Ortadoğu

Netanyahu’nun özel kalemine yurt dışı yasağı: Soruşturma genişliyor

Yayınlanma

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun özel kalemi Tzahi Braverman, gizli belge sızıntısı soruşturmasını engellemeye çalıştığı şüphesiyle 13 saatlik sorgunun ardından yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun özel kalemi ve yakın zamanda İngiltere’ye büyükelçi olarak atanması beklenen Tzahi Braverman, gizli istihbarat sızıntısına ilişkin soruşturmayı engellediği şüphesiyle pazar akşamı sorgulandı.

Ağır suçlarla mücadele eden Lahav 433 birimi tarafından yürütülen sorgu yaklaşık 13 saat sürdü.

Braverman, adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken hakkında 30 gün süreyle yurt dışına çıkış ve 15 gün süreyle Başbakanlık Ofisi’ne giriş yasağı kararı verildi.

Ayrıca Braverman’ın Başbakan Netanyahu ile temas kurması da yasaklandı.

Polis teşkilatı, pazar sabahı yaptığı açıklamada bir yardımcının “soruşturma süreçlerini engelleme şüphesiyle” gözaltına alındığını duyurdu ancak o esnada Braverman’ın ismini kamuoyuyla paylaşmadı.

Uygulanan kısıtlamaların, Braverman’ın Eylül 2025’te Londra’daki büyükelçilik görevine başlamasını geciktirebileceği ifade ediliyor. Benzer kısıtlamalar, Braverman ile birlikte ifadeye çağrılan Başbakanlık Ofisi sözcülerinden Ömer Mansur için de yürürlüğe kondu.

Soruşturmayı durdurma vaadi iddiaları

Adli sürecin odağında, Netanyahu’nun eski sözcüsü ve Alman Bild gazetesine belge sızdırdığı iddiasıyla tutuklanan Eli Feldstein’ın ifadeleri yer alıyor.

Feldstein, Braverman’ın gizli soruşturmadan aylar önce haberdar olduğunu ve kendisine bu süreci durdurabileceğini söylediğini iddia etti.

Feldstein’ın beyanlarına göre Braverman, kendisini Tel Aviv’deki Kirya askeri karargahının yer altı otoparkında gece geç saatlerde görüşmeye çağırdı.

Bu görüşmede Braverman’ın, ordu tarafından başlatılan soruşturmanın Başbakanlık Ofisi’ne kadar uzandığını belirterek Feldstein’dan sızıntıyla bağlantısı varsa kendisini bilgilendirmesini istediği öne sürülüyor.

İddiaya göre Braverman, Feldstein’a soruşturmayı “kapatabileceği” taahhüdünde bulundu. Ömer Mansur’un da bu gizli görüşmeye tanıklık ettiği iddialar arasında yer alıyor.

Selahaddin Koridoru ve esir takası tartışması

Soruşturmanın temelini oluşturan ve Bild gazetesine sızdırılan belgenin, Hamas’ın eski lideri Yahya Sinvar’ın esirleri Gazze’den Mısır’a kaçırma planına dair bilgiler içerdiği savunulmuştu.

Hamas’ın anlaşma istemediğine dair bir kanıt olarak sunulan bu belgenin, daha sonra İsrail basınında gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

İsrail muhalefeti, Netanyahu yönetimini esir takası anlaşmasını sabote etmekle suçluyor. İddiaya göre bu sahte belgeler, ordunun Gazze-Mısır sınırındaki stratejik Selahaddin Koridoru’ndaki işgalini sürdürmek için bir gerekçe olarak kullanıldı.

Pazar günü polis gözetiminde Braverman ile yüzleştirilen Feldstein, iddialarını yinelerken Braverman görüşmenin gerçekleştiğini kabul etti ancak Feldstein’ı uyardığı yönündeki beyanları reddetti.

Katargate: Para karşılığı propaganda suçlaması

Başbakanlık Ofisi’ndeki kriz, yalnızca belge sızıntısıyla sınırlı kalmıyor. Eli Feldstein ve medya danışmanı Yonatan Urich, “Katargate” olarak bilinen ayrı bir dosyada şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

İki ismin, esir görüşmelerinde Katar’ın rolünü olumlu yansıtmak amacıyla para karşılığında medya üzerinden propaganda yaptıkları iddia ediliyor.

Netanyahu’nun ofisi, başbakanın ve diğer danışmanların herhangi bir yasa dışı faaliyetten haberdar olmadığını savunsa da Feldstein’ın son suçlamaları ofis içindeki gerilimi artırıyor.

Braverman’ın avukatı Jack Chen ise müvekkilinin tüm soruları yanıtladığını ve Feldstein tarafından kurgulanan senaryoların asılsız olduğunu ileri sürüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version