Avrupa

Meloni hükümeti 13 milyar avroluk köprü projesini onaylayacak

Yayınlanma

Giorgia Meloni hükümeti, Sicilya’yı İtalya anakarasına bağlayacak 13 milyar avroluk köprünün inşasını onaylamaya hazırlanıyor.

Roma’nın artık “ulusal güvenlik” için kilit öneme sahip olduğunu ileri sürdüğü tartışmalı proje böylece yeniden canlanacak.

İtalya’nın en yoksul bölgelerinden birinde iktisadi kalkınmayı teşvik etmek için tasarlanan 3,3 km uzunluğundaki Messina Boğazı üzerindeki asma köprü, son yıllarda birkaç kez ertelenmişti. 

Fakat İtalyan hükümeti, NATO’nun askeri harcamaları artırma taahhüdünü yerine getirmek için bu projeyi yeniden gündeme getirdi.

Tüm NATO müttefikleri gibi İtalya da, on yıl içinde yıllık savunma harcamalarını GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarmayı taahhüt etti. Bu tutarın yüzde 1,5’i stratejik altyapıya ayrılacak.

Meloni hükümeti, köprünün maliyetini bu çabaların bir parçası olarak dahil etmeyi hedefliyor ve Moskova’nın etkisini artırmaya çalıştığına inandığı Akdeniz’de projenin stratejik değerini öne çıkarmaya çalışıyor.

İtalyan yetkililer, nisan ayında yayınladıkları ve projenin “kamu yararı açısından öncelikli” olduğunu belirten raporda, “Messina Boğazı köprüsü, güney İtalya’daki önemli NATO üslerinin varlığı göz önüne alındığında, askeri hareketlilik açısından temel bir altyapı oluşturmaktadır,” ifadesini kullandı.

Raporda, “Akdeniz’in jeopolitik açıdan hassas bir bölge olarak artan rolü”ne atıfta bulunularak, karayolu ve demiryolu köprüsünün “savunma ve güvenlik bağlamında, İtalyan ve NATO müttefiklerinin silahlı kuvvetlerinin hareketini kolaylaştırarak kilit bir rol üstleneceği” belirtildi.

Öte yandan Financial Times’a (FT) konuşan Roma merkezli Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün savunma programını yöneten Alessandro Marrone, NATO’nun ana önceliğinin, Rusya’nın NATO’nun doğu kanadına saldırması durumunda Batı Avrupa’da konuşlanmış birliklerin doğuya hızla sevk edilebilmesini sağlamak olduğu için, Meloni yönetiminin iddialarının askeri varlık kavramını “zorladığını” söyledi.

Marrone, İtalya’nın bunun yerine askerlerinin konuşlandığı bölgelerdeki liman, havaalanı ve yolların iyileştirilmesine odaklanması gerektiğini söyledi ve “Doğuya gitmek gerekirse, bu ya Adriyatik üzerinden, uçakla ya da Alpler üzerinden olur,” iddiasında bulundu.

Homeros’un Odisseia adlı eserinde ölümsüzleştirilen çalkantılı suları ile bilinen Messina Boğazını geçme girişimleri antik çağlara kadar uzanır.

İtalya, Sicilya köprüsünün bir ‘fantezi’ olmadığı konusunda ısrarcı

Roma tarihçisi Pliny the Elder’e göre, MÖ 252 yılında bir konsolos, “birbirine bağlanmış varillerden” yapılmış sallar üzerinde Sicilya’dan İtalya yarımadasına 100 savaş filini taşımayı başarmıştı.

Sicilya’yı anakaraya bağlama hayali, 19. yüzyılda İtalya’nın birleşmesiyle kök saldı. 1970’e gelindiğinde, bu proje İtalya’nın en yoksul bölgelerinden birinin iktisadi kalkınması için kritik öneme sahip bir ulusal öncelik olarak kabul edildi.

Fakat köprünün inşasına yönelik güncel çabalar, İtalya’nın kırılgan kamu maliyesi ve projenin iktisadi uygulanabilirliği ve yapısal bütünlüğüne ilişkin süregelen şüpheler nedeniyle defalarca başarısız oldu.

Messina sakinleri de, tren istasyonunun taşınması da dahil olmak üzere şehirde büyük değişiklikler gerektirecek olan projeyi durdurmak için yıllarca mücadele etti ve yeniden harekete geçti.

2005 yılında, dönemin başbakanı Silvio Berlusconi köprü için 3,9 milyar avroluk ilk sözleşmeyi imzalamıştı ama hükümetinin düşmesinden birkaç ay sonra sözleşme rafa kaldırıldı.

İki yıl sonra yeniden iktidara gelen Berlusconi, projeyi canlandırmaya çalıştı, fakat İtalya’nın devlet borç kriziyle sarsılmasıyla 2011’de proje tekrar rafa kaldırıldı.

İnşaat maliyeti, yirmi yıl önce ihale yapıldığında 4,4 milyar avro olarak tahmin edilirken, şu anda 13 milyar avroya çıktı. Yine de Meloni hükümeti, planı canlandırmaya kararlı ve projenin stratejik önemini vurguluyor.

İtalyan stratejistler Moskova’nın Libya ile artan bağları konusunda endişelerini dile getirirken, Meloni haziran ayında NATO zirvesinde gazetecilere “Rusya’nın Akdeniz’e yöneldiğini görüyoruz. NATO ittifakının güney kanadında birçok hibrit tehdit ve düşman aktör var,” demişti.

Ne var ki köprü, savunulması gerektiğinde bir zayıflık noktasına dönüşebilir ve Roma’nın askeri harcamalarını artırabilir.

General Gualtiero Corsini 1987 yılında, “Altyapı, potansiyel saldırganların, hatta küçük çaplı olanların bile dikkatini çekmeye mahkumdur,” diye yazmıştı. Adayı anakaraya bağlayan tüm yollardan “asma köprünün en savunmasız olanı” olduğunu ve uçaksavar ve füze savunması gerektireceğini söylemişti.

On yıllar sonra Marrone, köprünün askeri veya stratejik altyapı olarak sınıflandırılması halinde hava ve deniz savunmasına ihtiyaç duyacağı konusunda hemfikir. Fakat köprünün sabotaj için öncelikli bir hedef olarak görüleceğine ikna olmuş değil.

Marrone, “Sembolik veya siyasi açıdan kolay bir hedef, manşetlere taşınır. Fakat Rus askeri planlamacılar, İtalyan birliklerinin ve Baltık ülkeleri veya Polonya’ya gönderilecek takviye kuvvetlerinin bu köprüden geçmeyeceğini de biliyorlar,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version