Amerika
Microsoft, Gazze’de Azure kullanımı nedeniyle İsrail’i soruşturuyor
Microsoft, İsrail’deki şirket çalışanlarının hassas askeri projelerle ilgili önemli ayrıntıları gizlemiş olabileceği endişeleri üzerine, ülkenin askeri gözetim ajansı Birim 8200’ün Azure bulut depolama platformunu nasıl kullandığını araştırıyor.
Üst düzey yöneticiler, The Guardian, +972 Magazine ve İbranice yayın organı Local Call tarafından yürütülen ortak bir soruşturma sonucunda, ajansın platformda çok sayıda Filistinli cep telefonu görüşmesinin kaydını sakladığı ortaya çıktıktan sonra, Birim 8200’ün Azure’da hangi verileri sakladığını inceliyor.
Birim 8200’den kaynaklar, ajansın Gazze ve Batı Şeria’da her gün yapılan milyonlarca telefon görüşmesinin kaydını depolamak için Azure’un özelleştirilmiş, ayrılmış bir bölümünü kullandığını söyledi.
Bu verilerden elde edilen istihbaratın Gazze’deki bombalama hedeflerini belirlemek için kullanıldığı bildiriliyor.
Geçen çarşamba günü yayınlanan soruşturma, Microsoft’ta İsrail’deki bazı çalışanların Birim 8200’ün çalışmaları hakkında tam olarak şeffaf olup olmadıkları konusunda iç soruları gündeme getirdi.
Konuya yakın kaynaklara göre, Microsoft şu anda veri merkezlerinde depolanan verilerin niteliğini inceliyor ve bu verilerin İsrail ordusu tarafından Gazze’ye karşı sürdürdüğü savaşta nasıl kullanılabileceğini araştırıyor.
Mayıs ayında Microsoft, önceki bir incelemede Azure’un Gazze’de “insanları hedef almak veya zarar vermek için kullanıldığına dair bugüne kadar hiçbir kanıt bulunmadığını” belirtmiş ve bu konuda kısmen İsrail merkezli personelinin güvencelerine dayanmıştı.
Fakat şirketin ABD merkezinde son zamanlarda yapılan tartışmalar, bu bilginin doğruluğuna dair şüpheler olduğunu gösteriyor.
Bazı yöneticilerin, askeri hesapları yöneten çalışanların şirkete değil İsrail ordusuna daha fazla sadakat duyup duymadıklarını sorguladıkları bildirildi.
Sızdırılan Microsoft belgeleri, Birim 8200 projelerinde yer alan birkaç çalışanın, ABD Ulusal Güvenlik Ajansının eşdeğeri olarak kabul edilen dinleme biriminde daha önce görev yaptığını veya yedek görevde bulunduğunu kamuoyuna açıkladığını gösteriyor.
Son endişelere rağmen, Microsoft, İsrail’in Gazze saldırısı sırasında Microsoft teknolojisine bağımlı olduğu yönündeki haberlerin ardından başlatılan önceki soruşturmanın aksine, İsrail ordusuyla olan ilişkilerini yeniden resmi olarak incelemeye almadı.
Bir Microsoft sözcüsü, “Önceki bağımsız soruşturmamızda da gösterildiği gibi, bu iddiaları ciddiye alıyoruz. Yeni bilgiler aldıkça, yeni verileri doğrulama ve gerekli önlemleri alma fırsatını yakalayacağımızdan emin olacağız,” dedi.
Sızdırılan dosyalar, Microsoft’un üst yönetiminin, 2021’in başlarında, Birim 8200’ün büyük miktarda hassas istihbarat verisini Azure’a aktarmayı planladığından haberdar olduğunu gösteriyor. Bu, askeriye için gelişmiş güvenlik önlemlerinin uygulanmasını da içeriyordu.
Ne var ki Microsoft, yöneticilerinin ele geçirilen Filistinli telefon görüşmelerinin Azure’da depolandığından habersiz olduklarını savunarak, “Müşterinin bulut ortamında depolanan verilerle ilgili hiçbir bilgimiz yok,” dedi.
Soruşturmanın yayınlanmasının ardından bir İsrail askeri sözcüsü, “Microsoft’un siber güvenliğimizi korumaya yönelik desteğini takdir ediyoruz. Microsoft’un IDF [İsrail Savunma Güçleri] ile veri depolama veya işleme konusunda işbirliği yapmadığını ve yapmadığını teyit ediyoruz,” dedi.
Bu açıklamaların ardından, işçiler tarafından kurulan No Azure for Apartheid (Apartheid için Azure’a Hayır – Noaa) grubu, Microsoft’un İsrail ile tüm askeri sözleşmelerini sonlandırması ve mevcut bağlarının niteliğini kamuoyuna açıklaması yönündeki taleplerini yineledi.
Geçen yıl işten çıkarılan Noaa organizatörü Abdo Mohamed, Microsoft yöneticilerini Filistinlilerin acılarını görmezden gelmekle suçladı ve “Satya Nadella ve diğer yöneticiler, şirketlerinin Filistinlilerin acılarını sömürmek için İsrail rejimiyle nasıl işbirliği yaptığından habersiz olduklarını iddia ediyorlar, oysa 2021’de Microsoft’u bu ortaklığa bağlayanlar tam da kendileriydi,” dedi.