Avrupa
Macron’un “Made in Europe” vizyonuna Merz ve Meloni engeli
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu perşembe “Made in Europe” vizyonunu AB liderlerine sunacak ama Merz ve Meloni’den sıcak mesajlar gelmiyor.
POLITICO’ya göre Almanya ve İtalya, AB ile ilgili vizyonlarında giderek daha fazla uyum içinde görünüyor. Her iki ülke de Fransız liderin büyük planlarına şüpheyle yaklaşıyor ve serbest ticarete daha fazla önem veren farklı bir gündeme destek topluyor.
Macron’un hedefi, Belçika kırsalında yapılacak Avrupa Birliği liderleri toplantısını “gerçek bir an” haline getirmek.
Geçen hafta Elysee Sarayında yapılan görüşmelerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Konsey Başkanı Antonio Costa ile paylaşılan planı, kamu yatırımlarının artırıldığı, dış ticaret ortaklarına bağımlılığın azaltıldığı ve kamu alımlarında “Avrupa’dan satın al” kuralları yoluyla yerli sanayiye daha güçlü destek verilen bir Avrupa öngörüyor.
Ne var ki Almanya Şansölyesi Friederich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin bu plana katılma olasılığı düşük.
İkili son haftalarda, Avrupa endüstrisini canlandırmayı amaçlayan bir yaklaşımı tercih ettiğini açıkça belirtti ama potansiyel ticaret ve yatırım ortaklarını kendilerinden uzaklaştırmamak için daha az korumacı bir yaklaşım benimsedi.
Merz, ocak ayı sonunda Alman milletvekillerine yaptığı konuşmada, Avrupa’nın on yıldan fazla bir süredir ABD ve Çin’in gerisinde kaldığını üzülerek belirtmiş ve “Ekonomimizi yeniden rekabetçi hale getirmeliyiz. Bu eğilimi tersine çevirmeliyiz,” demişti.
Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç, Fransa’nın “Made in Europe” planlarına daha da açık bir şekilde karşı çıkıyor.
Liderlerin toplantısı öncesinde yayınladıkları ortak görüş belgesinde, Avrupa tercihinin “yatırımları AB’den uzaklaştırma” riski taşıdığı uyarısında bulundular.
Macron’un, Fransız cumhurbaşkanının Brüksel’de bir yıldan biraz fazla bir süre sonra görevinden ayrılacak bir “topal ördek” olarak görülmesi nedeniyle, bu tür bir muhalefet karşısında Avrupa’nın yeni güçlü ikilisini ikna etmesi zor olacak.
Bir AB diplomatı, “Brüksel’de de kendi ülkenizde olduğu kadar güçlüsünüz. Macron’un yerinde olsaydım, Merz ve Meloni arasındaki artan işbirliğinden endişe duyardım,” dedi.
Macron’un “Made in Europe” için son motivasyonu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehditleri üzerine başlayan tartışmalardan kaynaklanıyor.
Washington ile gerilimler azalmış olsa da, Paris, Brüksel’in gardını düşürmemesi ve Fransız cumhurbaşkanının çevresinden bir kişinin ifadesiyle “Avrupa’nın bağımsızlığını” tam olarak benimsemesi gerektiğine inanıyor.
Bir Fransız yetkili, “Grönland’daki gibi çatışmalar, belki başka bir konuda tekrar yaşanacak. Bazı türbülanslar yaşayacağız,” dedi.
Ne var ki, değişken Trump’ı idare etme konusunda bile Macron’un tutumu, yeni Almanya-İtalya ortaklığından farklı görünüyor.
Meloni ve Merz daha temkinli bir yaklaşım sergilerken, uzun süredir Trump’ı dostu olarak gören Fransız cumhurbaşkanı artık kamuoyunda daha çatışmacı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde (ECFR) politika uzmanı olan Alberto Rizzi, “Merz ve Meloni, Macron’dan daha az Trump’ı kızdırmak istiyor. Roma ve Berlin, kamu alımları, özellikle askeri teçhizat konusunda Paris’e kıyasla daha fazla risk altında,” dedi.
Meloni’ye yakın İtalyan yetkililer de son zamanlarda Meloni’nin Fransa’dan çok Almanya ile ilişkileri güçlendirmeye daha fazla ilgi duyduğunu gizlemiyorlar.
Almanya geçen ay, zirve için önceliklerini özetleyen bir belgeyi İtalya ile birlikte imzaladı. Bu belge, Fransa ve Almanya’nın eskiden birlikte hazırladıkları türden bir belge olup, Avrupa tercihine daha yumuşak bir tutum sergileyerek bunu sadece “önemli ve temel stratejik sektörlere” uygulamayı destekliyor.
Berlin, POLITICO’nun elde ettiği, geri çekilme öncesinde dağıtılan başka bir pozisyon belgesinde önceliklerini daha ayrıntılı olarak özetledi.
Bu belge, düzenlemelerin azaltılmasına ve şirketlerin tek pazarı derinleştirmek için sınır ötesi hizmet sunmalarının kolaylaştırılmasına odaklanıyor. Belge, Fransa’nın desteklediği “Made in Europe” önlemlerinden hiç bahsetmiyor.
Bir başka AB diplomatı, “Fransa’nın AB’nin stratejik özerkliği konusundaki vizyonu söz konusu olduğunda, İtalya ve Almanya gibi Avrupa’nın önde gelen sanayi ve ticaret güçleri elbette kendilerini ve dolayısıyla AB’nin iktisadi gücünü zayıflatmamaya dikkat etmeli,” dedi.
Komisyon, Macron’un yakın müttefiki olan Sanayi Komiseri Stéphane Sejourné’nin öncülüğünü yaptığı, dönüm noktası niteliğindeki bir önlem olan Sanayi Hızlandırıcı Yasasını (IAA) tamamlamaya çalışırken, bu görüş ayrılığı tekrar gündeme geldi. Yasa, Made in Europe hükümleri konusunda iki kez ertelendi.
Meloni, Merz ve Belçika Başbakanı Bart De Wever aynı gün, öncelikleri tartışmak üzere benzer görüşlere sahip bir düzineden fazla ülkeyle bir zirve öncesi toplantı düzenliyorlar.
Toplantının planlamasına aşina olan bir ulusal yetkiliye göre, Macron da davet edildi ama cuma günü itibarıyla daveti henüz kabul etmemişti.