Diplomasi
NATO komutanı: Savunma sanayiinde startup-geleneksel yüklenici gerilimi artıyor
NATO Müttefik Kuvvetler Dönüşüm Komutanı Amiral Pierre Vandier, savunma sanayii ile ilgili olarak, “Eski oyuncular ile yeni girenler arasında bir tür rekabet yaşanıyor,” dedi.
POLITICO’da yer alan habere göre yeni nesil savunma sektöründeki girişimler, kıyasıya bir rekabet içinde dünyanın en büyük silah üreticileriyle boy ölçüşüyor ve giderek güçleniyor.
Batı ittifakının savunma sanayii uzun süredir Lockheed Martin, Boeing, Thales ve BAE Systems gibi devler tarafından domine ediliyordu.
Şimdi ise, sadece birkaç yıl önce kurulan şirketler, bazen mevcut oyuncuların aleyhine olmak üzere, savunma bakanlığı sözleşmelerini kapıyor.
Geçen ay, Amerikan savunma teknolojisi firması Anduril, donanım, yazılım ve altyapı için ABD ordusu ile değeri 20 milyar dolara ulaşabilecek 10 yıllık bir sözleşme imzaladı.
Almanya’da ise hükümet, sırasıyla 2024 ve 2021’de kurulan Alman şirketleri Stark ve Helsing ile milyarlarca avroluk bir drone anlaşması imzaladı.
Avrupa ve ABD, Rusya’ya ve Orta Doğu’daki savaşa karşı koymak için acele ederken, yeni firmalardan gelen rekabet, halihazırda üretimi artırmak için çabalayan askeri devler için bir başka sınav oluşturuyor.
İnovasyon ve NATO’yu savaşın geleceğine hazırlamaktan sorumlu Vandier şöyle devam etti:
“Bir yandan, köklü şirketler değişeceklerini söylüyor. Öte yandan, startup dünyası, her zaman tekrar deneyebileceklerini bildikleri için başarısız olmaktan korkmayan gençlerle birlikte, şiddetli bir enerji ve risk sermayesi getiriyor. Bu, iki dünyanın çatışması.”
Bu çatışma, geçen ay Rheinmetall CEO’su Armin Papperger’in Ukrayna’nın drone endüstrisini “Lego ile oynamak gibi” olarak nitelendirmesiyle tam anlamıyla su yüzüne çıktı.
Öte yandan İran’ın karşı saldırılarını savuşturmak isteyen Körfez ülkeleri, daha ucuz ve dronları düşürmede daha etkili olan Ukrayna sistemlerini satın almak için Kiev ile anlaşmalar imzalamaya çalışıyor.
“İki olası sonuç” olduğunu öne süren Vandier, “Ya girişimler sonunda hızlanmaya karar veren geleneksel dünyaya dahil olacaklar. Ya da çatışma daha şiddetli hale gelecek ve yeni girenler, büyükleri alt edebileceklerini düşünecek kadar hızlı büyüyecekler. Bu yüzden Darwinist bir an yaşıyoruz. Hangi tür bir hesaplaşmanın geleceğini söylemek için henüz çok erken,” diye ekledi.
Üst düzey komutan, Amerikan geleneksel silah firmalarının Avrupalı rakiplerinden daha fazla baskı altında olduğunu savundu.
Bunun nedeni, Avrupa’da kullanılabilir risk sermayesi fonunun daha az olması ve bazı Avrupa hükümetlerinin yeni gelenlere şans verme konusunda ABD’den daha isteksiz olması.
Düşük Dünya yörüngesindeki tehditlerle savaşmak için bir robot geliştiren ve 2021’de kurulan Fransız uzay savunma girişimi Dark, geçen yıl faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı ve bunun kısmen Fransız yetkililerin desteğinin eksikliğinden kaynaklandığını belirtti.
Vandier, “Temel fark, Avrupa’da risk alma isteğinin ABD’den çok daha düşük olması,” dedi.
Vandier, Ukrayna savaşının başlamasından dört yıl sonra, askeri yüklenicilerin hâlâ yeterli miktarda silah üretmediğini vurguladı.
Bu gözlem, Fransa ve ABD dahil olmak üzere birçok NATO ülkesinde de yankı buluyor. Washington, İran’a karşı başlattığı savaşın ortasında kalırken, Pentagon üretimi artırmak için Amerikan askeri şirketleriyle bir anlaşma imzaladı.
Vandier şöyle devam etti:
“Savunma sanayimizin yapısı hâlâ Soğuk Savaş sonrası zihniyetini yansıtıyor. Ürünleri nasıl geliştireceğini biliyor, fakat bunları büyük ölçekte üretmekte zorlanıyor. Sivil ve askeri sanayi dünyalarının yeniden birleşmesi gerekiyor; bu, tarih boyunca daha önce de yaşanan bir şey.”
Komutan, geçmişten bir örnek olarak, İkinci Dünya Savaşındaki Sherman tankını gösterdi. Bu, piyasadaki en iyi ekipman değildi, fakat Ford ve Chrysler gibi Amerikan otomobil üreticilerinin seri üretimine uygundu.
Vandier, “Buradan çıkarılacak ders basit: Biraz daha az mükemmel, ancak büyük miktarlarda üretilebilen bir sistem, büyük ölçekte üretilemeyen mükemmel bir sistemden daha fazla askeri değere sahip olabilir,” dedi.
Bazı NATO ülkeleri, sivil ve savunma sektörleri arasında işbirliği olanaklarını araştırmaya başladı.
Fransız otomobil üreticisi Renault, askeri insansız hava araçları üretmeyi planlarken, Alman Volkswagen’in ise sistemin füzelerini, fırlatıcılarını ve elektrik jeneratörlerini taşıyacak ağır hizmet kamyonları üretmek üzere İsrail’in Rafael şirketiyle görüşmelerde bulunduğu söyleniyor.