Rusya
Milyarder Melniçenko, The Economist’e konuştu: Rusya için sessiz kalma dönemi sona erdi

Rus sanayici Andrey Melniçenko, Ukrayna savaşı ve Batı yaptırımlarının ardından Kremlin’le yürüttüğü özel temasları ve ülkenin geleceğine dair The Economist dergisine özel mülakat verdi. Nükleer çatışma uyarısı yapan Melniçenko, Rusya’nın Çin uydusu olmasını veya Kuzey Koreleşmesini önleyecek yeni bir elitler egemenliği modeli önerdi.
Rus sanayi sektörünün en önemli aktörlerinden, mineral gübre üreticisi EuroChem ile kömür ve enerji devi SUEK şirketlerinin kurucusu Andrey Melniçenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin’de gerçekleştirdiği teke tek görüşmenin ardından, ülkenin jeopolitik konumu ve ekonomik geleceğine dair analizlerini paylaştı.
The Economist dergisine mülakat vererek, Rusya gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık yüzde 1’ini üreten bir sanayi imparatorluğunun kurucusu olan Melniçenko, son yıllarda yaşanan jeopolitik kırılmaların ardından Rus iş dünyasının ve devlet aygıtının yeni bir rasyonel zemine oturması gerektiğini belirtti.
Sanayici, Kremlin’de gerçekleşen ve bir saatten fazla süren kabulde, Rusya’nın küresel pazarlardaki rolünü ve Batı yaptırımlarının iş dünyasındaki etkilerini doğrudan Rusya Devlet Başkanı Putin’e aktardı.
Görüşmede elitlerin tarihi hatalarına dikkat çeken Melniçenko, iş dünyasının kendi geleceğini Rusya’nın kaderinden ayıramayacağını ifade etti.
“Para kazanmak için ayrı, güvenlik için ayrı ülke olamaz”
Kremlin’deki üst düzey kabulde Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaşan sanayici Melniçenko, Batı dünyasının mülkiyet haklarına dair sunduğu garantilerin yanıltıcı olduğunun son yaptırımlarla kanıtlandığını vurguladı.
Rus elitlerinin uzun yıllar boyunca servetlerini yurt dışında tutarak güvenlik arayışına girmesini eleştiren iş insanı, Rusya Devlet Başkanı Putin’e hitaben şu ifadeleri kullandı:
“Yıllarca Batı’nın mülkiyet haklarını koruyacağına inandık ancak bu durum neredeyse tüm servetimize mal oluyordu. Artık net bir gerçeği kabul etmek zorundayız: Para kazanmak için ayrı bir ülkeye, güvenlik, ailenizin geleceği ve gerçek hayat için başka bir ülkeye sahip olamazsınız.”
Melniçenko, Ukrayna savaşıyla başlayan sürecin küresel ticaret kurallarını tamamen ortadan kaldırdığını kaydetti. Kendi inşa ettiği küresel sanayi yapısının bu süreçten nasıl etkilendiğini anlatan iş insanı, “Bizler uluslararası kurallara dayalı küresel bir dünya olduğuna inanıyorduk. Ancak dünya bizim düşündüğümüz gibi bir yer çıkmadı. Küresel bir dünya yok, küresel kurallar yok. Siz devlet yönetimi olarak bunu bizden çok daha önce anladınız” dedi.
Savaşın ilk günlerinde Avrupa Birliği ve ABD tarafından yaptırım listesine alınan Melniçenko, hukuki zorunluluklar nedeniyle dünyanın en büyük ikinci gübre üreticisi konumundaki EuroChem şirketinin mülkiyet haklarını devretmek zorunda kaldığını anımsattı.
Batı yargısının tarafsızlığını yitirdiğini ifade eden sanayici, Avrupa Adalet Divanı nezdinde başlattığı yasal girişimlerin tamamen siyasi gerekçelerle reddedildiğini kaydetti.
“Sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım risk taşır”
Rusya’nın güvenlik bürokrasisinin bağımsız hareket eden aktörleri bir tehdit olarak algıladığına değinen Melniçenko, bir iş insanı olarak kamusal alanda inisiyatif almanın taşıdığı risklerin farkında olduğunu belirtti.
Sanayici, güvenlik elitlerinin kurduğu baskı ortamına rağmen ülkenin geleceği için fikir üretmenin kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu şu sözlerle açıkladı:
“Mevcut sistemde sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım doğal olarak büyük risk taşır. Tabii ki kafayı öne eğip beklemek en kolay yoldur. Ancak şu an Rusya için ortaya konan bahisler çok yüksek. Eğer bu süreçte ülkenin geleceğini şekillendirmek için sorumluluk almaz ve katılım sağlamazsanız, kendinizi kendi geleceğinizden tamamen dışlamış olursunuz.”
Uzun yıllar İsviçre’de yaşayan ve küresel teknoloji liderleriyle yakın ilişkiler geliştiren Melniçenko, Rusya ile olan bağını bir dış yatırımcı mantığıyla sürdürdüğü dönemin kapandığını ilan etti.
“Hayatımda ilk kez Rusya’dan başka bir ülkem olmadığını derinden hissediyorum” diyen iş insanı, Rus elitlerinin sermayeleriyle birlikte hırslarını ve entelektüel enerjilerini de ülkelerine geri getirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mevcut güç yapısına doğrudan meydan okumak gibi bir niyetinin olmadığını dile getiren sanayici, amacının devlete rasyonel bir dönüşüm mimarisi sunmak olduğunu ifade etti. Melniçenko, ideolojilerden arınmış, fiziksel gerçekliğe ve ekonomik verilere dayanan bir yönetim yaklaşımının Rusya’yı mevcut çıkmazdan kurtarabileceğini savundu.
“Savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek”
Rusya topraklarının uzun bir aradan sonra doğrudan askeri saldırılara maruz kaldığına dikkat çeken sanayici, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik drone operasyonlarının sanayide ve enerji tedarikinde ciddi aksamalara yol açtığını kaydetti.
Ekonominin büyük bir baskı altında olduğunu ve elitler arasında ülkenin bir çıkmaza girdiğine dair ortak bir kanaatin oluştuğunu belirten Melniçenko, askeri çatışmanın küresel bir savaşa evrilme ihtimaline karşı uyardı:
“Ukrayna’daki savaş artık tartışmasız bir şekilde Rusya ile Batı dünyası arasında topyekun bir çatışma olarak görülüyor. Bu savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek. Nükleer silahların kullanılması ihtimalini bile dışlayamayız. Bizleri bu noktaya getiren nedenler her ne olursa olsun, kimin haklı ya da kimin haksız olduğunu tartışmayı bir kenara bırakıp mevcut gerçekliği kabul etmek zorundayız: Şu an tamamen haritalandırılmamış, belirsiz ve tehlikeli bir bölgedeyiz.”
Kaos dönemlerinin aynı zamanda yeni sistemler kurmak için bir laboratuvar işlevi gördüğünü dile getiren iş insanı, modern Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin yıkılış sürecindeki büyük dönüşümden doğduğunu hatırlattı.
Toplumun ve iş dünyasının şu an en çok düzen, öngörülebilirlik ve net bir gelecek vizyonuna ihtiyaç duyduğunu söyleyen Melniçenko, “İnsanlar özgürlükten korkmaz, insanlar kaostan korkar” değerlendirmesini yaptı.
“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir”
Eğitimini aldığı kuantum istatistiği ve alan teorisinin dünyaya bakışını şekillendirdiğini belirten Melniçenko, fiziksel dünyanın akışkan yapısının kendisine dogmatik olmayan bir düşünce esnekliği kazandırdığını kaydetti.
Sanayici, bu felsefeyi iş dünyasına ve ülke yönetimine nasıl uyarladığını şu sözlerle anlattı:
“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir. Gerçeklik akışkandır. Eğer bir gelişme, bir olay ya da bir olgu sizin hayata dair yerleşik görüşlerinizi çürütüyorsa, bu bir trajedi değil, aksine yeni bir fırsattır. Ben katı kuralları olan bir insan değilim. Bugün, dünden daha farklı bir stratejiye inanabilirim ve bu durum değişen koşullara uyum sağlamanın tek yoludur.”
Bu esnek vizyon sayesinde 2000’li yılların başında Çin’in ekonomik büyümesini önceden analiz ederek kömür ve gübre sektöründe devasa yatırımlar yaptığını belirten Melniçenko, Rusya’nın özelleştirme döneminde atıl kalan demiryolu hatlarını ve limanlarını küresel ticaret rotalarına entegre ettiğini anımsattı.
Dönemin Rusya Elektrik Monopolü RAO UES Başkanı Anatoliy Çubays ile gerçekleştirdiği hisse alım ortaklığını örnek göstererek, devlet kurumlarıyla kavga etmeden, pazar reformlarına inanarak büyük sanayi entegrasyonları gerçekleştirdiğini ifade etti.
“Rusya kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa dış çatışmayı iç politika aracı yapar”
Makalesinde Rusya’nın önündeki dört olası gelecek senaryosunu analiz eden Melniçenko, bu yollardan ilk üçünün ülke için yıkıcı sonuçlar doğuracağını savundu.
İlk senaryoda Rusya’nın Batı sistemine çevre bir ülke olarak yeniden entegre edilmesini “vasallık” olarak nitelendiren iş insanı, gururu kırılmış ve yenilmiş bir Rusya’nın kaçınılmaz olarak daha saldırgan bir rövanşizm üreteceğini belirtti.
İkinci senaryo olan Çin’in yörüngesine tamamen girme ihtimalini de değerlendiren sanayici, Pekin’in Rusya’yı sadece bir hammadde deposu ve tampon bölge olarak kullanmak isteyeceğini, ancak Rusya’nın iç sorunlarının sorumluluğunu üstlenmeyeceğini yazdı. Melniçenko, bu iki senaryo arasındaki tek farkın “derebeyinin kimliği” olacağını vurguladı.
Üçüncü tehlikenin, ülkenin nükleer silahların kontrolsüz dağıldığı bir iç çatışma ve bölünme sürecine girmesi olduğunu belirten sanayici, dördüncü ve en olası tehlikeye karşı ise şu uyarıyı yaptı:
“Güvenlik servislerinin desteklediği ve Kremlin’de ciddi şekilde tartışılan Kuzey Kore tarzı bir içe kapanma modeli, hem elitler hem de halk için büyük bir tehdittir. Rusya eğer kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa, dış çatışmayı kalıcı bir iç politika aracı haline getirir. Bu model askeri baskıyı, ekonomik rasyonelleşmeden uzaklaşmayı, karne uygulamasını ve istikrarsızlık ihracını beraberinde getirir.”
Melniçenko, bu karanlık senaryolardan çıkışın tek yolunun, devletin mülkiyet haklarını bir lütuf olarak değil, anayasal bir yükümlülük olarak koruduğu “gerçek egemenlik” modeli olduğunu kaydetti.
“Amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği kadar cazip bir yer yapmak olmalı”
Önerdiği egemen devlet modelinin sadece siyasi bir söylemden ibaret olmadığını, ekonomik rasyonaliteye dayanması gerektiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetlerinden nitelikli iş gücünü çekebilmesi ve ülkeden kaçan eğitimli nüfusu geri kazanabilmesi için yaşam standartlarının yükseltilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Sanayici, tarihi referanslarla desteklediği vizyonunu şu şekilde özetledi:
“Bizim temel amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği, yaşamak için can atacağı kadar cazip, güvenli, öngörülebilir ve müreffeh bir yer yapmak olmalıdır. Ancak o zaman insanların ülkeden kaçması için bir neden kalmaz. Bu Rusya, ne Batı ne de Çin için dikte edilebilir bir ortak olmak zorundadır. Kendi vatandaşlarının konforunu ve güvenliğini öncelikli kılan, dış dünya için ise öngörülebilir ve rasyonel hareket eden bir devlet yapısı inşa edilmelidir. Batı için zor bir ortak olabiliriz ama en azından bir kara delik olmayız. Çin için bir uydu devletten daha az kullanışlı olabiliriz ama büyük ve istikrarsız bir vasaldan çok daha güvenli bir komşu oluruz.”
Tarihsel dönüşümlerin her zaman elitlerin uzlaşısıyla yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın geleceğini inşa edecek kadroların sanayiciler, teknokratlar ve sivil toplum liderlerinden oluşması gerektiğini savundu.
Egemenlik ve katılım hakkı verilen elitlerin, kendi çıkarlarını korumak adına devlet mekanizmasını rasyonel bir çizgide tutacağını ifade etti.
Sanayici, değişimin zamanını tahmin etmenin imkansız olduğunu ancak o an geldiğinde hazırlıklı olmak gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı:
“Kuantum fiziğinde olduğu gibi, sadece bir gözlemcinin ortaya çıkışı bile dünyaya ve sisteme yeni bir anlam kazandırmaya yeterlidir.”
Rusya
Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.
İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.
Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.
Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.
Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.
Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor
Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.
Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.
Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.
Rusya
Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.
Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.
Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.
Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.
Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.
Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.
Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.
Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.
Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.
Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.
Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.
İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.
Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi
Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.
Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.
Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.
Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.
Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.
Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.
Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.
Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.
Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.
Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.
Rusya
ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.
Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.
Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.
Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.
Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor
Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.
Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.
İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.
Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu








