Diplomasi

Merz’in Çin ziyareti başlıyor

Yayınlanma

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Çin ziyaretine bugün başlıyor ve Alman liderin Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile buluşması bekleniyor.

POLITICO’daki analize göre yıllar boyunca Berlin, AB ile Çin arasındaki ilişkilerin yakınlaşmasının arkasındaki itici güç oldu ve insan hakları endişelerini bir kenara bırakarak 2020’de tarihi bir yatırım anlaşması için lobi faaliyetleri yürüttü.

Alman liderler, Çin ile daha yakın ticari ilişkilerin Pekin üzerinde ılımlı bir etki yaratacağını savundu ve bu gerekçe, Wandel durch Handel (ticaret yoluyla değişim) sloganıyla özetlendi.

Uzun bir süre boyunca bu durum iş dünyası için de olumluydu. Almanya, Pekin ile ticaret fazlası veren birkaç AB ülkesinden biriydi ve Çin’in iktisadi yükselişini besleyen hayati bileşenleri ve makineleri tedarik ediyordu.

Otomobil üreticisi Volkswagen ve kimya şirketi BASF gibi endüstri devleri, Çin pazarından yararlanmak için büyük yatırımlar yaptı.

Fakat bu anlayış bir süredir değişmiş durumda ve Alman şirketlerin Çin’deki satışları dramatik bir şekilde azaldı.

Merz, geçen hafta, CDU etkinliğinde yaptığı açıklamada, daha yakın işbirliği kurmak için Çin’e seyahat edeceğini söylemiş ve “Dünya çapında bizim gibi düşünen, bizim gibi davranan ortaklar bulmak stratejik çıkarlarımız için önemli,” demişti.

Ne var ki birçok Alman sanayi lideri, şansölyeden çok daha sert bir tutum sergilemesini istiyor ve “Çin şoku” olarak adlandırdıkları durumdan şikayetçi.

Covid pandemisinden bu yana ticaret dengesi Almanya aleyhine dönerken (2025’te 90 milyar avro), Almanya’nın çok önemli imalat sektöründe yaşanan iş kaybının büyük bir kısmı Çin’e atfediliyor.

DGA Group’ta çalışanve uzun süredir Çin’i izleyen Jörg Wuttke, 17 Şubat’ta şansölyenin ziyaretinden önce ona brifing verdi ve “ne kadar iyi hazırlandığını” görünce şaşırdığını söyledi.

Merz, yaklaşık iki saat boyunca altı Çin uzmanının konuşmalarından notlar aldı ve soru sormaktan öteye pek bir şey söylemedi.

Wuttke, Merz’in önceliğinin, Xi ile bağlantı kuracak şekilde sorunları aktarmak olduğunu söyledi.

Wuttke, “Merz, Avrupa’da Çin için muhtemelen en önemli politikacı olduğunun farkında,” dedi.

Fakat Çin’in kozları da yabana atılacak gibi değil. Almanya zamanla Çin’den ithal edilen kritik hammaddelere bağımlı hale geldi ve bu da Berlin bu tür bağımlılıkları azaltmak veya “riskleri azaltmak” için daha uzun vadeli bir politika izlemeye çalışsa da, Pekin’e neredeyse istediği zaman Alman fabrikalarını kapatma gücü verdi.

Almanya’nın”bağımsızlık” hedefinin gerçekleştirilmesi yıllar alacak. O zamana kadar, giderek artan sayıda Alman sanayi lideri, Alman şirketlerinin sübvansiyonlar, kasıtlı damping ve değerinin altında bir para birimi nedeniyle Çin’in büyük fiyat avantajları karşısında çökmesi nedeniyle büyük bir hasar göreceğini savunuyor.

Merz, Almanya’nın Çin ve “kendi kurallarına göre yeni bir çok taraflı düzen tanımlama” hedefi konusunda “hayal kurmaması” gerektiğini kabul ediyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) Asya programı direktörü Andrew Small, “Merz, Çin şokunun Alman ekonomisi üzerindeki etkisi açısından mümkün olan en kötü zamanda gidiyor. Rakamlar açıkça çok kötü ve iyileşeceklerine dair hiçbir öngörü yok,” dedi.

Birçok yönden, bu gezi, Çin’in geniş ve hızla büyüyen pazarının Alman sanayisinin umudu olarak görüldüğü geçmişte şansölyelerin yaptığı gezilere benzeyecek.

Merz, yaklaşık otuz iş adamından oluşan bir heyetle seyahat ediyor.

Handelsblatt’a göre Merz’e eşlik edecek önemli isimler arasında şunlar da yer alıyor:

  • Bill Anderson, Bayer
  • Oliver Blume, Volkswagen
  • Roland Busch, Siemens
  • Björn Gulden, Adidas
  • Ola Källenius, Mercedes-Benz
  • Carsten Knobel, Henkel
  • Tobias Meyer, DHL
  • Bettina Orlopp, Commerzbank
  • Oliver Zipse, BMW

Kimya şirketi Covestro’nun patronu Markus Steilemann, ilaç şirketi Boehringer-Ingelheim’ın patronu Hubertus von Baumbach ve Airbus’ın ticari uçak bölümünün genel müdürü Lars Wagner da heyette yer alıyor.

Handelsblatt gazetesinin verdiği bilgiye göre, seyahate katılmak isteyen iş dünyası temsilcilerinin sayısı, mevcut yer sayısından çok daha fazlaydı.

Handelsblatt’ın elindeki taslakta belirtilenlere göre, Çin, ticaret odalarını “Alman federal hükümetini ve Avrupa Birliği kurumlarını Çin ile daha güçlü bir politika koordinasyonu için harekete geçmeye” teşvik ediyor.

Bu kapsamda Alman ekonomi birliklerinden “işbirliği ve alışverişin güçlendirilmesi” konusunda bir niyet mektubu imzalamaları istendi.

Merz ve beraberindeki heyet üç gün boyunca Pekin ve teknoloji merkezi Hangzhou’da dolaşacak, Xi ile akşam yemeği yiyecek, Yasak Şehir’i ve Mercedes Benz ile Siemens Energy’nin şubelerini ziyaret edecek.

Fakat POLITICO’ya göre çok az kişi kapsamlı anlaşmaların yapılacağını bekliyor. Alman sanayi liderleri bunun yerine, koşullarını iyileştirmek için daha somut ve acil ilerleme çağrısında bulunuyorlar.

Alman Mühendislik Federasyonu’nun (VDMA) genel müdürü Thilo Brodtmann, Merz’in gezisi öncesinde yaptığı açıklamada, “Önemli rekabet koşulları sistematik olarak bozulduğu için şirketlerimiz giderek artan bir baskı altında,” dedi.

Sonuç olarak, geçen yılın ilk 11 ayında Almanya’nın Çin’e makine ihracatı yüzde 8,5 azalırken, Çin’den makine ithalatı yüzde 12,5 arttı.

Brodtmann, şansölyeden Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerini ele almasını ve Çin’in zarar eden ve indirimli fiyatlar sunan “zombi şirketleri” sübvanse etme uygulamasını sona erdirmesini istedi.

Yönetici, “Alman şirketleri diğer şirketlerle değil, Çin hazinesiyle rekabet ediyor,” diyerek sübvansiyonları daha geniş bir perspektiften ele aldı.

Merz’in elindeki en güçlü araç, Pekin’in Avrupa pazarına olan artan bağımlılığı. Bu bağımlılık, Çin’in iç talebinin düşmesiyle daha da arttı.

Merz’in partisi CDU’nun Çin ilişkileri konusunda uzmanlaşmış milletvekili Nicolas Zippelius, Merz’in kamuoyuna yansıttığından daha güçlü olabileceğini söyledi.

Zippelius şöyle dedi:

“Çin ve Almanya’nın birbirlerine çok büyük zarar verebileceğini söyleyebilirim. Almanya’nın AB içindeki güçlü sesini küçümsememeliyiz. AB, geçmişte gümrük vergileri ve diğer önlemler gibi yöntemlerle gücünü göstermiştir.”

Zippelius, bu tür görüşmelerin özel olarak yapıldığını da ekledi ve şöyle dedi:

“Açıkça birbirimize karşı risk almamızın faydalı olacağını düşünmüyorum. Fakat kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde bunu çok net bir şekilde iletebilirsiniz. Ve orada kesinlikle bir kozunuz var.”

ECFR’den Small, “Etki gücü var. Fakat Çin tarafında, Avrupa’nın bunu kullanmaya istekli olmadığı değerlendiriliyor,” dedi.

Nitekim Çin, AB’nin geçmişte güneş panelleri ve telekomünikasyon gibi sektörlerde Pekin ile olası ticaret çatışmaları konusunda Çin’in misillemesinden korktuğu için geri adım attığını biliyor.

Small’a göre Merz ve diğer Avrupalı liderler bir cevap ararken, zaman Çin’in lehine işliyor:

“Avrupa tarafında daha ciddi ve uyumlu bir eylem olmazsa, Çin şu anda yaptıklarının yanına kâr kalacağını ve tüm bu sorunların devam edeceğini hesaplayacaktır.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version