Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon’da istifa krizi: Hegseth ordu üzerindeki kontrolünü artırıyor

Yayınlanma

ABD Kara Kuvvetleri Müsteşarı Dan Driscoll’ün istifası, Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’daki bürokratik yapıyı dönüştürme ve gücü kendi elinde toplama girişimlerini yeniden gündeme taşıdı. Bakanlık koltuğundaki yaklaşık 20 ay boyunca çok sayıda üst düzey komutanı görevden alan veya terfilerini durduran Hegseth, Kongre’nin her iki kanadından da tepki topluyor.

ABD Kara Kuvvetleri Müsteşarı Dan Driscoll’ün beklenenden erken gelen istifası, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in yaklaşık 20 aydır sürdürdüğü görevinde Pentagon üzerindeki ağırlığını ve kontrolünü giderek artırdığını ortaya koydu.

Driscoll’ün ayrılığı, Pentagon’un bürokratik yapısını yeniden şekillendirme girişimi kapsamında onlarca üst düzey askeri yetkiliyi görevden uzaklaştıran veya terfilerini engelleyen Hegseth ile aylardır süren gerilimin ardından gerçekleşti.

Eski bir Ulusal Muhafız subayı olan Hegseth’in göreve gelmesinden bu yana özellikle Kara Kuvvetleri’ne odaklandığı görülüyor.

Yaşanan son gelişmelerin ardından ABD Kara Kuvvetleri’nin operasyonel yapısında ne sivil ne de askeri kanatta Senato onayından geçmiş bir lider yok.

Eski Savaş Bakanlığı yetkilisi ve emekli Yarbay Kevin Carroll, konuya ilişkin değerlendirmesinde Hegseth’in yetkilerini pekiştirdiğini belirterek “Gücü kesinlikle kendi elinde topluyor ve Ordu Kurmay Başkan Vekilliği gibi makamlara General LaNeve gibi sadık isimleri yerleştiriyor” dedi.

Hegseth, eski askeri danışmanı Orgeneral Christopher LaNeve’i Kara Kuvvetleri Kurmay Başkan Vekili olarak görevlendirmişti.

Hegseth, nisan ayında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’u görevden alarak Kongre’deki bazı Cumhuriyetçilerin tepkisini çekmişti.

Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) Kıdemli Uzmanı ve emekli Tuğamiral Mark Montgomery, bu durumun Kara Kuvvetleri’ni “olağandışı bir duruma” sürüklediğini belirtti.

Montgomery, nisan başında George’un görevden alınması ve ABD Avrupa ve Afrika Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Chris Donahue’nun emekliye ayrılması süreçlerinde Hegseth ile görüş ayrılığı yaşayan Driscoll’ün istifasını “talihsiz ancak beklenen bir gelişme” olarak nitelendirdi.

Kara Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı Orgeneral James Mingus da görevde iki yılı doldurmadan ekim ayında herhangi bir gerekçe açıklanmaksızın emekliye ayrılmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Hegseth, Mingus’un yerine LaNeve’i seçti. Pentagon, LaNeve’in Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak Senato tarafından onaylanması için baskı yapsa da bu girişim her iki partiden senatörlerin itirazıyla karşılaşıyor.

“Ordunun harbe hazırlık seviyesi zayıfladı”

Montgomery, Hegseth’in orduyu zayıflatan benzeri görülmemiş personel değişikliklerine imza attığını savundu. Montgomery, Salı günü yaptığı açıklamada, “Hegseth’in ordunun savaşa hazırlık seviyesini bu ciddi açıkla başa çıkamayacak şekilde zayıflattığını düşünüyorum. Bu eksiklik, müşterek kuvvetlerin İran’a karşı büyük çaplı muharebe operasyonları yürütme kabiliyetini etkiledi; Rusya, Çin veya Kuzey Kore ile savaşmak zorunda kalmamız durumunda da benzer zorluklar yaratacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Hegseth’in, Driscoll’ün yerine kıdemli danışmanı ve Pentagon Başsözcüsü Sean Parnell’ı aday göstermeyi değerlendirdiği bildirildi.

The Hill gazetesine konuşan konuya yakın bir kaynak, Parnell’ın olası adaylığa ilişkin olarak son günlerde Beyaz Saray ile temas halinde olduğunu aktardı.

Carroll ise Parnell’ın Senato onayını almasının zor olabileceğini savundu.

Carroll, Parnell’ın 2021 yılında Pennsylvania’dan Senato üyeliği için yürüttüğü seçim kampanyasından, üç çocuğunun velayetiyle ilgili dava sürecini kaybetmesinin ardından çekilmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Eski bir ordu mensubu ve girişim sermayedarı olan Driscoll; teçhizatın modernizasyonu, askerlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve ordunun Ukrayna kuvvetlerinden insansız hava aracı savaşı konusunda dersler çıkarması yönündeki girişimleriyle biliniyordu.

Bu çabalar, iki partinin de desteğini almıştı. Demokrat bir Kongre danışmanı nisan ayında yaptığı değerlendirmede, kuvvet müsteşarları arasında en iyi performansı Driscoll’ün sergilediğini söylemişti.

Kongre’den istifaya tepkiler

Driscoll’ün görevden ayrılması Salı günü hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi milletvekillerinin tepkisine yol açtı.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Senatör Mike Rounds, Driscoll’ün ayrılığından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Rounds, “Herkesin duyduğu söylentileri ben de duyuyorum: Üst düzey generallerinden bazılarının görevden alınmasından rahatsızlık duyuyordu. Bunu ilk kez duymuyorum” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi ve emekli Tuğgeneral Cumhuriyetçi Don Bacon ise Anayasa’nın Hegseth’e üç ve dört yıldızlı generalleri görevden alma ve terfileri engelleme yetkisi verdiğini, ancak bunun “ahlaki açıdan doğru ve akıllıca” olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Bacon, CNN’e yaptığı açıklamada, “Çoğu Amerikalının daha fazla nezaket ve saygı beklediğine inanıyorum. Birini görevden alacaksanız nedenini açıklamanız saygının gereğidir; oysa burada böyle bir durum yaşanmıyor” dedi.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Gregory Meeks de Pentagon ve ordu geneline ilişkin endişelerini dile getirdi.

Meeks, “Görünen o ki tüm kariyeri boyunca ABD’yi korumaya ve savunmaya yemin etmiş isimler, eskiden Fox TV yorumcusu olan ve bu konuma getirilen bir adam tarafından tasfiye ediliyor. Oysa bu şahsın, görevden uzaklaştırdığı bir generalin sahip olduğu bilgi ve yeteneğin yanına bile yaklaşacak durumu yok. Asıl istifa etmesi gereken kişi Hegseth’tir” diye konuştu.

Driscoll’ün Kongre ile çalışma tarzını bilen çevreler, partiler üstü ilişkilerinin Hegseth ile girdiği nüfuz mücadelesinde kendisine fayda sağlamadığını kaydetti.

Konuya ilişkin konuşan eski bir Trump yönetimi yetkilisi, “Onay sürecinde avantaj sağlayan iki partili destek ve mevcut ilişkiler, uzun vadede onun aleyhine dönmüş olabilir” dedi.

Buna karşılık Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Rich McCormick, Driscoll’ün ayrılığına ilişkin endişeleri yersiz bulduğunu belirtti.

McCormick, “Taktik komutanlar, sıcak çatışma anı ve yabancı bir hasma karşı savaş yürütme kabiliyetimiz açısından çok daha kritik; bu nedenle iyi durumda olduğumuzu düşünüyorum. Ordu gayet iyi hazırlandı” ifadelerini kullandı.

Hegseth’in dört subayın tuğgeneralliğe terfisini engelleme kararını da değerlendiren McCormick, “Anladığım kadarıyla bu kişilerin siyasileştiğine dair endişeler vardı. Bizler başkanın takdiriyle görev yapıyoruz” dedi.

Hegseth’in terfisini durdurduğu söz konusu dört albaydan bazılarının George ve Donahue ile yakın bağları olduğu biliniyor.

Montgomery, konuya ilişkin olarak “Gelecek tuğgeneraller listesine yönelik bu müdahale tamamen uygunsuz ve muhtemelen yasa dışıdır. Driscoll’ün de bu sürecin bir parçası olmak istemediğini tahmin ediyorum” dedi.

Diğer Cumhuriyetçi milletvekilleri ise Driscoll’ün liderliğine teşekkür etti. Temsilciler Meclisi üyesi Steve Womack, Driscoll’ü “orduya sağduyu ve disiplin getiren dönüştürücü bir lider” olarak tanımladı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Pat Harrigan da Driscoll’ün orduyu modernize etme yönündeki gayretlerini övdü.

Harrigan, “Dan, ‘Tamir Hakkı’ndan tedarik süreçlerinin modernizasyonuna ve askerlerin yetkilendirilmesine kadar kökleşmiş sistemleri dönüştürmeye ve uzun süredir sorgulanmayan kabullere meydan okumaya hazırdı” açıklamasını yaptı.

Amerika

Yapay zeka sadece en zengin yüzde 1’lik kesime yaradı

Yayınlanma

ABD’de yapay zeka yatırımlarının tetiklediği piyasa rallisi hanehalkı servetini 26 trilyon dolar artırırken bu gelirden yalnızca en zengin yüzde 1’lik kesim faydalandı. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servet büyümesinden 500 milyar dolardan daha az pay alabildi.

ABD, yapay zekanın gelişimiyle bağlantılı geniş çaplı bir teknoloji devrimi yaşıyor.

Reuters’ın haberine göre bu alana yapılan yatırımlar, geçmişteki telekomünikasyon atılımının yanı sıra demir yolu ve kara yolu inşasına ayrılan harcamaları geride bırakabilir.

Yapay zeka alanındaki ilerleme borsada hızlı yükseliş sağlarken hanehalkı servetini de artırdı.

Ancak bu süreçten asıl kazancı en varlıklı kesim sağladı; Amerikalıların çoğunluğu ise yüksek hayat pahalılığıyla karşılaşmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonundan 2026 ortasına kadar Amerikan hanehalklarının toplam serveti yüzde 16,5, yani yaklaşık 26 trilyon dolar yükseldi.

Buna rağmen ülke genelindeki toplam servet payını sadece en zengin yüzde 1’lik kesim artırabildi; nüfusun geri kalan yüzde 99’luk diliminin payı ise daraldı.

Amerikan hanelerinin en az gelirli yarısı, bu 26 trilyon dolarlık artıştan 500 milyar dolardan daha az pay alabildi. En alt gruptaki artış oranı yaklaşık yüzde 10 düzeyinde kaldı.

Ray Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum

Tüketiciler harcamalarını kısıyor

Diğer yandan Reuters ajansı, tüketici harcamalarının nominal olarak artmayı sürdürdüğünü ancak bu artışın önemli bölümünü enflasyonun erittiğini vurguluyor.

Fiyat artışları hesaba katıldığında Amerikalıların harcama temposu koronavirüs pandemisi öncesindeki düzeyde seyrediyor.

Ağustos ayında The Washington Post’un yayımladığı haberde, Amerikalıların daha sık indirim aradığı, ucuz gıdaya yöneldiği, restoranlara daha seyrek gittiği ve pahalı hizmetleri kullanmaktan vazgeçtiği aktarılmıştı.

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, borsa kazanımlarından faydalanan varlıklı Amerikalıların tüketim harcamaları verilerini büyük ölçüde yukarıda tuttuğunu kaydetti.

Fiyatlar üzerindeki ek baskıyı gümrük tarifeleri, İran ile yaşanan gerilim kaynaklı enerji maliyetleri ve yapay zeka sektöründeki yatırım yoğunluğu oluşturuyor.

Özellikle benzin ve sığır eti fiyatları belirgin biçimde arttı. Konut piyasasındaki erişilebilirlik sorunu da sürüyor.

Konut kredisi faizleri son bir yılda bir yüzde puanından fazla yükselerek ailelerin gayrimenkul edinmesini daha da zorlaştırdı.

Fed politika faizini artırdı

Süren enflasyon ortamında Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yıllık yüzde 3,75 ila yüzde 4 aralığına çekti.

Fed Başkanı Kevin Warsh, bu adımı enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme zorunluluğuyla açıkladı.

Merkez Bankası ayrıca 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye revize etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu dizginleme ve fiyatları düşürme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ikinci başkanlık döneminde hayat pahalılığı tırmanmaya devam etti.

Bu tablo da kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin ekonomi yönetiminden duyduğu hoşnutsuzluğu açıklamaya yetiyor.

İktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Enerji Bakanlığı’ndan Orta Atlantik bölgesinde acil şebeke kararı

Yayınlanma

ABD Enerji Bakanlığı, Orta Atlantik bölgesinde artan talep ve planlı hat bakımları nedeniyle oluşabilecek elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı yayımladı. Bölgesel şebeke işletmecisi PJM’e yedek üretim kapasitelerini devreye alma izni verilirken ülke genelinde 35 gigavatı aşkın kullanılmayan yedek kaynak bulunuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, ülkenin Orta Atlantik bölgesindeki elektrik şebekesinde baş göstermesi beklenen aşırı yüklenme ve elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı aldı.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan talimata göre önlemler 13 Ekim 2026 ile 16 Ekim 2026 tarihleri arasında yürürlükte kalacak.

Karar, sonbahar bakım mevsimi nedeniyle üretim tesislerinde uygulanan planlı duruşlar, iletim hatlarındaki planlı kesintiler ve beklenen yüksek talep koşulları altında alındı.

Enerji Bakanlığı, bölgesel şebeke işletmecisi PJM Interconnection şirketinin 11 Ekim 2026 tarihinde ilettiği başvuru üzerine harekete geçti.

Bölgesel işletmeciye yedek kapasiteyi devreye alma yetkisi verildi

Bakanlık kararı kapsamında PJM Interconnection şirketine, şebeke güvenliğini korumak amacıyla belirlenen üretim ünitelerini devreye sokma ve çalıştırma yetkisi tanındı.

Şirket, nihai çare olarak Enerji Acil Durum Uyarısı (EEA) 3 ilan edilmeden önce veya uyarı yürürlükteyken yedek üretim kaynaklarını da kullanabilecek.

Şirkete ayrıca talimatı uygulamak üzere iletim hattı sahipleri ve elektrik dağıtım şirketlerine çağrı yapma hakkı verildi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, kararın bölgede yaşayan milyonlarca aile ve işletmenin elektriğe kesintisiz ulaşmasını amaçladığını belirtti.

Wright, “Bu karar, ihtiyaç duyulduğunda yedek kaynaklar da dahil olmak üzere ek elektrik üretimini erişilebilir kılarak Orta Atlantik genelindeki milyonlarca Amerikalı aile ve işletmenin uygun fiyatlı, güvenilir ve emniyetli elektriğe erişmesini sağlayacak” dedi.

Bakan Wright önceki yönetimin enerji politikalarını eleştirdi

Bakan Wright, önceki yönetimin enerji kapasitesini azaltmaya yönelik politikalarının şebekeyi elektrik kesintilerine karşı daha savunmasız hale getirdiğini savundu.

Sistemin “güneşin parlamadığı ya da rüzgarın esmediği dönemlerde” daha kırılgan olduğunu kaydeden Wright, mevcut yönetimin elektrik kesintilerini engellemek adına eldeki bütün imkanları kullanacağını ifade etti.

Enerji Bakanlığı verilerine göre ABD genelinde 35 gigavatın üzerinde kullanılmayan yedek üretim kapasitesi yer alıyor.

Bakanlık benzer bir acil durum kararını daha önce 17-18 Eylül tarihlerinde, sıcak hava dalgası ve iletim hatlarındaki planlı kesintiler nedeniyle devreye sokmuştu.

Enerji Bakanlığı ayrıca ağustos ayında PJM şirketine Maryland eyaletinin Anne Arundel bölgesindeki Wagner elektrik santralinin 4 numaralı ünitesini elektrik talebini karşılamak üzere çalıştırma izni verdi.

Wagner santraline ilişkin acil önlem kararı 20 Ağustos ile 17 Kasım tarihleri arasını kapsıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, ABD seçimleri için kesenin ağzını açtı

Yayınlanma

Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti bağlantılı komitelere son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı. Son aktarımla siyasi harcamaları 366 milyon dolara ulaşan teknoloji milyarderi, daha önce siyasete ayırdığı bütçeyi kısacağını açıklamıştı.

Dünyanın en zengin ismi Elon Musk, ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi partilileri destekleyen siyasi eylem komitelerine ve muhafazakar kuruluşlara son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı.

Tesla ve SpaceX’in üst yöneticisi olan Musk’ın ara seçim sürecindeki toplam bağış tutarı, son aktarımla 366 milyon dolara ulaştı.

İlk olarak The New York Times gazetesinin duyurduğu meblağlar, Musk’ın kurduğu America PAC sözcüsü tarafından The Hill’e doğrulandı. Yapılan bu son harcamalar, Musk’ı 2026 ara seçimlerinin bilinen en büyük bağışçısı konumuna getirdi.

Musk’ın temmuz ile eylül ayları arasındaki mali desteklerinin büyük bölümü Kongre yarışlarına yöneldi.

ABD’li milyarder, Cumhuriyetçi Senato adaylarını destekleyen “Senate Leadership Fund” adlı süper PAC’e 158 milyon dolar, Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilere kaynak sağlayan “Congressional Leadership Fund” komitesine ise 20 milyon dolar aktardı.

Milyonlarca dolarlık kaynak farklı komitelere paylaştırıldı

Kendisinin 2024 seçim sürecinde kurduğu America PAC’e söz konusu dönemde 76 milyon doları aşkın kaynak sağlayan Musk, eyalet düzeyindeki yarışları da finanse etti.

Teksas’tan Senato adayı olan Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı destekleyen Lone Star Liberty PAC komitesine 10 milyon dolar aktaran iş insanı, Cumhuriyetçi Valiler Birliğine 10 milyon dolar, Cumhuriyetçi Başsavcılar Birliğine ise 2 milyon dolar verdi.

America PAC Sözcüsü Andrew Romeo, The New York Times’a yaptığı ve The Hill’in teyit ettiği açıklamada, Demokratların başkent Washington’da kontrolü ele geçirmesi ve kritik eyalet yarışlarını kazanması durumunda ülkenin sınırları korunamayan bir yapıya dönüşme riskiyle karşılaşacağını öne sürdü.

Romeo, söz konusu yatırımların Cumhuriyetçi mekanizmanın mesajlarını seçmene iletmesini sağladığını belirtti.

Geri adım söylemine rağmen sahadaki harcamalar sürüyor

Siyasete uzun yıllar mesafeli kalan Musk, 2024 seçimlerinde Donald Trump için yüz milyonlarca dolar harcayarak bu alana girdi.

Seçim kampanyalarında Trump’a eşlik eden Musk, daha sonra federal hükümetteki istihdam ve bütçe kısıntılarıyla tartışma yaratan Hükümet Verimliliği Departmanının (DOGE) başına geçti.

Mayıs 2025’in sonlarında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Musk, Trump ile kamuoyuna yansıyan bir gerginlik yaşamasının ardından siyasette aylarca sessiz kaldı.

Geçen mayıs ayında siyasi harcamalarını ciddi oranda kısacağını duyuran Musk, temmuzda The Economist’e verdiği mülakatta siyasete gereğinden fazla dahil olduğunu ve ölçüyü kaçırdığını ifade etti.

Bu açıklamalara rağmen Musk, temmuz ayında America PAC’e 2026 ara seçimlerinde muhafazakar seçmenlerin sandığa gitmesini hedefleyen yeni bir saha çalışması için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yetkisi vererek siyasi faaliyetlerini sürdürdü.

Kamuoyundaki tartışmanın ardından Trump ile ilişkilerini yeniden düzelten Musk, mayıs ayında ABD Başkanı’nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarete katıldı ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in geçen ay Washington’a yaptığı ziyarette de yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English