Görüş

Nasrallah’ın ardından

Yayınlanma

Hizbullah eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın cenaze töreni direniş ekseni için bir gövde gösterisine dönüştü. Yüzbinlerce insan Beyrut’ta toplanarak; “bir lider, bir baba, bir koruyucu” olarak adlandırdıkları liderlerine son görevlerini gerçekleştirdiler.

Törende “İsrail’e ölüm! Amerika’ya ölüm!” sloganları yükselirken, İsrail savaş uçakları Lübnan hava sahasını ihlal ederek Beyrut üzerinde ses patlamaları yarattı. İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz “İsrail’i yok etmekle tehdit edenler ve İsrail’e saldıranlar için son böyle olur. Siz liderlerinizi yas tutarak anarken, biz size kimin zafer kazandığını gösteriyoruz. Artık Beyrut semalarında ne zaman uçacağımıza ve ne zaman uçmayacağımıza biz karar veriyoruz” ifadelerini kullandı. Katz ayrıca Hizbullah’a yönelik bir mesaj vererek, “Siz cenazelerde uzmanlaşacaksınız, biz ise zaferlerde” açıklamasında bulundu.

Uluslararası heyetlerin katılımının yoğun olduğu bu tören yalnızca bir yas ifadesi değil, aynı zamanda örgütün gücünü ve etkisini sergileyen stratejik bir mesaj niteliğindeydi. Bu cenaze töreninin sadece bir gövde gösterisi olmadığını, aynı zamanda Hizbullah’ın lojistik kapasitesinin tekrar devrede olduğunun da bir kanıtı olarak değerlendirmek mümkün. Törenin planlanması, organizasyonu ve bu kadar büyük bir kalabalığın Beyrut’a taşınması, Hizbullah’ın ülke genelinde hâlâ güçlü bir mobilizasyon gücüne sahip olduğunu gösterdi. Ülkenin güneyinden Bekaa Vadisi’ne, Beyrut’a ve diğer bölgelere kadar her yerden insanların cenazeye akın etmesi, örgütün halk tabanında sahip olduğu desteği de açıkça ortaya koydu.

Hizbullah içinde konuşulan “yeni direniş yöntemleri” bu duruma nasıl uyuyor?

Naim Kasım bir yandan İsrail’in Lübnan’daki varlığını bir işgal olarak ele alacaklarını ve buna karşı mücadele edeceklerini söylerken, diğer yandan diplomatik yolları işaret etti. Hizbullah toparlanma sürecinde Lübnan hükümetine, işgal sorununu diplomatik yollarla çözmesi için açıktan destek veriyor.

Hizbullah’ı son 40 yıldır bildiğimiz haliyle düşündüğümüzde, zaman zaman tamamen ortadan kaybolup sonra aniden her yerde belirebileceklerini biliyoruz. Suriye’de Esad rejiminin çöküşü elbette onları zayıflattı, can damarlarını kesti. Ancak arkalarında İran olduğu sürece varlıklarını sürdürebilirler. Cenazede İran’ın güçlü bir varlığı vardı: dini liderin temsilcisi konuşma yaptı, İran Meclis Başkanı, Dışişleri Bakanı ve diğer yetkililer oradaydı. İran Cumhurbaşkanı da paylaşımda bulundu. Bu, İran’ın bölgedeki en önemli vekilinin hâlâ Hizbullah olduğunu ve bu ilişkiye büyük önem verdiklerini gösteriyor. Şu an İran’ın bölgedeki etkisi zayıflamış olabilir, ancak eğer dengeleri değiştirebilirlerse, bunun Hizbullah’a da doğrudan bir yansıması olacaktır.

Nasrallah’ın cenazesi neden beş ay sonra düzenlendi?

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın ölümünün üzerinden beş ay geçmesine rağmen cenazesinin ancak şimdi düzenlenebilmesi, tamamen güvenlik endişeleriyle ilgili.

Nasrallah, geçtiğimiz yıl eylül ayında, İsrail ile Hizbullah arasında tam ölçekli bir savaşın patlak verdiği en sıcak dönemde öldürüldü. O süreçte İsrail ordusu, Lübnan’ı neredeyse her gün bombalıyor ve üst düzey Hizbullah komutanlarını hedef alarak birbiri ardına suikastlar gerçekleştiriyordu.

Böylesine büyük bir cenaze töreni, Hizbullah’ın önde gelen lider kadrosunun ve destekçilerinin aynı anda bir araya gelmesi anlamına gelirdi ki, bu da İsrail için mükemmel bir hedef olurdu. İsrail ordusunun, üst düzey komutanları tek bir saldırıyla ortadan kaldırma fırsatını kaçırmayacağı göz önüne alındığında, Hizbullah cenazeyi geciktirmeyi ve güvenlik açısından daha uygun bir zamanda düzenlemeyi tercih etti.

Ancak beş ay sonra bile, bu cenaze töreni yalnızca bir anma etkinliği değil, aynı zamanda örgütün gücünü ve kararlılığını sergileyen bir siyasi mesaj niteliğinde gerçekleşti. Hizbullah, yoğun saldırılar altında bile varlığını sürdürebildiğini ve halk desteğini kaybetmediğini göstermek istedi.

Hizbullah bugün ne kadar güçlü?

Hizbullah, savaşın etkisiyle önemli ölçüde zayıfladı, özellikle de silah kapasitesi ve lider kadrosu açısından büyük kayıplar yaşadı. İsrail’in gerçekleştirdiği nokta atışı operasyonlar sonucu örgütün pek çok üst düzey komutanı öldürüldü.

Buna rağmen, Hizbullah hâlâ ideolojik ve örgütsel olarak varlığını sürdürüyor. Cenaze töreninin temel amaçlarından biri de bunu dünyaya göstermekti: “Biz hâlâ buradayız, ayaktayız.” Ancak, yüzbinlerce kişinin bir araya gelmesi, örgütün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Öncelikle, liderlik açısından bir boşluk var. Nasrallah’ın yerine geçen yeni lider Naim Kasım, onun kadar karizmatik değil ve bu örgütün içindeki motivasyonu ve halk desteğini az da olsa olumsuz etkileyebilir. Finansal sıkıntılar da Hizbullah için büyük bir problem. İran’ın bölgedeki etkisinin azalması, Suriye yolunun kapanması ve savaşın ekonomik maliyetleri, örgütün finansmanını  zorlaştırıyor. Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, Hizbullah’ın eskisi kadar güçlü olmadığı açıkça görülüyor. Ancak, ideolojik gücü ve halk tabanındaki etkisi sayesinde varlığını her daim hissettiriyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version