Avrupa
Moldova BDT’den ayrılma sürecini başlattı
Moldova hükümeti, Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan (BDT) ayrılma sürecini hızlandırarak üyeliğin temelini oluşturan üç ana anlaşmayı feshetme kararı aldı. Dışişleri Bakanı Mihai Popşoy, parlamento onayının ardından ülkenin toplulukla hukuki bağının tamamen kesileceğini duyurdu.
Moldova hükümeti, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyeliğinin temelini oluşturan üç ana anlaşmanın fesih sürecini başlattı.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoy, kararların parlamento tarafından onaylanmasıyla birlikte ülkenin BDT üyesi devlet statüsünün hukuken sona ereceğini açıkladı.
Belgelerin şubat ayı ortasına kadar hükümet düzeyinde karara bağlanması ve ardından nihai karar için yasama meclisine gönderilmesi planlanıyor.
Popşoy konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Moldova Cumhuriyeti artık resmi olarak BDT üyesi olmayacak. Bu süreç zaten başladı. Kararı kısa süre önce aldık, onay süreci devam ediyor ve parlamento yeni dönemine başladığında anlaşmaları fesheden belgeler milletvekillerine ulaşacak. Hükümetteki işlemler muhtemelen Şubat ortasına kadar tamamlanır, ardından parlamento kararını verir” dedi.
Yüzlerce anlaşma tek tek feshediliyor
Dışişleri Bakanı Popşoy, Moldova’nın BDT kapsamında yaklaşık 283 anlaşmaya imza attığını hatırlattı.
Bu belgelerden 71 tanesi halihazırda feshedilirken, 60 civarında anlaşma için de çıkış süreci devam ediyor.
Popşoy, bu anlaşmaların büyük bir kısmının güncelliğini yitirdiğini, fiilen uygulanmadığını ve daha önce diğer üye devletler tarafından herhangi bir pratik sonuç doğurmadan iptal edildiğini belirtti.
Hükümet, ekonomik fayda sağlayan veya vatandaşlar için pratik öneme sahip olan anlaşmalardan, ülkenin Avrupa rotasıyla çelişmediği sürece vazgeçmeyi planlamıyor.
Popşoy, “Ancak hukuki olarak, en kısa sürede, Moldova Cumhuriyeti resmi olarak BDT’nin bir parçası olmayacak” ifadelerini kullandı.
Topluluktan ayrılma süreci, Kişinev yönetiminin Avrupa Birliği (AB) entegrasyonuna yönelik kararlı adımları eşliğinde ilerliyor.
Moldova’da 2024 yılında düzenlenen AB üyeliği referandumunda halkın çoğunluğu Avrupa entegrasyonundan yana oy kullanmıştı.
Moldova makamları, Rusya’nın bu oylamaya müdahale ettiğini açıklamıştı. Aynı dönemde düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Maya Sandu, Rusya yanlısı aday Aleksandr Stoianoglo karşısında galip gelerek ikinci kez göreve seçilmişti.
Sandu liderliğindeki Batı yanlısı Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS), Eylül 2025’teki parlamento seçimlerinde de zafer kazanarak meclisteki anayasal çoğunluğunu korudu.
Sandu, seçim öncesinde geniş çaplı müdahale ve usulsüzlük girişimlerine işaret etmişti.
Bu süreçte Rusya yanlısı siyasi güçlere yönelik operasyonlar düzenlenmiş ve İgor Dodon’un liderliğindeki Vatansever Blok içerisinde yer alan iki parti oy pusulalarından çıkarılmıştı.
Sandu: Romanya ile birleşmeye evet derdim
Cumhurbaşkanı Maya Sandu, 12 Ocak tarihinde yaptığı açıklamada, olası bir referandumda Romanya ile birleşme yönünde oy kullanacağını belirtmişti.
Sandu, küçük bir ülkenin modern dünyada egemenliğini ve demokrasiyi korumak için karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, bu pozisyonunu “Rusya’ya karşı durma” gerekliliğiyle gerekçelendirmişti.