nevvaf Selam, söz konusu heyetle ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Başbakanlık Ofisi’nden paylaşılan bilgilere göre, Beyrut ve Trablus limanlarının koridora entegre edilme olasılığı görüşüldü.

Selam, bölgesel ticaret haritasındaki hızlı değişim ve komşu limanlarla artan rekabetin, Lübnan’ın bölgesel ticaret koridorlarına dahil olmasını ekonomik toparlanma açısından stratejik bir zorunluluk haline getirdiğini ifade etti.

IMEC projesi Çin’in girişimine karşı konumlanıyor

2023 yılında G20 Zirvesi’nde Washington liderliğinde ilan edilen IMEC, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne karşı ABD tarafından geliştirilen stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Proje, ticaret ve lojistik ağının ötesinde, ABD’nin küresel tedarik zincirlerini Çin’den uzaklaştırma ve Avrasya hattındaki nüfuzunu tahkim etme planının parçası niteliğinde.

Analizlerde IMEC, ABD’nin bir aracı olarak tanımlanırken, aynı zamanda İsrail’in bölge ekonomisinin merkezine konumlandırılmasını öngören bir normalleşme mimarisi olarak nitelendiriliyor.

Girişim, Doğu Akdeniz’in enerji ve ticaret yollarının ABD-İsrail ekseninde yeniden yapılandırılması sürecinin bir halkası olarak görülüyor.

ABD’nin Doğu Akdeniz stratejisi kurumsallaştırılıyor

ABD Kongresi’nde geçen ay gündeme gelen ve IMEC’i Doğu Akdeniz merkezli stratejik bir çerçeveye oturtan yasa tasarısı, bu yaklaşımı kurumsallaştırma girişimi olarak değerlendiriliyor.

Tasarı, “Doğu Akdeniz’in IMEC girişimiyle bağlantılı şekilde ABD dış politikasının temel bir ayağı olarak rolünü resmileştirmeyi” amaçlıyor.

Söz konusu tasarı, Temsilciler Meclisi’ndeki Hellenic Caucus’un eş başkanı Cumhuriyetçi Gus Bilirakis ile IMEC projesinin İsrail’in bölgesel entegrasyonu ve güvenliği için önemini savunan Demokrat Brad Schneider tarafından hazırlandı.

Tasarının yasalaşması, ABD ve müttefiklerinin, IMEC’in Doğu Akdeniz ayağında İsrail ve Yunanistan’ı merkez alacağı anlamına geliyor.

Projenin İsrail boyutu siyasi belirsizlik yaratıyor

IMEC’in 2023 yılında imzalanan mutabakat zaptına Suudi Arabistan, ABD, Avrupa Birliği, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya ve İtalya taraf oldu.

Girişim, Hindistan’ı Körfez’e, Körfez’i ise Avrupa’ya bağlayacak iki ana koridordan oluşacak şekilde tasarlandı. Planlar, deniz ve kara taşımacılığını tamamlayacak entegre bir demiryolu ağı kurulmasını içeriyor.

Bu ağın Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail ve Avrupa arasında mal ve hizmet akışını hızlandırması öngörülüyor.

Ancak ateşkes sürecine rağmen İsrail ile çatışma halinde bulunan Lübnan’ın bu projede nasıl konumlanacağı belirsizliğini koruyor.

ABD’li ve bazı Lübnanlı yetkililer, Beyrut ile Tel Aviv arasında normalleşmeyi savunsa da ülkede bu yönde güçlü bir muhalefet bulunuyor.

Lübnan ekonomisi derin bir krizden geçerken, IMEC’e katılım Beyrut açısından yeni yatırım ve transit gelir kapısı anlamı taşıyabilir.

Özellikle Beyrut ve Trablus limanlarının bölgesel ticaret ağlarına entegre edilmesi, ülkenin lojistik rolünü güçlendirme potansiyeline sahip.

Ancak proje yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir tercih niteliğinde. IMEC’e katılım, Lübnan’ın Çin’in Kuşak ve Yol hattı ile ABD’nin alternatif ekseni arasında bir tercih yapması anlamına gelebilir. Bu durum, Doğu Akdeniz’de güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Beyrut’un dış politika yönelimi açısından bir kırılma noktası oluşturma potansiyeli taşıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version