Amerika
McKinsey: ABD sanayisini yeniden inşa etmek 2 trilyon dolara mal olacak
Küresel danışmanlık firması McKinsey, önemli stratejik malların ithalatını ikame etmek için gerekli sanayi kapasitesini oluşturmanın 2 trilyon dolar, yani ABD GSYİH’sinin yaklaşık %6’sına mal olacağını hesapladı.
Bu rakam, mevcut yıllık savunma bütçesinin iki yıllık tutarına eşdeğer; üstelik işçilerin becerilerini geliştirmek, altyapı ve enerji ihtiyaçlarını karşılamak için gereken yatırımlar bu rakama dahil değil.
Araştırmaya göre, özellikle yapay zeka sunucuları ve kilit kimyasallar olmak üzere, gelişmiş elektronik ürünler için Amerikan üretim kapasitesinde ciddi bir eksiklik var.
ABD her yıl 3 trilyon dolarlık mamul mal ithal ediyor. Fakat araştırmacılar, bu ürünlerin sadece yaklaşık dörtte birini “Aşil topuğu” olarak sınıflandırıyor; çünkü bu ürünler ulusal güvenlik için hayati önem taşıyor, son derece yoğun tedarik zincirlerini içeriyor ve/veya jeopolitik rakiplerden ithal ediliyor.
McKinsey, onlarca mal için her birine ait bir “artış” endeksi hesapladı. Bu endeks, ABD’nin yurtdışından ithalatı tamamen ikame etmek için ne kadar yeni endüstriyel kapasiteye ihtiyaç duyacağını gösteriyor.
Rakamlar geniş bir aralıkta değişiyor. Örneğin, Amerika tekstil ve giyim ithalatını ikame edecek yeterli kapasiteye sahip olmaktan çok uzak ama fosil yakıtlar ve ulaşım ekipmanları konusunda çok daha iyi durumda.
ABD’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımlar hızla artıyor. 2022 tarihli CHIPS ve Bilim Yasası ile diğer önlemler, kilit sektörlerdeki yerli sanayi kapasitesinin genişlemesini destekledi ve Trump yönetimi, yeniden sanayileşmeyi en öncelikli gündem maddesi haline getirdi.
McKinsey verileri, örneğin Çin veya diğer önemli ortaklarla ticaret akışlarında yaşanabilecek daha ciddi bir kesinti durumunda ABD’nin kendini koruma konusunda hâlâ kat etmesi gereken bir yol olduğunu gösteriyor.
McKinsey Global Institute’un kurum içi düşünce kuruluşunun başkanlığını yürüten ve araştırmanın yazarlarından Shubham Singhal, Axios’a verdiği demeçte şunları söyledi:
“Özellikle büyük teknoloji şirketlerinde, yapay zeka ile ilgili alanlar başta olmak üzere, bazı sektörlerde sermaye harcamalarında oldukça çarpıcı bir artış yaşandı. Fakat genel olarak bakıldığında, toplam sermaye harcamaları istatistiklerine bakıldığında, çarpıcı bir artış görülmüyor.”
Yazarlar, bu hassas alanlarda ABD’nin üretim kapasitesini artırmak için gereken sermaye harcamalarının sadece hikayenin bir parçası olduğunu ekliyor.
Bu harcamaların karşılığını alabilmek için yetenek havuzları ve altyapı oluşturma konusunda da yapılması gereken işler var.
Son yıllarda yapay zeka ile ilgili ürünlere yapılan yatırımlar çok büyük olsa da, diğer bazı alanlarda durum aynı şekilde canlı değil.
Singhal, “Yatırımcılar bunun karşılığını alacağına inandıkları için yapay zeka ile ilgili her şey hızla ilerliyor. Bunun diğer her alanda –metaller, kimyasallar vb.– da geçerli olup olmadığı ise biraz soru işareti,” dedi.
Gelecekte yaşanacak bir küresel çatışma ya da ticaretin durması nedeniyle temel tedarik kaynaklarına erişim kesintiye uğrarsa, bunları telafi etmek için kapasiteyi artırmak, son iki başkanlık yönetiminin çabalarına rağmen, hiç de kolay bir iş değil.