Ortadoğu

Netanyahu’dan Riyad’a: ‘Normalleşme için safınızı belirleyin’

Yayınlanma

İsrail Başbakanı Netanyahu, Suudi Arabistan’ın son dönemde Türkiye ve Katar ile geliştirdiği stratejik yakınlaşmayı hedef alarak, Riyad’ın bu tutumunun normalleşme sürecine engel teşkil ettiğini savundu. Netanyahu, barışın ancak İsrail’in meşruiyetini tanıyan ve karşıt güçlerle mesafe koyan bir iradeyle mümkün olabileceğini iddia etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile askıya alınan normalleşme sürecine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Riyad yönetiminin son dönemde Türkiye ve Katar ile geliştirdiği stratejik ilişkileri yakından izlediğini belirten Netanyahu, Suudi Arabistan’ın bu yeni rotasının İsrail ile barış vizyonuyla çeliştiğini savundu.

Netanyahu, Riyad’ın “İsrail’in meşruiyetini reddeden ve İsrail’e saldıran güçleri besleyen” bir çizgiye kaydığını öne sürdü.

Barışın ancak net bir duruşla mümkün olabileceğini ifade eden Netanyahu, “Bizimle normalleşme ya da barış isteyen herkesten beklentimiz, barışın tam tersini isteyen güçler veya ideolojiler tarafından yönlendirilen girişimlerin parçası olmamasıdır” diye konuştu.

Netanyahu, Suudi Arabistan’ın güçlü ve güvenli bir İsrail ile barış yapma iradesi göstermesi halinde bundan memnuniyet duyacağını da sözlerine ekledi.

Riyad’ın şartları ağırlaşıyor

7 Ekim 2023 öncesinde normalleşme sürecinin “an meselesi” olarak görüldüğü İsrail-Suudi Arabistan hattında, savaşın ardından dengeler tamamen değişti.

Riyad yönetimi, Netanyahu hükümetinin kategorik olarak reddettiği Filistin devletinin kurulmasına yönelik somut taahhütler talep ederek normalleşme şartlarını ağırlaştırdı.

Ekim 2025’te Gazze’de sağlanan ateşkesin ardından Donald Trump’ın, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a sürecin yeniden canlandırılması yönünde beklentisini ilettiği belirtiliyor.

Ancak İsrail kamuoyunun savaş sonrası dönemde böylesine tavizkar bir adıma sıcak bakma ihtimalinin iyice azaldığı vurgulanıyor.

BAE’den uzaklaşma, Ankara’ya yakınlaşma

The Times of Israel tarafından yayımlanan analizde, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu’da “dramatik” bir yeniden hizalanma sürecine girdiği ifade edildi.

Riyad’ın, İsrail’in bölgedeki en önemli müttefiklerinden Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile rekabetini artırırken, Türkiye ve Katar ile bağlarını kuvvetlendirdiği gözleniyor.

Aralık ayında Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad es-Sani arasında imzalanan savunma işbirliği anlaşmaları, bu değişimin en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan’ın ayrıca, Türkiye ve Pakistan’ı da kapsayan karşılıklı bir savunma paktına katılmak üzere temaslarını yoğunlaştırdığı hatırlatılıyor.

Haberde, bu diplomatik kayışla eş zamanlı olarak Suudi medyasında İsrail ve Yahudilere yönelik söylemlerin daha eleştirel bir boyuta ulaştığı öne sürülüyor.

“Normalleşme gündemimizde değil”

Suudi Arabistan’ın eski istihbarat başkanı Prens Türki bin Faysal es-Suud, aralık ayında yaptığı açıklamada normalleşme iddialarına son noktayı koydu.

Prens Türki, “Suudi Arabistan İsrail ile normalleşme anlaşmasını değerlendirmiyor. İsrail, uluslararası hukuku normal biçimde kabul eden normal bir ülke haline gelirse, Suudi Arabistan normalleşmeyi değerlendirecektir” ifadelerini kullandı.

Jewish Institute for National Security of America (JINSA) Başkanı Michael Makovsky de Suudilerin söylemindeki bu belirgin değişime dikkat çekerek, Riyad’ın İsrail’e yönelik eleştirilerinin dozunu artırdığını ve BAE’ye karşı izlenen rekabetçi politikanın dış politikanın merkezine yerleştiğini belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version