Dünya Basını

McKinsey raporu: Yapay zekâya milyarlar yatırılıyor ama kâr eden yok

Yayınlanma

McKinsey & Company’nin yayımladığı yeni rapor, yapay zekâya yapılan devasa yatırımlara rağmen şirketlerin neredeyse tamamının bu teknolojiden anlamlı sonuçlar elde edemediğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, şirketlerin sadece yüzde 1’i yapay zekâ kullanımında “olgun” seviyeye ulaşmış durumda.

Yönetim danışmanlığı devi McKinsey & Company tarafından yayımlanan İş Yerinde Süper Aracılık (Superagency in the Workplace) başlıklı kapsamlı rapor, iş dünyasının yapay zekâ (YZ) ile olan imtihanındaki son durumu ele aldı.

Rapora göre, neredeyse tüm şirketler yapay zekâya yatırım yaparken, yöneticilerin sadece yüzde 1’i kendi kurumlarını bu teknolojinin kullanımı konusunda “olgun” olarak tanımlıyor.

Bu durum, 4,4 trilyon dolarlık verimlilik potansiyeline rağmen, yatırımların büyük ölçüde stratejiden yoksun yapıldığını ve beklenen getiriyi sağlamadığını gösteriyor.

Rapor, yapay zekânın 19. yüzyıldaki buhar makinesi kadar dönüştürücü potansiyele sahip olduğunu vurgularken, şirketlerin bu devrimi yönetmekte başarısız olduğuna işaret ediyor.

Önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerin yüzde 92’si yapay zekâ yatırımlarını artırmayı planlasa da, mevcut durum pek parlak değil. Raporda, “Yapay zekânın uzun vadeli potansiyeli harika, ancak kısa vadeli getiriler belirsiz,” denilerek, şirketlerin bu teknolojiyi iş akışlarına tam olarak entegre edip somut iş sonuçları elde etme konusunda ciddi zorluklar yaşadığı belirtiliyor.

Yatırımlar büyük, getiriler hayal kırıklığı

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, üretken yapay zekâya yapılan yatırımların henüz somut bir finansal karşılığının olmaması.

Ankete katılan üst düzey yöneticilerin sadece yüzde 19’u, gelirlerinin yüzde 5’ten fazla arttığını belirtiyor. Yüzde 39’luk kesim yüzde 1 ila 5 arasında mütevazı artış görürken, yüzde 36’lık büyük çoğunluk gelirlerinde hiçbir değişiklik olmadığını rapor ediyor.

Maliyetler tarafında da durum farklı değil. Yöneticilerin sadece yüzde 23’ü yapay zekânın maliyetlerde herhangi olumlu değişiklik yarattığını ifade ediyor. Bu veriler, pek çok şirketin yapay zekâyı deneme aşamasının ötesine geçiremediğini ve yatırımlarının geri dönüşünü sağlamakta zorlandığını net şekilde ortaya koyuyor.

Raporda, “Şirketler üretken yapay zekânın ilk heyecanından uzaklaşırken, yöneticiler dağıtımlarından yatırım getirisi elde etme konusunda artan baskıyla karşı karşıya,” ifadelerine yer veriliyor.

Asıl engel teknoloji değil, yöneticiler

McKinsey’in araştırması, yapay zekâ adaptasyonundaki en büyük engelin sanıldığı gibi çalışanlar değil, yöneticiler olduğunu vurguluyor.

Rapor, “Başarının önündeki en büyük engel, hazır olan çalışanlar değil, yeterince hızlı yol almayan yöneticiler,” tespitiyle sorumluluğun doğrudan tepe yönetime ait olduğuna işaret ediyor.

Veriler bu iddiayı destekler nitelikte. Üst düzey yöneticiler, yapay zekâya adaptasyonda bir engel olarak çalışanların hazır olmamasını, kendi idari uyum sorunlarına kıyasla 2,4 kat daha fazla dile getiriyor.

Ancak gerçekte durum tam tersi. Çalışanlar, yöneticilerin hayal ettiğinden çok daha fazla yapay zekâ kullanıyor. Rapora göre, işlerinin yüzde 30’undan fazlasında üretken yapay zekâ kullanan çalışanların oranı, yöneticilerin tahmin ettiğinden üç kat daha fazla.

Bu kopukluk, yöneticilerin sahadaki gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Ankete katılan çalışanların neredeyse yarısı, yapay zekâ adaptasyonunu artırmanın en iyi yolunun resmi eğitimler olduğunu belirtiyor. Fakat çalışanların yüzde 22’si ya çok az destek aldıklarını ya da hiç destek almadıklarını söylüyor.

Strateji yok, hedefler belirsiz

Şirketlerin büyük çoğunluğunun yapay zekâ konusunda olgunlaşamamasının temelinde stratejik bir yol haritasının bulunmaması yatıyor.

Ankete katılan yöneticilerin sadece yüzde 25’i kapsamlı yol haritasının mevcut olduğunu belirtirken, yüzde 53’ü hâlâ bir taslak üzerinde çalıştıklarını itiraf ediyor.

Raporda, bu durumun şirketleri pilot projeler tuzağına düşürdüğü belirtiliyor. Birçok pilot proje, kötü tasarlanmış veya uygulanmış stratejiler ya da cesur hedeflerin eksikliği nedeniyle ölçeklenemeden başarısız oluyor.

Stanford Üniversitesi’nden Profesör Erik Brynjolfsson’un rapordaki sözleri durumu özetliyor: “Bu, yapay zekâdan fayda sağlamanız ve rakiplerinizin sadece oyalanıp deney yaptığını ummanız gereken bir zaman.”

Çalışanları kovan şirketler yapay zekanın hatalarını düzeltmek için servet ödüyor

Çok Okunanlar

Exit mobile version