Bizi Takip Edin

Diplomasi

NATO, 32 üyenin onayladığı yeni askeri doktrinini duyurdu

Yayınlanma

NATO, üye ülkelere yönelik her türlü saldırıyı püskürtmeyi hedefleyen “Savaş Teorisi” adlı yeni savunma stratejisini tanıttı. İttifak üyesi 32 ülkenin onayladığı plan; kara birliklerini yapay zeka, otonom sistemler ve insansız hava araçlarıyla birleştirerek üç aşamalı bir savunma hattı öngörüyor.

NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich, ittifak üyesi bir ülkeye yönelik her türlü saldırıyı tamamen sonuçsuz bırakmayı amaçlayan yeni savunma stratejisini tanıttı.

Varşova Güvenlik Forumu’nda konuşan Grynkewich, “Savaş Teorisi” adı verilen konseptin, hasım unsurların NATO topraklarına sızmasını ve buralarda çatışma yürütmesini engellemek üzere tasarlandığını söyledi.

İttifak sınırları içinde yaşayan bir milyar insana güvence vermeyi hedeflediklerini savunan Grynkewich, Rusya gibi hasımlara da olası bir işgale karşı hazırlıklı olunduğu mesajını iletmek istediklerini öne sürdü.

Grynkewich, “Saldırıya uğrarsak bu gece bile savaşa girmeye hazırız” dedi.

Üç aşamalı savunma planı yürürlüğe giriyor

İttifak üyesi 32 ülkenin tamamı tarafından onaylanan plan, kara birlikleri ve klasik silah sistemlerini insansız hava araçları, dron savar sistemler ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerle birleştiriyor.

Stratejinin şekillenmesinde Ukrayna’daki kara ve hava muharebeleri ile Ortadoğu’daki güncel çatışmalardan çıkarılan dersler belirleyici rol oynuyor.

Grynkewich’in aktardığına göre yeni savunma doktrini, NATO yaklaşımının merkezini oluşturan üç temel aşamaya dayanıyor:

Planın ilk ayağı olan “engelleme” (block) aşamasında, hasım güçlerin müttefik topraklarını ele geçirmesini önlemeye odaklanılıyor.

Bu kapsamda NATO kara unsurları taarruza geçen birliklerle doğrudan çatışmaya girecek, manevra kabiliyetlerini sınırlandıracak ve ittifak sınırlarını yarmaya çalışan kuvvetleri etkisiz hale getirecek.

Taarruzun sürmesi halinde devreye girecek ikinci aşamada (blunt), saldırının hızını kesmek ve ilerleyen güçleri yıpratmak amacıyla insan müdahalesine asgari düzeyde ihtiyaç duyan otonom sistemler ile gelişmiş sensör ağları kullanılacak.

Bu sistemlerle tehditler anlık olarak tespit edilecek ve farklı harekat alanlarındaki yetenekler birleştirilerek hasmın ilerleyişi durdurulacak.

Son aşama olan “çökertme” (break) adımında ise doğrudan taarruz birlikleri değil, bu birlikleri ayakta tutan operasyonel savaş sistemi hedef alınacak.

Komuta merkezleri, tedarik zincirleri ve lojistik hatlar, uzun menzilli hassas vuruş sistemleri ve sensör ağlarıyla vurularak hasmın askeri harekatı sürdürme kabiliyeti ortadan kaldırılacak.

Grynkewich, “Düşman komutanlar birliklerini yönetemeyecek, ikmal hatları kesilecek ve lojistik araçları imha edilecek” ifadelerini kullandı.

NATO komutanı Varşova’da ittifakın “zafer teorisini” açıklayacak

Strateji toprak kazanımını değil “sınırları korumayı” amaçlıyor

NATO’nun herhangi bir toprak kazanma niyetinin olmadığını ve stratejinin bütünüyle savunma odaklı olduğunu kaydeden Grynkewich, “Vatandaşlarımızı ve topraklarımızı korumanın ötesinde bir planımız, niyetimiz ya da hırsımız yok” dedi.

İttifak topraklarına yönelik doğrudan bir saldırı ihtimalini düşük gördüğünü belirten komutan, buna rağmen müttefikleri hedef alacak her türlü girişim karşısında tereddüt etmeden karşılık vereceklerini dile getirdi.

Grynkewich, ABD’nin ittifaka bağlılığı konusundaki soru işaretlerine de değinerek Washington’ın temmuz ayındaki NATO zirvesinde 5. Madde’ye olan bağlılığını teyit ettiğini hatırlattı.

NATO’nun kolektif savunma ilkesinin temelini oluşturan 5. Madde, bir müttefike yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Diplomasi

Newsweek Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört adayı açıkladı

Yayınlanma

Newsweek dergisi, Ukrayna’da Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıralarken eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı en güçlü rakip olarak gösterdi. Anketlerde Zalujnıy’a güven oranı yüzde 64 ile Zelenskiy’nin önünde seyrediyor.

ABD merkezli haber dergisi Newsweek, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıraladı.

ABD yönetiminden Ukrayna’da yeni bir devlet başkanlığı seçimi yapılması yönünde gelen çağrının ardından hazırlanan değerlendirmede, Zelenskiy’nin karşısındaki en güçlü rakip olarak eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy öne çıkarıldı.

Derginin paylaştığı listede, şu anda Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi olarak görev yapan eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy, Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatının (GUR) eski başkanı ve mevcut Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kırilo Budanov, eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov ile ülkenin beşinci devlet başkanı ve muhalefetteki Avrupa Dayanışması partisinin lideri Petro Poroşenko yer alıyor.

Ekim ayında Reyting adlı sosyolojik araştırma grubunun yayımladığı anket verileri, olası bir başkanlık yarışında Zalujnıy’ın Zelenskiy’ye en yakın isim olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre katılımcıların yaklaşık yüzde 23’ü Zelenskiy’ye, yüzde 20’den fazlası ise Zalujnıy’a oy vermeye hazır olduğunu ifade ediyor.

Kamuoyu güveninde ise eski Genelkurmay Başkanı önde görünüyor. Ankete katılanların yüzde 64’ü Zalujnıy’a güvendiğini belirtirken, mevcut Devlet Başkanı Zelenskiy’ye yönelik güven oranı yüzde 53 düzeyinde kalıyor.

Aberystwyth Üniversitesinden uluslararası politika uzmanı Jenny Mathers, Newsweek’e yaptığı değerlendirmede, siyasetçiler ve askeri figürlerin savaş sürecinde edindikleri itibarın seçmen tercihleri üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini dile getirdi.

Mathers bununla birlikte, eski Devlet Başkanı Poroşenko’nun makam için şansı en düşük adaylardan biri olduğunu kaydetti.

Görevden ayrılışı ülke çapında kitlesel gösterilere yol açan eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov, ağustos ayında çatışmalara rağmen Ukrayna’da başkanlık seçimlerinin yapılması gerektiğini ifade etmişti.

Fedorov daha önceki beyanlarında aday olmayacağını vurgulamış, istifasının ardından lehine düzenlenen mitingleri de “siyasi mücadele” olarak değerlendirmediğini açıklamıştı.

Trump seçim çağrısı yaptı, Zelenskiy ateşkes şartı koştu

ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de Ukrayna’da yeni bir seçime gidilmesi önerisinde bulunarak Zelenskiy’yi ABD’ye zarar vermek istemekle suçlamıştı.

Trump, “Anlaşmaya varabilecek yeni bir lider bulunmasını öneriyorum. Çünkü o pek çok anlaşma yapabilirdi fakat bir nedenle bunu hiçbir zaman yapmadı” ifadelerini kullanmıştı.

Milyarder Elon Musk da Trump’ın Ukrayna’da devlet başkanının değişmesi yönündeki çağrısına destek vermişti.

Zelenskiy ise ertesi gün ABC News kanalına verdiği mülakatta, Rusya’nın 60 günlük tam bir ateşkesi kabul etmesi durumunda Ukrayna’nın devlet başkanlığı seçimlerini düzenlemeye hazır olduğunu duyurmuştu.

Ukrayna’da devlet başkanlığı seçimlerinin Mart 2024 sonunda düzenlenmesi planlanıyordu ancak yürürlükteki sıkıyönetim sebebiyle sandık kurulmadı.

Zelenskiy’nin beş yıllık görev süresinin Mayıs 2024’te dolmasının ardından Moskova yönetimi Ukrayna liderini gayrimeşru ilan etti.

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve ABD Dışişleri Bakanlığı ise görev süresinin sona ermesine rağmen Zelenskiy’yi Ukrayna Devlet Başkanı olarak tanımayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş

Yayınlanma

Kyiv Independent gazetesinin haberine göre ABD yönetimi, Rus petrol tesislerine yönelik saldırıları durdurması amacıyla Kiev’e silah ve istihbarat akışını kesme tehdidinde bulundu. Trump’ın Rusya ile ilan ettiği enerji ateşkesinin Ukrayna’ya önceden haber verilmediği ve Kiev heyetinin Miami’deki görüşmeleri planlanandan erken terk ettiği bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Ukraynalı hükümet yetkilileri ve üst düzey askeri komutanlarla doğrudan irtibata geçerek Rusya’ya ait petrol tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasını istediği, aksi takdirde silah ve istihbarat desteğini kesme uyarısında bulunduğu bildirildi.

CNN ve Kyiv Independent’ın kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre Washington yönetimi, Kiev’den Rus petrol altyapısını hedef alan saldırı girişimlerine son vermesini talep etti.

ABD tarafı, söz konusu saldırıların sürmesi halinde Ukrayna’nın sonuçlarla karşılaşacağını iletti. Kyiv Independent’a konuşan Ukraynalı bir yetkili, “Üst düzey askeri yetkililerin tamamını arayıp tehdit savurdular” ifadesini kullandı.

Axios: Trump Ukrayna’nın rafineri saldırılarına çok öfkeli

Enerji ateşkesi kararı Kiev’e önceden bildirilmedi

Ukraynalı kaynaklar, Trump’ın Rusya ile enerji alanında ateşkes sağlandığını duyurduğu açıklamasından önce kendilerine bilgi verilmediğini aktardı.

Habere göre bu duyurunun hemen ardından Kiev yönetimi, enerji sahasındaki ateşkes kararına uyması yönünde yoğun baskı altına girdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump’ın açıklamasının ardından olası bir enerji ateşkesine yönelik temasların sürdüğünü kaydetti.

Peskov, somut bir anlaşmaya varılıp varılmadığına, olası mutabakatın şartlarına veya bu adımın yalnızca petrol rafinerilerini mi yoksa diğer enerji tesislerini de mi kapsayacağına dair ayrıntı vermedi.

Peskov, daha önce eylül ayında yaptığı açıklamada enerji ateşkesine dair somut müzakereler yürütülmediğini dile getirmiş, Ukrayna’nın kalıcı bir çözüm yerine kendi “Aşil tendonu” niteliğindeki enerji sektöründe ateşkes önerdiğini savunmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ordunun Ukrayna altyapısına yönelik saldırılarını muharebe hedeflerine hizmet ettiği gerekçesiyle “etkili ve zamanında” olarak nitelemişti.

Financial Times’ın Avrupalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin Rus enerji tesislerine yönelik eylemleri durdurması için Ukrayna’ya silah tedarik mekanizmasını askıya alma tehdidinde bulunduğu belirtildi.

Haberde, Washington’ın istihbarat paylaşımını sonlandırma seçeneğini de gündeme getirdiği aktarıldı.

Axios ise Trump’ın ilan ettiği enerji ateşkesinin rafinerilere yönelik saldırıların sonlandırılmasını içerdiğini ve ABD yönetiminin Ukrayna’dan buna uymasını beklediğini yazdı.

Bloomberg’in haberine göre ise ABD liderinin özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner, Miami’de Ukrayna heyetiyle gerçekleştirdikleri toplantıda ABD’nin mühimmat ve istihbarat sağlayan güvenilir bir ortak olduğunu vurguladı.

Ancak Witkoff ve Kushner, rafinerilere saldırılmaması gerektiğini belirterek Kiev’e Amerikan tüketicilerine zarar verecek adımlardan kaçınmasını tavsiye etti.

Görüşmeyi aktaran kaynaklar, bu tavsiyenin istihbarat paylaşımının kesileceğine dair örtülü bir ikaz olarak algılandığını kaydetti.

Kaynaklara göre Ukrayna heyeti, Trump’ın Rusya ile dizel yakıt tedariki konusunda anlaşıldığını duyurmasının ardından 9 Ekim Cuma günü Miami’deki müzakereleri planlanandan önce sonlandırdı.

Demokratlardan Trump’ın Rusya ile dizel yakıt mutabakatına tepki

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Buğday vadeli kontratları Chicago borsasında bir ayın dibini gördü

Yayınlanma

Karadeniz havzasında tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentilerle buğday fiyatları dünya piyasalarında aralıksız dört gün geriledi. Chicago Ticaret Borsasında aralık vadeli kontratlar kile başına 6,70 dolar seviyesine indi.

Karadeniz bölgesinde gerilimin düşebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda buğday fiyatlarının gerilemesinde etkili oluyor.

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg’in aktardığı verilere göre, buğday fiyatları Karadeniz havzasındaki askeri tansiyonun azalacağına dair umutların güçlenmesiyle düşüşünü üst üste dördüncü işlem gününe taşıdı.

Fiyatlardaki bu düşüş seyrinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile Ukrayna’nın enerji alanında bir ateşkese onay verdiğini duyurması önemli rol oynadı.

Gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, tansiyonun düşürülmesine dönük atılacak adımların karşılıklı olması gerektiğini ifade etti.

Kremlin ise daha önce konuya ilişkin yaptığı açıklamada, oldukça zorlu bir durum içinde kalan Kiev’in uzun vadeli ve kalıcı bir siyasi çözüme değil, bizzat kendisi için zayıf nokta niteliği taşıyan kritik bir alanda geçici bir uzlaşmaya odaklandığını iddia etmişti.

Chicago borsasında vadeli işlemler geriledi

Piyasa hareketlerine dikkat çeken Bloomberg, Chicago Ticaret Borsasında (CBOT) işlem gören buğday vadeli kontratlarının yüzde 1,3 oranında değer kaybettiğini, ardından gelen alımlarla söz konusu kaybın bir kısmını telafi ettiğini bildirdi.

Borsanın internet sayfasında paylaşılan verilere göre, aralık vadeli buğday kontratları 9 Ekim Cuma günkü işlemleri 12,2 sent, diğer bir ifadeyle yüzde 1,79 gerilemeyle kile başına 6,71 dolar düzeyinde tamamlayarak son bir ayın en düşük seviyesine indi.

Söz konusu vadeli kontratlar, Türkiye saatiyle 12 Ekim günü yaklaşık öğle saatleri itibarıyla kile başına 6,70 dolar civarında seyrediyor.

Haberde, küresel buğday ihracatının dörtte birinden fazlasını gerçekleştiren Rusya ile Ukrayna’nın dünya tahıl tedarik zincirinde oynadığı merkezi role dikkat çekildi. Bu durum, Karadeniz bölgesini küresel sevkiyat ağının en kilit halkası konumuna yerleştiriyor.

Piyasalardaki yönelim hakkında değerlendirmede bulunan Futures International LLC Emtia Satış Direktörü Joe Davis, “Konu yalnızca enerji ayağıyla sınırlı değil; piyasayı asıl baskılayan unsur, sahada gerilimin düşürülmesine yönelik beliren genel eğilimin kendisidir” dedi.

Türkiye ve BM Karadeniz’de ateşkes için masaya dönüyor

Moskova, Karadeniz taşımacılığında alternatif yollara yöneliyor

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Karadeniz güzergahı üzerinden yürütülen tahıl taşımacılığında mevcut şartların son derece karmaşık olduğunu belirterek yaşanan bu aksaklıkların doğrudan Ukrayna yönetiminin eylemlerinden kaynaklandığını öne sürdü.

Peskov, Rus tahılının sevkiyatına dair yaptığı değerlendirmede, “Rus tahılına ilişkin olarak, Devlet Başkanının talimatı doğrultusunda alternatif yönlerde alternatif ulaşım koridorları tesis ediliyor” bilgisini paylaştı.

Peskov ayrıca, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’de seyreden sivil ticari gemilere yönelik karşılıklı saldırıların derhal durdurulması yönünde somut bir barışçıl girişim teklif ettiğini dile getirdi.

Lavrov: Geçici moratoryum teklifi kabul edilemez

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Kiev yönetiminin Karadeniz’de seyreden gemilere dönük saldırıların durdurulmasını kapsayan bir Rusya-Ukrayna moratoryumu ilan edilmesi yoluyla Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi’ni yeniden canlandırmayı önerdiğini söyledi.

Lavrov, söz konusu öneriyi “tamamen kabul edilemez ve gerçeklikten uzak” olarak nitelendirdi.

Moskova’nın Ukrayna tarafına zaman kazandıracak veya nefes aldıracak nitelikteki yarım tedbirleri ve geçici moratoryum modellerini bütünüyle geri çevirdiğini aktaran Lavrov, bu tür düzenlemelerin kalıcı bir zemin sunmadığını kaydetti.

Bloomberg uyardı: Dünyayı yeni gıda krizi dalgası vurabilir

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English